Fetih El İslam'ı 'öz' Fetih kıracak

Lübnan'da ordunun Fetih El İslam örgütünün kökünü kazımak için kuşattığı Filistin kampı Bahr El Berid'deki mülteciler önceki günkü militanların tek yanlı ateşkesini fırsat bilip kitleler halinde kaçmaya başlarken, çanlar şimdi kampa operasyon için çalıyor.

BEYRUT - Lübnan'da ordunun Fetih El İslam örgütünün kökünü kazımak için kuşattığı Filistin kampı Bahr El Berid'deki mülteciler önceki günkü militanların tek yanlı ateşkesini fırsat bilip kitleler halinde kaçmaya başlarken, çanlar şimdi kampa operasyon için çalıyor. Dört günde 80'i aşkın insanın öldüğü çatışmaların ardından bizzat Filistin'deki laik örgüt El Fetih'in operasyonu söz konusu. Başbakan Fuad Sinyora da, "Lübnan teröristlere karşı bağışlayıcı ve hoşgörülü olmayacaktır. Amacımız bu hadiseyi bitirmektir" dedi.
Suriye yanlısı Lübnan Devlet Başkanı Emil Lahud'un, mülteci kamplarından sorumlu Filistinli örgütlere, "Fetih El İslam militanlarını teslim edin" çağrısına yanıt ise gecikmedi. Filistin lideri Mahmud Abbas'a bağlı FKÖ'nün Lübnan temsilcisi Abbas Ziki dün Lübnan ordusunun, 1969 anlaşmasıyla kontrolün Filistinli örgütlere bırakıldığı 12 kamptan biri olan Trablusşam'daki Bahr El Berid'e girmesine karşı olmadıklarını duyurdu. Fetih'in Lübnan sözcüsü Sultan Ebu Ayneyn de, Kaide'den esinlenme Sünni Fetih El İslam'ı ortadan kaldırmak için bizzat askeri müdahaleye hazır olduklarını açıkladı. "Sanırım bu grubu bizzat bizim ortadan kaldırmamız gerek. Tüm seçenekler açık" diyen Ayneyn, Fetih El İslam'ın bazı sorumlularının Lübnan ordusunun teslim olmaları dışında seçenek kabul etmeyeceğini anlayıp Filistinli yetkililerle temasa geçtiğini aktardı.
'Cesetlerimizi çiğnersiniz'
1969 anlaşması 1987 yılında Lübnan meclisi tarafından iptal edilmiş olsa da fiilen geçerliliğini koruyor. Fetih El İslam, "Ateşkese uyacağız ancak teslim olmayacağız. Bize saldırırlarsa kanımızın son damlasına kadar savaşırız. Cesetlerimizi çiğnemeden bu kampa giremezler" açıklamasıyla meydan okudu. Tabii tüm Filistinliler FKÖ ile aynı düşünmüyor. Ayn El Hilve kampında bir grup, Fetih El İslam'a destek olmak için 'cihat grupları' oluşturup, 'Haçlılara karşı savaşı yayma' tehdidi savurdu.
Araplardan silah yardımı
Lübnan hükümeti uluslararası toplumun desteğini de garanti altına almış durumda. Arap Birliği, Arap ülkelerinin Lübnan ordusuna silah gönderdiğini açıklarken Fuad Sinyora hükümeti ABD'den 280 milyon dolarlık askeri yardım talep etti. ABD Dışişleri Sözcüsü Sean McCormack, talebi değerlendirdiklerini belirtirken Pentagon da, Lübnan'a hızla çeşitli teçhizat ve malzeme göndermek için hazırlık yaptıklarını duyurdu. Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner de bugün Beyrut'u ziyaret edecek.
Kamptaki sivillerin hali ise içler acısı. Kızılhaç'a göre kamptaki 40 bin sivilin üçte biri yani yaklaşık 14 bin kişi kampı terk etti. Önceki gece kimi yaya, kimi hınca hınç doluştukları araçların pencerelerinden beyaz bayrak niyetine havlu ve elbiseleri sallayarak kamptan kaçanların hissiyatı ortak:
'Kaderimiz yine sürgün'
'Kaderimiz yine sürgün'. Beddavi kampına giden Faiza Raşraş, "1948'deki gibi, bohçalarımız başımızın üstünde ve yayanız" derken, 82 yaşındaki Amina Audi Hüseyin için de tarih tekerrür ediyor: "Bu üzerime alabildiğim bir kat elbiseyle 23 yaşında Filistin'i terk ettiğim günü hatırlatıyor." Beddavi'de hastanede tedavi edilen sekiz yaşındaki Hüseyin başından geçenleri "Yakınımıza bomba düşünce iki kardeşim ve ben yaralandık. Babam nerede bilmiyorum" diye anlattı. Danya Mahmud, "Ceset kokuları her yerde. Su, yiyecek, elektrik yok" derken İsa Davud, "Mezarlığı bile bombaladılar. Altı çocuğumla camiye sığındım. Cipsle beslendik" ifadelerini kullandı.
Diğer kamplar taşıyor
16 bin mültecinin yükünü taşımakta zorlanan Beddavi'de okullar, kültür merkezleri ve diğer evler kısa sürede dolup taşarken, binlerce insan Trablusşam ve civar köylere sığındı. Lübnan Kızılay'ı engellileri kamptan çıkarmak için ambulansları seferber etti. Önceki gün kampa giren BM yardım konvoyu da ateş altında kalınca yiyecek almak için toplanan iki mülteci öldü. (Dış Haberler)