Göç yasasına sonuna dek direniş

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in dün ikincisini düzenlediği göçmenlerin Alman toplumuyla bütünleşmesine yönelik uyum zirvesine Türk derneklerinin boykotu damgasını vurdu.

BERLİN - Almanya Başbakanı Angela Merkel'in dün ikincisini düzenlediği göçmenlerin Alman toplumuyla bütünleşmesine yönelik uyum zirvesine Türk derneklerinin boykotu damgasını vurdu. Yeni göç yasasında, 2.5 milyonluk Türk toplumuna ayrımcılığa yol açan maddelerin değiştirilmesi talebi kaale alınmayınca zirveyi boykot eden dört Türk derneği, Alman hükümetiyle söz düellosuna tutuşup yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürecekleri uyarısı yaptı.
Başbakanlık önünde protesto
Boykotçu Almanya Türk Toplumu (TGD), Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), Türk Vatandaşları Konseyi (RTS) ve Almanya Türk Veliler Birliği Federasyonu (FÖTED) dün başbakanlık önünde protesto gösterisi düzenledi. Desteğe gelen Sol Parti vekili Hakkı Keskin, yasaya şu eleştirileri getirdi: "Aile birleşimi kapsamında Türkiye'den gelmeden önce eşlerin Almanca öğrenmeleri isteniyor. Bu, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirler dışında mümkün değil. Bu demek ki, artık Türkiye'den evlenmeyeceksiniz. Evlenirseniz de buraya gelemezsiniz. Bu, aile birleşimine dair temel hakları garanti altına alan anayasanın 6. maddesine aykırı."
"Kore veya Japonya'dan getirilecek eşin önceden Almanca bilmesi zorunlu kılınmıyor. Demek ki bu yasa ayrımcı" diye ekleyen Keskin, yabancılara uyum kurslarına katılmamaları veya başarısız olmaları halinde 1000 avro ceza öngörüldüğünü hatırlatıp, zorbalıkla uyum sağlanamayacağını belirtti.
TGD Genel Başkanı Kenan Kolat, Vatandaşlık Yasası'nda da sadece annebabası Almanya'da doğan yabancıların doğrudan Alman vatandaşlığına geçebilmeleri gibi değişiklikler planlandığını aktarıp "Türk toplumu bu tavrıyla onurlu direniş göstermiştir. Artık Almanya'da Türklere rağmen politika yapılmayacak. Bu Türk toplumu için milat" çıkışını yaptı. Kolat, Parlamento İçişleri Komisyonu Başkanı Sebastian Edathy'nin de anayasaya aykırılığı dile getirdiğini, şikâyette bulunursa yasanın mahkemeden döneceğine emin olduklarını, Cumhurbaşkanı Horst Köhler'in yasayı imzalaması halinde Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de, Köhler'e bir mektup gönderdi. Sezer, 'son dönemde çok sayıda Türk'ün Alman vatandaşlığının iptaline ve Türkçe anadil dersine Berlin'in desteğinin kademeli kaldırılmasına' dikkat çekip 'yasa yeniden değerlendirilirse gerekli katkıyı yapmaya hazır olunduğunu' vurguladı. Bir Dışişleri sözcüsü de "Yasalaşmadan önce diyalog kurulsun isterdik" dedi.
Zirveden sonra göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer ve Adalet Bakanı Brigitte Zypries'le basın toplantısı yapan Merkel, "Hükümete ültimatom verilemez. Üstelik daha önce mecliste kabul edilmiş bir yasayla ilgili. Parlamento ile eyaletler temsilciler meclisinin kabul ettiği bir yasanın ayrımcı olduğunu düşünmek yanlış olur" dedi. Zirvede 12 Türk'le konuştuğunu, hepsinin yasayı iyi bulmasalar bile zirveye katılmak gerektiğini söylediklerini aktaran Merkel, boykotçu derneklerin de geçmişte uyum sürecine büyük katkıda bulunduğunun ve sürece yeniden katılımlarını beklediklerini belirtti.
Polonya toplumu da boykotçu
Hürriyet'in 'Düpedüz Irkçılık' manşetine dair düşüncesi sorulunca "Basın özgürlüğü var. Basında yayımlanan herşeyi kabul etmem gerekmez. Konu somut ele alınsın istiyorum" yanıtını veren Merkel, Türkiye'den evlenip Almanya'ya gelen birçok kadının Almanca bilmediğini, bunun acil hallerde daima sorun yarattığını, önceden Almanca bilinmesinin gerekli olduğunu anlattı. Zirvedeki 12 Türk, yasayı ayrımcı görseler de boykot yerine zirvede hükümete itirazları iletmeyi tercih ettiklerini söyledi. AB'de Berlin'e Nazi işgaline atfen sürekli sorun çıkaran Polonya da zirveyi boykot etti. (aa, Spiegel)



Yasanın tepki çeken unsurları
  • Almanya'ya getirilecek yabancı eşlerin asgari yaşının 18 olması ve gelmeden önce temel düzeyde Almanca öğrenmeleri şartı getiriliyor. Almanca bildiğini ve kendi gelirini sağlayabileceğini kanıtlayamayana vize verilmiyor. Ancak AB vatandaşları ile Avustralya, İsrail, Japonya, ABD gibi ülkelerin göçmenlerinde bu şartlar aranmıyor. Doğuştan Alman da, Türkiye'deki eşini şartsız getiriyor.
  • Alman dili-kültürüne ilişkin uyum kurslarına katılmayan ya da başarılı olamayan yabancılara 1000 avroya kadar varan para cezaları kesilecek.
  • Vatandaşlığa geçmek isteyen dil, kültür ve toplumsal düzenle ilgili standart sınavdan geçmek zorunda. Sınava hazırlık için 300 saatlik vatandaşlık kursu açılacak. Vatandaşlık isteyen genç yabancılar ayrıca gelir beyannamesi gösterecek.
  • Vatandaş olmayan yabancılar, dil sınavını geçemezse oturma hakkı alamayacak. Öğretmen veya doktorlar Almanca bilmeyen bir göçmeni 'Dil bilmiyor, uyumu engelliyor' diye ihbar edebilecek.
  • Yasanın olumlu karşılanan bir yanı da var: Altı yıldır geçici izinle kalanlara Almanca bilip düzenli gelirleri olmaları halinde oturma izni kolaylaşıyor. İltica başvuruları reddedilenlere, 2009'a dek işe girerlerse ikâmet veriliyor.