'Hayır'lı beş senaryo var

Fransızların, İngilizlerin, hatta iki ya da üç 'küçük' üye devletin Avrupa Anayasası'nı reddetmesi durumunda ne olur?

Fransızların, İngilizlerin, hatta iki ya da üç 'küçük' üye devletin Avrupa Anayasası'nı reddetmesi durumunda ne olur? Avrupa Anayasası'nın Fransız vatandaşları tarafından reddedilmesi, birlik bünyesinde büyük bir krize mi yol açar? Brüksel Libre Üniversitesi (ULB) Avrupa Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Paul Magnette, "Fransa'da 'Hayır' denilmesinin büyük bir siyasi krize neden olacağını" kabul ediyor ancak "Bunu dramatize etmeyelim, Nice Antlaşması, bir yıldan bu yana birliğin işleyişini zararsız biçimde sağlıyor ve bu 15 yıl daha sürebilir. Ayrıca Avrupa yapılanması ilk kez bozulmuş olmayacak" diyor.
Sonucun 'Hayır' çıkması durumunda birçok varsayım söz konusu olabilir:
1'inci Senaryo: Her şey durur!
'Hayır', Avrupa Anayasası fikrine son verir. Avrupa Konseyi, yeni görüşmelere başlamama kararı alır ve seçmenler tarafından reddedilen metin, çöpe atılır. Beş yıl önce onaylanan Nice Antlaşması birçok yıl daha uygulamada kalır.
'Hayır'ı savunanlar böyle bir senaryoya inanmıyor. Anayasanın reddedilmesi durumunda yeni bir metnin görüşülmesinin kaçınılmaz olduğu yorumunu yapıyorlar.
Çözülmesi gereken başka bir sorun, Fransa'da 29 Mayıs'ta 'Hayır' denilmesi durumunda onaylama sürecini tümüyle durdurmak gerekir mi? Bu mantıklıdır. Zira anayasa, 25 üye devletin tümü tarafından onaylanmadığı sürece yürürlüğe girmeyecek.
2'nci Senaryo: Yeniden oylama yapılır.
'Hayır' diyen ülkelere 'ikinci bir şans' verilir. Onaylama sürecinin sonunda kabul etmeyen halklar, fikirleri değişir ümidiyle bir kez daha sandık başına çağrılır. Böyle bir çözüm, Danimarkalılar 1992'de Maastricht Antlaşmasını reddettiklerinde ve İrlandalılar 2001'de Nice Antlaşması'na 'Hayır' dediklerinde uygulamaya konuldu ve bu yeni oylamalarda 'Evet' denildi.
Avrupa Sosyalist Milletvekili Philippe Busquin, "Küçük ülkeler söz konusu olduğunda bu çözüm düşünülebilir, ancak Fransa'nın 'Hayır'ının ağırlığı çok güçlü olur. Fransızlar yeniden sandık başına çağrılamaz" diyor.
Öte yandan tehlikeli bir bahis söz konusu olacak, zira anayasaya karşı olanların yeni bir oylamada 'Evet' diyecekleri kesin değil. Onları daha kolay biçimde ikna etmek için özel bir düzenleme eklenebilir: İkinci oylamada anayasaya 'Hayır' diyen ülkeler için Avrupa Birliği'nden ayrılma zorunluluğu gibi. Bu durumda Fransa ya da Hollanda gibi bazı kurucu ülkelerin birliğin dışında kalma riskiyle karşı karşıya kalmaları nedeniyle böyle bir senaryoyu kimse düşünmeye cesaret edemez.
3'üncü Senaryo: Yeniden görüşülür.
Anayasanın reddedilmesi, devlet ve hükümet başkanlarını, yeni bir görüşme safhası açmaya iter. Amaç, 'Hayır'ı savunanlar tarafından ifade edilen gerekçeleri hesaba katan 'yeni bir anayasa' kaleme almak. Böyle bir senaryonun gerçekleştirilmesi şansı az. Zira Fransa'da 'Hayır', özellikle sol taraftan gelmekte. Diğer ülkelerin çoğunda durum böyle değil.
Oysa bir Avrupa Anayasası, bir uzlaşmanın meyvesidir. Yeni görüşmelere başlanmış olsa bile, görüşmelerin sol için daha avantajlı bir uzlaşmayla sonuçlanacağı söylenemez. Merkez soldan sağcı muhafazakârlığa giden birliğin 25 hükümetinin, kesin veto hakkı bulunmakta.
4'üncü Senaryo: Metin kısmen uygulanır.
Bu varsayımda anayasa, birçok bölümlere ayrılır. En fazla sorun çıkaran anlaşmanın üçüncü bölümü, kesinlikle rafa kaldırılır. Buna karşılık devlet ve hükümet başkanları, üzerinde en fazla uzlaşmaya varılan metnin diğer bölümleri üzerinde çalışırlar ve bunların anayasal çerçeve dışında uygulanmasına karar verirler. Örneğin bir AB Dışişleri Bakanlığı makamı oluşturulması, yeni bir anlaşmaya gerek duyulmaksızın hayata geçirilebilir.
Onaylanmazsa anayasanın bir bölümünün 'kurtarılması' en olası varsayımı oluşturmakta. Ancak bir ya da iki ülkenin 'Hayır' demesi durumunda bu varsayım mümkün olur. Anayasanın reddedilmesinin daha yoğun olması durumunda en tartışmalı bölümleri budanmış olsa bile anayasanın hayatta kalması zor olacak.
5'inci Senaryo: Avrupa iki vitesle inşa edilir.
Fransa ve Hollanda gibi birliğin kurucusu bazı ülkelerde 'Hayır' oyunun çıkması, Avrupa inşasının kesin çöküşüne tanıklık eder. Bunu önlemek için bazı devletler, birliğin geri kalanını beklemeden önden yürümeye karar verir. Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Franco Frattini, böyle bir varsayımı destekledi. Frattini, "O zaman Avrupa tartışmasını yeniden açmak gerekir. Bu tartışma bazı ülkeleri, örneğin güvenlik ve savunma konusunda, anlaşma dışında, güçlü işbirlikleri kurmaya götürür" dedi.
Bu, çok vitesli Avrupa'nın benimsenmesi anlamına gelecek. Ancak bu güçlü işbirliklerinin girişimini hangi ülke üstlenecek? (Belçika dergisi, 20 Mayıs 2005)