'Her halükârda Saddam'ı devirecektik'

'Her halükârda Saddam'ı devirecektik'
'Her halükârda Saddam'ı devirecektik'

Blair, Saddam iktidarda olsaydı bölgeyi değiştiremeyeceklerini söyledi. FOTOĞRAF: AFP

Blair, BBC'ye Irak işgalinin amacının bölgeyi değiştirmek için Saddam'ı devirmek olduğunu itiraf etti. Eski başbakan, kitle imha silahı yalanı olmasaydı, kamuoyuna başka bir iddia uydurmak gerekeceğini ima etti

LONDRA - Irak’ın işgalinin, yalan istihbarat olduğu ortaya çıkan kitle imha silahlarıya ilgisinin bulunmadığı gerçeği en yetkili ağızdan itiraf edildi. Eski ABD Başkanı George W. Bush’un savaş politikalarına tam destek vererek ‘fino’ lakabını almış eski Britanya Başbakanı Tony Blair, yüzündeki maskeyi bizzat düşürdü. Blair, BBC1’de çıktığı programda, ‘Irak’ı kitle imha silahlarına dair kanıt olmadan da işgal ederdim ve bunu parlamento ile kamuoyuna haklı göstermenin yolunu bulurdum’ mesajını verdi.
Britanya’da Irak savaşı hakkında açılan soruşturmada yıl başında ifade vermesi beklenen Blair, BBC’den Fern Britton’un “Kitle imha silahı olmadığını bilseydiniz, yine de gider miydiniz” sorusunu “Hala Saddam’ı devirmenin doğru olduğunu düşünüyor olurdum” diye yanıtlayarak ekledi: “Tabii o zaman tehditin doğasına dair farklı savlar kullanmanız ve ortaya koymanız gerekirdi.”
“O ve iki oğlu iktidardayken daha iyi durumda olabileceğimizi gerçekten düşünemiyorum. Ama bu inanılmaz zor. O yüzden çok iyi sebeplerle savaşa karşı çıkmış ve hala karşı duranlara sempati besliyorum. Ancak benim açımdan bakıldığında, nihayetinde bir karar vermem gerekiyordu” savunmasını yapan Blair, “Saddamın kitle imha silahı sahibi olduğu fikri mi sizi savaşa yöneltti” sorusunu üzerine, Saddam’ın kitle imha silahı geliştirerek bölgeye tehdit oluşturduğu fikriyle hareket ettiğini, zira Saddam’ın geçmişte kendi halkına karşı kimyasal silah kullandığını, BM’deyse silahların denetlenmesi konuda 12 yılda bir ileri bir geri gidildiğini anlattı. Blair, “Kesinlikle aklımı en çok meşgul eden bunlardı. Bölgeye tehdit. Ve elbette bölgenin nasıl değişeceği ve neye evrileceği... Saddam hala iktidarda olsaydı, bölgenin doğru yolda değiştirilmesi çok zor olurdu.” Bu açıklamalar, tam da Irak petrollerinin yabancı dev şirketlere açıldığı döneme denk geldi.
2007’de başbakanlığı bıraktıktan sonra resmen Katolikliğe geçen Blair, ‘insanların kararlarının bazısında dini inancının doğrudan rol oynadığına inandığını, ama gerçekte böyle olmadığını’ söyledi. Irak’ta ölen askerlerin ailelerin bu savaşın değersiz olduğu gerekçesiyle kendisini lanetlediklerini bildiğini belirten, ancak ‘bu dava uğruna ölmekten gurur duyulması gerektiğini’ savunan eski başbakan, işgal sebebiyle ölen ve resmi olarak sayılmadığından tam sayısı bilinmese de ‘yüz binlerce’ diye ifade edilen Iraklıların acısını ise anmadı.

Savaş suçu itirafı
Britanya’daki soruşturmaya göre, Blair, işgalden sekiz ay önce, Temmuz 2002’de Başsavcı Lord Goldsmith tarafından, ‘rejim değişikliği arzusunun askeri harekete yasal temel oluşturamayacağı’ yönünde uyarılmıştı. Dolayısıyla işgali meşru gösterecek bir gerekçe bulunması gerekiyordu. O da yüzyıla ‘en büyük yalanlardan biri’ olarak damgasını vuracak kitle imha silahları oldu. Dün Liberal Demokrat Parti’nin eski başkanı Menzies Campbell, “Bunun bir yalan olduğu bilinseydi ne kabine ne de parlamento işgale destek verirdi” tepkisini gösterdi. Kitlesel protesto gösterileri düzenlemiş ‘Savaşı Durdur Koalisyonu’, Blair’in sözlerinin ‘savaş suçu itiraf olduğunu belirtip “Uluslararası hukuka göre rejim değişikliği amacıyla bir başka ülkeye saldırmak yasadışı saldırganlıktır” hatırlatması yaptı. Irak’ın Kürt asıllı Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ise Blair’e destek verip “Saddam’ı devirmek için değerdi” dedi. (afp, bbc)