Clinton'la iftar neşesi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2008 ABD başkanlık seçiminde Demokrat Parti'nin adayı olmasına kesin gözüyle bakılan New York Senatörü Hillary Clinton'la şen bir gece geçirdi. 'Beyaz Saray'da iftar yemeği veren ilk başkanın eşi' olarak yoğun alkış alan Clinton, "Türkiye'deki misafirperverliği unutmuyorum. İki ülke arasındaki bağları daha da geliştirmek istiyorum" dedi.

NEW YORK - Başbakan Tayyip Erdoğan, 2008 başkanlık seçiminde Demokrat Parti'nin adayı olması kuvvetle muhtemel eski first lady New York Senatörü Hillary Clinton'la şen bir gece geçirdi. Önceki gece Fethullah Gülen'e yakınlığıyla tanınan Türk Kültür Merkezi'nin Waldorf Astoria otelinde geleneksel dostluk yemeği adıyla verdiği iftar vesilesiyle Erdoğan ve Clinton birer konuşma yaptı. Erdoğan'ın çini tabak hediye ettiği Clinton, Erdoğan'ın tüm ısrarlarına rağmen Başbakan konuşmasını tamamlayana dek ayakta durmayı tercih etti. Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile eşi Zeynep, Clinton'a eşlik etti.
'Misafirperverlik gördük'
Eski first lady Erdoğan'a teşekkür edip onun mevcudiyetinde Türkiye-ABD ilişkilerinin güçlendiğini ve güçlenmeye devam edeceğini, Türk-Amerikan halkı arasında köprü kurulması gerektiğine inandığını söyledi. Eşi ABD başkanıyken ailece Türkiye'ye geldiklerini hatırlatan senatör, "Deprem sonrası ziyaret ettiğimiz Türkiye'de bize gösterilen büyük misafirperverliği unutmuyorum. İki ülke arasındaki bağları daha da geliştirmek istiyorum" dedi Beyaz Saray tarihinde iftar yemeği veren ilk başkan eşi olduğunu hatırlatınca büyük alkış alan Hillary, ABD'deki Türk lobisinin eski başkanı merhum Ahmet Ertegün'ü de anıp, Atlantic Records'un kurucusunun aile dostları olduğunu, ABD'de büyük bir esin kaynağı oluşturduğunu dile getirdi.
FB'li Broooklyn Başkanı
Brooklyn'in Demokrat belediye başkanı , 'Türk dostu' Maty Markowitz de herkesi gülmekten kırıp geçirdi. Kürsüde "Eskiden Beşiktaşlıydım, konsolos beni Fenerbahçeli yaptı" esprisini yapan Markowitz, ceketindeki Sarar markasını gösterip Fenerbahçeli olduğunu belirtti. "Türklüğümü kanıtlamaya yetmiyorsa işte buyrun" diyerek cebinden nazar boncuğu çıkaran Markowitz, Fenerbahçe Marşı'nı dinletmekle kalmayıp salondakilere 'Türkiye, Türkiye' diye tempo tutturdu. Konuşmasını "Ne mutlu Türküm diyene" sözüyle bitirdi.
Erdoğan ise, "Farklılıklarımızı kin kaynağına dönüştüren bu zehirli sarmaşığa, insanlığı belirsiz bir noktaya doğru sürükleyen bu terör belasına karşı ortak akıl oluşturmalıyız" çağrısı yapıp Amerikalılara şöyle seslendi: "Silahlanmaya 1 trilyon dolar harcanıyor. Bu paralar, huzur, barış getirmiyor, terörü yok etmiyor. Bu para, yoksulluğu ve cehaleti gidermede kullanılsa, terör kendisine zemin bulamaz."
Başbakan, Gülen'in mesajını dinlemeden davetten ayrıldı. 1000 kişilik yemeğe davet edilen New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg ile Jenniffer Lopez, Brad Pitt, Tim Robbins ve Robert De Niro gibi yıldızlar gelmedi. Ama Pitt, Bill Clinton'ın düzenlediği panelde Erdoğan'ın konuşmasını izledi.
'Tanklar yeni durum değil'
Dün BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'la görüşen Başbakan, sonra düzenlediği basın toplantısında BM'de ABD Başkanı George Bush ve Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'yle ayrı ayrı görüşme yaptığını belirtti. Erdoğan, PKK'da ABD tankı olduğunu söylemesiyle ilgili 'Bu yeni bir durum, ABD'li yetkililerle temasınız oldu mu?' sorusuna şu yanıtı verdi: "Bu, çok yeni bir durum değil, internet sitelerinde geçmişte yer aldı. Ama çalıntı olur, ama şu olur. Terör örgütünün bu ağır silahların üzerinde nasıl eğitim aldığınının görüntüleri bizim medyamızda da zaman zaman yer aldı."
Başbakan, 'Irak'ın gevşek federasyon modeliyle üçe bölünmesine dair kaygılarınızı dile getirdiniz mi?' sorusu üzerine şunları söyledi:
"Baştan beri hep dile getiriyoruz. Biz Irak'ın birlik-bütünlüğüne tarafız. Bölünme Irak'ın da bölgenin de yararına olmaz." Bağdat'la imzalanan güvenlik anlaşmasını "Bir değil, tüm bölücü terör örgütlerini kapsıyor. Gayet detaylı... Taraf ülkeler terör örgütünün siyasi yapılanmayla ortak çalışmasına, mali imkân-destek sağlanmasına fırsat vermeyecek. Esas olan anlaşmaya sadakat, bunu zaman gösterecek" diye değerlendirdi.
'Yalancı köşe yazarları'
Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'yle görüşmesine dair bazı köşe yazılarına "Hiç konuşulmamış şeyler yazıyorlar. Tümüyle yalan, bunlar da yalancı. Türkiye Başbakanı elpençe divan durmuşa getiriyorlar. Bu ne zillettir" diye çatan Başbakan, "Fransa, Türkiye'nin AB'ye girme sürecini destekleyeceği istikametinde. Fransa meclisinde alınmış karar noktasında da çok olumlu yaklaşım söz konusu" dedi. (aa, anka, dha)