Fas'ın AKP'sine iktidar yolu tıkalı

Fas'ta cuma günü 33 parti ile onlarca bağımsızın yarışacağı genel seçimden Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) birinci çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor, ama...

RABAT - Fas'ta cuma günü 33 parti ile onlarca bağımsızın yarışacağı genel seçimden Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) birinci çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor, ama diğer partilerin İslamcılığını gerekçe göstererek koalisyona yanaşmaması AKP'yi hükümet dışı bırakabilir. Son anketlere göre, AKP, iki büyük rakibi milliyetçi İstiklal ile Sosyalist Halk Güçleri Birliği'nin (USFP) önünde. 325 sandalyeli parlamentoda halihazırda İstiklal'in 50, USFP ile AKP'nin 42'şer sandalyesi var.
'Halk yeniyi istiyor'
AKP Genel Sekreteri Saadettin Osmani cuma günü sandıktan 1 milyon oy ve 70'ten biraz fazla sandalye çıkaracaklarını söyledi. Yardımcılarından Lahcen Davudi ise 80'den fazla sandalye alma iddiasındaydı. Araştırma şirketlerinden birinin yöneticisi Tevfik Benkaraç, meclise ilk kez 1997'de dokuz vekille giren AKP'nin yükselişini şöyle yorumladı: "Geleneksel partilerden usanan halk hiç iktidar olmamış bir partiyi denemek istiyor. Fas'ta dinin etkisi de AKP'nin elini güçlendiriyor."
Programını 'İslami çerçeve ile demokratik tercih' üzerine kuran AKP, yasaların ana kaynağının şeriat olmasını savunup Anayasa Mahkemesi'ne kararların şeriata uygunluğunu denetlemek üzere iki ulema atanmasını istiyor. Buna rağmen Cezayir'de aynı hedeflerle yola çıkıp seçimlerden birinci çıkması askeri darbeyle sonuçlanan İslami Kurtuluş Cephesi'yle (FIS) kıyaslanmayı reddediyor.
AKP, baştan kendisiyle koalisyon hükümeti kurmayacağını açıklayan İstiklal ile USFP'nin seçimden sonra fikir değiştirmesini de umuyor. Bunun için Kral 6. Muhammed'in kendilerini hükümet kurmakla görevlendirmesi halinde diğer partilerin esneklik göstereceği hesabını yapıyor. Ancak siyasi uzmanlar, kralın başbakanlığı Osmani'ye vermeyeceği ve AKP'yi muhalefette tutacağı görüşünde. İslamcı kesimler ise Kralın bu tavrının kendilerini kızdıracağı ve Kaide'nin Mağrip'te güçlenmesine yol açacağı tehdidini savuruyor. Diğer kesimler de, 'Kim seçilirse seçilsin, asıl yetki kralda kalıyor' diyerek sandığa ilgisizlik eğilimi sergiliyor. Nitekim seçime katılım oranı 1984 yılında yüzde 67.4'ken, 2002 yılında yüzde 51.6'ya düştü. (afp, Reuters)