Dink kararının gerekçesi

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'e 'Türklüğü tahkir ve tezyif etmek' suçundan altı ay hapis cezası veren Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını yazdırdı.

İSTANBUL - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'e 'Türklüğü tahkir ve tezyif etmek' suçundan altı ay hapis cezası veren Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını yazdırdı. Beş sayfalık gerekçeli kararda özetle şu ifadeler yer aldı:
"Mahkememizce, suç kastı sanık Hrant Dink tarafından 13/2/2004 günlü Agos Gazetesi'nde Ermeni kimliği üzerine 'Ermenistan'la Tanışmak' başlıklı yazısı dikkate alınarak belirlenmiştir. Düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü sınırsız değildir. Herşeyin bir sınırı vardır. Bu sınırlama bazen yasayla bazen ahlak kurallarıyla olur. Aşağılayıcı, incitici nitelikte ifade özgürlüğü söz konusu olamaz. Buna hiçbir hukuk düzeni izin vermez. Her ülkenin kendine göre değerleri vardır. Öyle ülke vardır, bayrağından şort yaparsın, hoşgörülür. Öyle ülke vardır, ineğine dokunursun infial yaratır. Öyle millet var ki, kan dedin mi ecdatlarının akıttığı oluk oluk şehit kanı gelir. Bu toprağın her karesi kanla sulanmıştır. Atatürk, bu vatanın bu kanla kurtulduğunu, gayet iyi bildiği için gençliğe her zor koşulda, muhtaç olduğu kudretin bu kanda olduğunu söylemiştir. Oysa sanık, bu kanın zehirli olduğunu ifade etmiştir. Bu, Türk atalarına, şehitlere, milleti meydana getiren değerlere saygısızlıktır ve tabii ki aşağılayıcı, inciticidir. Mustafa Kemal Atatürk'ün Nutuk adlı eserinde yer alan Türk Gençliğine Hitabesi'nde 'Ey Türk Gençliği, birinci vazifen Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuzluğa değin, korumak ve savunmaktır' ile başlayıp, 'Muhtaç olduğun kudret damarlarında asil kanda mevcuttur' şeklinde sona ermektedir. Yazar olan sanık Hrant Dink, ince ve ustalıkla bu sözü çarpıtarak, Türklüğü incitici, aşağılayıcı niteliğe bürümüştür. Anadolu'da kişiler birbirleri yermek için 'kansız, kanı bozuk' gibi sözler sarf ederler. Yazıda geçen 'zehirli kan' bir anlamda pis kan demektir. Bu da aşağılayıcı niteliktedir. Aşağılayıcı mahiyette ifade özgürlüğü söz konusu olamayacağına göre bu yönüyle suç sabittir.
Sanığın amacının Ermeni kimliğinin pekiştirilmesi ve bu amaçla Ermeni gençlerinin Ermenistan'a seyahat etmeleri önerilmekte ve bir bakıma Türkiye'de yaşayan Ermeni vatandaşların bir Ermeni kimliği kazanması gerektiği düşüncesini ifade etmektedir. Türkiye'de yaşayan bir Ermeni vatandaşının gazeteler incelendiğinde bir Ermeni kimliğinin pekiştirilmesi ve bunun Ermenilerin Ermenistan'la bütünleşmesi niteliğinde olduğu açıkça görülecektir. Bu da sanığın özel kastının olduğunu göstermektedir.
Sanık öyle ustalıkla hareket etmiş, öyle iyi hazırlanmış Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Cumhuriyeti'ni emanet ettiği, Türk Gençliği'ne hitabetinde yer alan 'Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur' bu çok önemli sözü, Türklüğü düşürücü, incitici bir üslupla, 'Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan Ermeni Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur' şeklinde değiştirmiş, tabir yerindeyse 'tavşan kaç, tazı tut' demiştir."