Ermenistan ile yeni sayfa

Ermenistan ile yeni sayfa
Ermenistan ile yeni sayfa

Gül ve Sarkisyan Erivan?da maç izlemişti. FOTOĞRAF: AP

İsviçre arabuluculuğunda ilişkileri normalleştirmek için 'yol haritası' çizen Türkiye ile Ermenistan tarihi bir kararla diplomatik ilişki kurma planı için mutabakata vardı. Siyasi istişareden sonra karar meclislerin onayına sunulacak
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 6 Eyül 2008’de, futbol maçı izlemek için Erivan’a yaptığı tarihi ziyaretin ardından Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde başlayan yakınlaşma sürecinde bir adım daha atıldı. Nisanda ilişkileri normalleştirmek adına İsviçre’nin arabuluculuğunda bir ‘yol haritası’nda anlaştıklarını duyuran iki ülke bu kez, ‘Diplomatik İlişkilerin Tesisi Protokolü’ ile ‘İkili İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolü’ne dair iç siyasi istişarelerini başlatma konusunda mutabakata vardıklarını açıkladı. Bu mutabakat Ermenistan’ın Karabağ’ı işgal etmesinden sonra tamamen kesilen ilişkilerin yeniden başlayacağına, 1993’ten beri kapalı tutulan sınır kapısının açılacağına işaret olarak algılandı. 

Yol haritası da belli oldu
Gül’ün Erivan’ı ziyaretinin ardından Ermenistan’a ziyaret üstüne ziyaret gerçekleştiren Türk yetkililer, ikili ilişkileri normalleştirmek adına Erivan’la bir yol haritasında anlaşmış, bu İsviçre Dışişleri Bakanlığı’nın da katılımıyla ortak  açıklama ile dünyaya 23 Nisan’’da duyurulmuştu. Diplomatik kaynaklardan dün yol haritasının içe-
riğine dair özetle şu bilgiler geldi: 
* Ermenistan, SSCB ile Türkiye arasında imzalanan Kars Anlaşması’nı aynen tanıyacak.  
* Soykırım iddialarını görüşecek tarih komisyonuna üçüncü ülkeler de katılabilecek. 
* Sınırlar açılacak ve ticaret için gerekli anlaşmalar tamamlanacak. 
* İki ülke önce Tiflis büyükelçilerini karşılıklı akredite edecek, daha sonra Ankara ve Erivan’da büyükelçilik açılacak.

Diplomatik ilişkiye doğru
Dün iki ülke dışişlerinin ortak açıklamasında şöyle denildi: “Türkiye ve Ermenistan, İsviçre’nin arabuluculuğu ile sürdürdükleri çabalar bağlamında parafladıkları ‘Diplomatik İlişkilerin Tesisi Protokolü’ ile ‘İkili İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolüne’ne dair iç siyasi istişarelerini başlatma hususunda mutabakata varmışlardır. Bu iki Protokol, ilişkilerin makul bir zaman diliminde normalizasyonu için bir çerçeve sunmaktadır. Siyasi istişareler altı hafta içinde tamamlanacak, bunu müteakiben iki protokol imzalanacak ve her iki meclisin onayına sunulacaktır.  İki taraf anayasal ve yasal prosedürlerine uygun biçimde onay işleminin zamanlıca ilerlemesi için çaba gösterecektir. ”
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Türk-Ermeni ilişkilerindeki gelişmelerle ilgili olarak ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’la görüşürken, ABD’nin özellikle Yukarı Karabağ sorununun çözümünde devreye girmesini istedi. Sürecin hızlanmasının Yukarı Karabağ sorununa da bağlı olduğunu belirten diplomatik kaynaklar, iki sürecin birbirine paralel hızlanmasından yana olduklarını kaydettiler. Ortak açıklamada ‘önkoşulsuz’ ifadesinin yer almamasının iki ülke için bir açılım olduğunu da kaydeden diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin önerisi doğrultusunda ‘ortak tarih komisyon’ da kurulmasının öngörüldüğünü dile getirdiler.

Davutoğlu: Amaç kalıcı barış
Dışişleri Bakanı Davutoğlu; gelişmeler üzerine şu açıklamayı yaptı: “Türkiye, Azerbaycan’ın zararına olacak hiçbir adım atmaz. Amaç, kalıcı bir barışın sağlanmasıdır. Bu süreç sonunda bölgedeki bütün ihtilafların çözülüp, bütün sınırların karşılıklı açılacağı bir dönem ümit ediyoruz. Statüko herkesin zararına. Donmuş krizlerin nelere malolduğunu geçen yılki, ‘Gürcistan’ krizinde herkes gördü. Bugün herkesin barış için elini taşın altına koyma günüdür. Ortaya çıkan atmosfer ışığında uluslararası toplumu Azeri-Ermeni ihtilafının çözümüne katkıda bulunmaya çağırıyoruz. Kafkasya’da yeni bir düzen oluşmasını istiyoruz. Bu düzenin dayandığı ilkeler, 1; uluslararası hukuka saygı, 2; ekonomik işbirliği ve karşılıklı bağımlılık, 3; etnik ve kültürel barış, 4; ihtilafların siyasi diyalogla çözümü. Geçen yıl teklif etmiş olduğumuz Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformunun esası da budur.