'Gazze Şeridi Sabra-Şatila gibi!'

'Gazze Şeridi Sabra-Şatila gibi!'
'Gazze Şeridi Sabra-Şatila gibi!'

İsrail?in bir hava saldırısında gökyüzünde dev bir alev topu ile kesif duman bulutları oluştu. FOTOĞRAF: AFP

Gazze'den ayrılan iki Norveçli doktor, olanları 1982'de bizzat tanıklık ettikleri Sabra ve Şatila katliamıyla kıyasladı. Savaş yaralarını tedavide uzman iki doktorun iddiasına göre, İsrail deneme aşamasında ağırlaştırılmış metal patlayıcı (DIME)?kullanıyor. Bir Filistinli doktor 'Kobaya döndük' dedi

GAZZE - İsrail’in Gazze saldırılarında 18 günde ölü sayısı 930’u geçti. Kurbanların en az 280’i çocuk, 120’si kadın, yaralı sayısı 4 bin 200’ü aştı. Dün İsrail askerleri 500 bin nüfuslu Gazze kentinin kalabalık merkezine ilerlemek için dış mahallelerde militanlarla kıran kırana çatıştı. Uluslararası planda İsrail’e Sabra-Şatila benzeri katliam düzenlediği ve korkunç silahlar kullandığı suçlamaları artıyor.
Gazze’deki Şifa hastanesinde 10 gün çalıştıktan sonra ülkelerine dönen iki Norveçli doktor, ayaklarının tozuyla Oslo havaalanında yaptıkları açıklamada, İsrail saldırısını, 1982’de Lübnan’da yapılan Sabra ve Şatila katliamlarıyla kıyasladı. Filistinli mültecilerin kaldığı Sabra ve Şatila kamplarında İsrail askerlerinin Falanjist milislere geçit verip kenarda izlediği katliamda en az 3 bin 500 kişi öldürülmüştü.

Cesetler paramparça
O dönemde iki kampta doktor olarak çalışmış 61 yaşındaki Mads Gilbert ile 58 yaşındaki Erik Fosse, İsrail’i, Gazze’yi, feci biçimde parçalayarak öldüren bir patlayıcı türü dahil olmak üzere yeni silah deneme laboratuvarına çevirmekle suçladı. “Filistin ve Ortadoğu tarihinde yeni bir kanlı bölüm oluşturan Gazze, maalesef Sabra ve Şatila ile kıyaslanabilir” diyen Gilbert, Şifa’da tedavi ettikleri yaralıların yüzde 90’ının sivil olduğunu söyleyip “Her üç ölüden biri, her iki yaralıdan biri 18 yaşının altında çocuk ya da kadındı” bilgisini verdi. İsrail’in ‘çok iğrenç’ yeni bir silah denediği savını dile getiren Norveçli doktor, şunları söyledi: “Gazze’nin yeni silahların denendiği bir laboratuvar olarak kullanıldığı yönünde çok güçlü bir şüphe var. Henüz deneme aşamasında olan yoğun ağırlaştırılmış metal patlayıcı (Dense İnert Metal Explosive-DIME) kullanıldığının çok net işaretlerini gördük. DIME yeni nesil küçük ama çok güçlü bir patlayıcı, muazzam bir güçle infilak ediyor ve gücünü 5-10 metre çapında bir alana yayıyor. Cesetleri paramparça ediyor. Yakınındaki kişilerin uzuvları ampüte oluyor. Doku etten kopuyor. Çoğu vaka hayatta kalamıyor. Şarapnel yaralanması gibi değil. 30 yıldır değişik savaş alanlarında tadevi ettiğim çeşit çeşit yaralanmalardan çok farklı.” 

Tungsten metalinden
Tungsten metalinden üretilen DIME’nin dört-altı ay içinde ölümcül kanser türlerine yakalanmaya yol açtığını da aktaran Gilbert, İsrail’i bu patlayıcıyı 2006 yazındaki Lübnan saldırısı ve önceki Gazze operasyonlarında da kullanmakla suçlayıp, “İsrail hangi silahları kullandığını açıklamalı ve uluslararası toplum soruşturmalı” dedi. Şifa’daki Filistinli doktorlardan biri de, AA’ya şöyle konuştu: “Amerika’dan yeni silahlar getiriyor ve denemek için bizi kullanıyorlar. Deney farelerine döndük. Bir meslektaşımın evine düşen ve iki çocuğunu yaralayan bombaların parçalarına baktık. Galiba fosfor bombası dedikleri bu. Sürekli yanıyor ve sönmüyor. Suyla söndürmeyi denedik olmadı. Ancak toprakla örtünce söndü.”
Avrupa Komisyonu’nun insani yardım sorumlusu Louis Michel de, İsrail’i uluslararası insan hakları hukukunu ihlalle suçladı: “İşgalci bir gücün ilk yükümlülüğü insan hayatını korumak, güvenliğini sağlamak, beslemek ve gözetmektir. İsrail’in göstere göstere bu yükümlülüklerini yerine getirmemesini kabul edemiyorum. Uzmanların İsrail’in suçlarından oluşturduğu kanıtlar, bu ülkenin Gazze’de uluslararası insan haklarına uymadığını ortaya koyuyor.” Eski Belçika Dışişleri Bakanı Michel, İsrail’in Ortadoğu’nun tek demokratik ülkesi diye nitelenmesine atıfla “Bir demokrasiden geliyorsa bunları kabullenmek daha da zor” dedi.
Filistin insan hakları örgütü Mizan evlerinden kaçanların sayısını 91 bin olarak hesapladı. Mezarlıklarda ölü gömecek yer kalmadı. Kızılhaç-Kızılay hareketi, dün İsrail’den ekiplerine tüm engelleri kaldırmasını isteyip “Uluslararası insani hukuk, yaralıları ayrım gözetmeksizin ve gecikmeksizin tahliye edip tedavilerinin sağlanmasını gerektirir” uyarısı yaptı. Günlerdir Refah’ta bekleyen yüzlerce doktordan 40’ı ‘Mısır hükümetinin hiçbir sorumluluğu yoktur’ taahhütnamesi imzalayıp Gazze’ye geçebildi. 

Livni: Filistin’in çıkarına
İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Eşkenazi dün “Askerler fevkalade iş çıkardı. Daha yapacak işimiz var” derken, Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, ‘operasyonun Filistin halkının çıkarlarına da hizmet ettiğini, iki devletli çözüme inanan Filistinliler dahil, bölgede ılımlı güçlere yardımcı olacağını’ savundu. (Dış Haberler)