Gül, 24'ü Rice'a şikâyet etmişti

Gül, 24'ü Rice'a şikâyet etmişti
Gül, 24'ü Rice'a şikâyet etmişti

ANKARA - TRT’nin ‘Ayrılık’ dizisinin Türkiye ile İsrail arasında neden olduğu krizin benzeri 2005’te Türkiye ile ABD arasında Fox TV’nin ünlü dizisi ‘24’ nedeniyle yaşanmıştı. 24’ün ünlü kahramanı Jack Bauer 4. sezonda terörist bir Türk çifti kovalamış, evlilik dışı ilişkisi nedeniyle kafası kesilerek idam edilecek bir Türk kızının ABD Başkanı devreye sokularak kurtarılması çabaları konu edilmişti. Bu bölümler hem ABD’de Türklerin sivil toplum örgütleri hem de Türkiye’deki izleyicilerde öfke yaratmıştı. Tepkiler ‘etkisiz kalmakla’ suçlanan hükümete de yönelince dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Ankara’yı ziyaret eden ABD’li meslektaşı Condoleezza Rice’a diziyi şikâyet etmişti. Rice’ın Gül’e yanıtı “Şikâyetinizi çok iyi anlıyoruz. Bu konuda Bush yönetimi de mağdur. Ama bu filmlerin çoğu Hollywood yapımı, etkimiz olamıyor. Olsaydı Michael Moore’un Fahrenheit 9/11 filmini engellerdik. Biz de sizin gibi açık bir toplumuz. Ortak çalışalım” olmuştu. Dizinin son bölümünde, Bauer’i canlandıran aktör Kiefer Sutherland tarafından “Amacımız kimseyi incitmek değil” beyanı yapılmıştı. 

Kimileri ‘Midnight Express’i hatırladı
Türkiye ünlü yönetmen Alan Parker’ın 1978 tarihli Midnight Express (Gece yarısı Ekspresi) filminden çok çekti. Film, 1970’te İstanbul’da esrar kaçakçılığından tutuklanan Amerikalı öğrenci Billy Hayes’in Türk cezaevinde gördüğü işkenceleri konu ediniyordu. Hayes ancak yıllar sonra senaryonun biraz fazla abartıldığını belirtip “Ben, Türk cezaevlerinde geçirdiğim beş yılı objektif biçimde anlatan bir kitap yazmıştım, ama senarist Oliver Stone bu öyküden son derece ürkütücü bir Türkiye ile canavar görünümlü Türkler çıkardı” itirafında bulundu. Senaryoyu yazan ünlü yönetmen Oliver Stone da 2004’te Türk toplumundan özür dilemişti. (Radikal)