Daha az yolsuzluk daha çok demokrasi

Rusya'nın 'yakınlarındaki' siyasi coğrafyayı değiştiren 'turuncu' ve 'pembe' devrimlerin ardından, Vladimir Putin, Kırgızistan'ın
'lale devrimi'nin sonucunu hızla kabul etti.

Rusya'nın 'yakınlarındaki' siyasi coğrafyayı değiştiren 'turuncu' ve 'pembe' devrimlerin ardından, Vladimir Putin, Kırgızistan'ın
'lale devrimi'nin sonucunu hızla kabul etti.
Ancak metaforların düşüncelere hâkim olmasına izin vermemeliyiz. Ortada Tiflis'ten Kiev'e, oradan da Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'e kadar uzanan bir domino etkisi olsa da, bu olayların arasında önemli farklar var.
Son derece güzel ve son derece yoksul bir küçük ülke olan Kırgızistan, 1990 yılında Sovyetler Birliği'nden koparak bağımsızlığını kazanmış beş Orta Asyalı ülke arasından, uzun süredir en ümit verici olanıydı. Şimdiyse bu ülke birdenbire daha iyi bir geleceğe doğru atılmış, öte yandan şiddet ve büyük çaplı yağmalamalarla lekelenmiş görünüyor.
Muhalefetin protestolarını tetikleyen, son seçimlere açıkça hile karıştırılması oldu. Seçimler sonucunda 75 milletvekilinden oluşan mecliste, yedi koltuk haricinde tüm koltuklar Devlet Başkanı Asker Akayev'e, ailesine ve destekçilerine gitmişti. Akayev'i kaçmaya zorlayan gösterilerde, klan husumetleri de rol oynamış olsa da, asıl
dürtü daha az yolsuzluk, daha fazla demokrasi isteğiydi. Akayev'in bölgedeki diğer liderlere, yani sadece şapkalarını değiştirmiş eski komünistlere oranla daha liberal olması; otoriter tarzını ve yakınlarını kayırmasını (karısı Bişkek'in en büyük alışveriş merkezinin sahibiydi) daha yenilir yutulur bir hale sokamadı.
Kırgızistan'ın uzaklığı, küçüklüğü, destekleyici bir diasporasının olmaması ve protestoların gelişme hızı nedeniyle, ülke Batı yönetimlerinin pek ilgisini çekemedi. Ancak Ukrayna örneğini göz önüne alarak Akayev, 'yabancı siyasi danışmanların' ülkesinden uzak kalmasını istemişti. George Bush'un bütün o özgürlük söylemlerine rağmen ABD'nin asıl derdiyse, Bişkek yakınlarındaki hava üssünü devam ettirebilmek, buraya yerleşip Çin'i izleyebilmek ve yakınlardaki Afganistan'da 'teröre karşı savaş'ını devam ettirebilmek.
Akayev'in devrilmesi Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan'daki meslektaşları açısından kaygı verici bir gelişme olacak. Ancak
şahsen ne kadar rahatsızlık duysa da Putin, bu sefer Ukrayna'dakine oranla çok daha akıllıca bir resmi tavır takındı. Oysa Ukrayna'da dengeler demokratik rakip lehine değişirken bile Putin, Sovyet yanlısı başbakanı desteklemeye devam etmişti.
Belki Putin'in de derdi Amerikan üssünden birkaç kilometre ötedeki Rus askeri üssüdür. Akayev'in, çoğu eski bakanları olan ardıllarının, kendilerini apar topar Batı'nın kollarına atmaya çalışmaması da olumlu bir gelişmeydi. Umarız Orta Asya demokrasisine doğru yürüyüşüyle Kırgızistan, Kremlin'in bir arada yaşayabileceği halk gücüne iyi bir örnek halini alır. (Başyazı, 26 Mart 2005)