Gül'den AB'ye gaz uyarısı

Gül'den AB'ye gaz uyarısı
Gül'den AB'ye gaz uyarısı

Saakaşvili, Topolanek, Aliyev, Barroso, Gül ve Fehim Nabucco için ortak bildiri yayınladı. Ancak asıl gaz tedarikçisi ülkeler Türkmenistan, Kazakistan ve Özbekistan, bildiriye yanaşmadı.

Güney Koridoru: Yeni İpek yolu zirvesinde Nabucco için ortak bildiriye imza koyan Gül, enerji başlığını açmakta nazlanan AB'ye 'Sizden ricacı değiliz' mesajı verdi: Türkiye'nin hayati rolünü fark ettiklerinde açarlar

PRAG - AB dönem başkanı Çekya’nın Avrupalıları Rus doğalgazına bağımlılıktan kurtulmak hedefiyle düzenlediği ‘Güney Koridoru: Yeni İpek Yolu’ zirvesine katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin Nabucco projesine destek istedi. Gül, Rusya dışında Türkiye’nin de transit rol oynayacağı rotalara ihtiyaç duyarken, Türkiye’nin müzakerelerindeki enerji başlığını açmakta nazlanan Avrupalılara “Türkiye’nin bu anlamdaki hayati rolünü fark ettikleri zaman zaten açarlar. Enerji faslı için AB’den ricacı değiliz” mesajı yolladı. Gül, Azeri ve Ermeni liderlerini Dağlık Karabağ’da çözüm için buluşturan zirvede bazı gelişmeler kaydedildiği intibaı edindiklerini söylese de temkinli davranarak “Birkaç toplantıyla hallolacak meseleler değil, çok kıvrık problemler” ifadesini kullandı.

‘Haziranda imzalanır’

Cumhurbaşkanı, Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Gürcistan, Özbekistan ve Mısır’ın katıldığı zirvenin  açılış oturumunda enerji güvenliği konusunda Avrupa’ya önemli uyarılar yaptı. Türkiye’nin salt kendi enerji arzı değil, Avrupa’nın enerji güvenliği için sorumluluklarının farkında olduğunu belirten Gül, “Enerji alanında işbirliği, enerji güvenliğinin de ötesinde bölgesel istikrara, barışa ve refaha kayda değer katkılarda bulunacaktır” vurgusu yaptı. Güney Koridoru için büyük önem taşıyan Nabucco’ya dair belirsizliklerin artık ortadan kalktığını ve hükümetler arası mutabakat zaptının yakında imzalanacağı umudunu dile getiren Cumhurbaşkanı, projenin AB ile enerji konusunun en önemli gündemini oluşturduğunu anımsatıp şöyle dedi: “Ancak başarılı olunabilmesi için işbirliği ve dayanışmayı her iki tarafın da aynı derecede önemsemesi gerek. Bu bağlamda enerji faslı müzakerelerine başlamasının büyük faydalar sağlayacağı inancındayım.” 

‘AB’nin yükümlülüğü’

Cumhurbaşkanı düzenlediği basın toplantısında da Nabucco için hükümetler arası mutabakat zaptının temmuzda imzalanma olasılığı anımsatılarak ‘AB, enerji başlığını açmayı mı vaat etti’ sorusuna şu yanıtı verdi: “Bu Türkiye ile AB’nin menfaatine bir gelişme olacaktır. Ancak enerji faslının açılması AB’ye kalmıştır. Bu konuda ısrarcı değilim. Türkiye’nin bu anlamdaki hayati rolünü fark ettikleri zaman zaten açmaları makul olacaktır. Burada bizler hiçbir şekilde ricacı değiliz. Çünkü bu, aslında AB’nin yükümlülüğüdür. Bu bağlamda problem bizim değil, onların problemidir. Bu faslın açılması, AB’nin kredibilitesiyle bağlantılıdır.”

‘Karabağ çok kıvrık problem’

Gül zirve vesilesiyle önceki akşam Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’la ayrı ayrı yaptığı temaslarına dair de bilgi verdi. İki liderin zirvesinde olumlu gelişmeler yaşandığı intibaı edindiklerini söyleyen Gül, “Şüphesiz bunlar çok kıvrık problemler. Birkaç toplantıyla hallolacak işler değildir” diye ekledi. Karabağ’da ilerlemenin detayları sorulunca, “Açıklanacak konular olsaydı onlar açıklarlardı. Şüphesiz tüm detaylarını bilemeyiz” vurgusu yapan Gül ekledi: “Umarım bu fırsatlar kaçırılmaz, herkes elinden gelen olumlu katkıyı koyar ve Kafkasların tamamında pozitif gelişmeler söz konusu olur.”

‘Rus baskısı değil piyasa’

Gül, Sarkisyan’la temasında ilişkilerin normalleştirilmesine dair mutabakatlarını yinelediklerini söylerken, ekimdeki milli maç için yaptığı davetin zaten geçerli olduğunu söyledi. Sınır açılması olasılığının Bakü ile ilişkilere etkisi sorulunca, “Böyle bir gerilim söz konusu değil” diyerek, manipülasyon yapılmamasını istedi. Gül, ‘Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan’ın zirve bildirisini imzalamama sebeplerinin Rus baskısı mı olduğu’ sorulunca, ‘bunun siyasi sebeplerden değil, piyasa koşullarından’ kaynaklandığını savundu. (aa)