'Herkes Hamas'ı hesaba katıyor'

'Herkes Hamas'ı hesaba katıyor'
'Herkes Hamas'ı hesaba katıyor'

Davutoğlu, Olmert?in önceki akşam ABliderlerine verdiği yemeğe Gül?ün davet edilmemesi için ?Normal. Bu toplantıda gündem sınır kontrolüydü? dedi. FOTOĞRAF:REUTERS

Tüm taraflarla konuşabilen tek ülke Türkiye'nin ateşkese önemli rol onadığını söyleyen Davutoğlu, Hamas'a dayalı politika eleştirisi için, 'Hamas bir faktör ama Türkiye hiçbir faktörü dışlamıyor' dedi
Haber: CEYDA KARAN / Arşivi

İSTANBUL - İsrail ile Hamas’ın ayrı ayrı tek taraflı ateşkesinin çift taraflı hale gelmesinde Türkiye’nin büyük rolü olduğu kaydedildi. Krizin başından beri tüm taraflarla konuşabilen tek ülke olarak sorumluluk üstlenen Türkiye’nin hiçbir kutuplaşmanın tarafı olmadığı vurgulandı.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı Ahmet Davutoğlu ile Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu başkanlığındaki Türk heyeti, dün Gazze krizinde izledikleri mekik diplomasisine dair basını bilgilendirdi. ‘Bölgeyi kuşatan içselleştirici bakış açısı’ ile hareket eden Türkiye’nin uyguladığı ‘kriz yönetimi’ ile ateşkesin sağlanması için İsrail ve Filistin, insani yardım için Mısır ve İsrail, Filistin’de ulusal uzlaşı için Mısır, Suriye, Filistin yönetimi ve Hamas arasında mekik dokuduğunu anlatan Davutoğlu, gizliliğe özen göstererek tüm tarafların güvenini kazandıklarını belirtti.
BM Güvenlik Konseyi’nde de yoğun çaba harcayan Türkiye’nin asla bir ülke ya da grubun karşısında bir başka ülke ya da grubun yanında yer almadığını kaydeden Davutoğlu, geçen hafta hem Doha hem de Şarm el Şeyh toplantılarında yer alan tek ülkenin Türkiye olduğunu anımsattı. Türkiye’nin önerdiği aşamalı planın ateşkeste etkili olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Hamas’a dayalı politika yapıldığı eleştirilerinin ise tümüyle yanlış olduğunu belirtti: “Türkiye, Hamas’ın bir faktör olduğunu göz önüne alan bir politika yapıyor, ama hiçbir faktörü dışlamıyor.” 

‘İlkeli tavır saygı görür’
Davutoğlu, ‘Erdoğan’ın fazla Hamas yanlısı görüldüğü ve arabuluculuk rolünün yitirildiği’ iddiaları içinse “Arabulucu olmak, tavır koyamamak demek değil. Aksine doğru, ilkeli tavır sergilediğinizde herkesin saygısını görürsünüz. Ama bu uygulanabilir, rasyonel politikalarla desteklenmezse sorun doğar. Türkiye, her ikisini birlikte yapabileceğini gösterdi” dedi.
Hamas’ın dışlanmasıyla Filistin meselesinin çözülemeyeceğini, bu yapıyla iletişimin önemini artık herkesin anladığına işaret eden Başdanışman, Türkiye’nin Hamas’a etkisine örnek için Halit Meşal’ın bir makalesine atıfla “1967 sınırlarına razı olmak, Hamas gibi bir direniş örgütü için dönüşüm değil midir?” sorusunu sordu. “İsrail, bu yöntemlerle Hamas’ı yok edemeyeceğini görüyor. Hamas da siyasi perspektif olmazsa direnişin büyük zorluklarla karşılaşacağını...” görüşünü aktardı.
Erdoğan’ın İsrail karşıtı kimi açıklamaları için “Türkiye gibi ülkeler bulundukları bölgenin kaderini ve vicdanını duymak durumunda” diyen Davutoğlu, Batı/AB ekseninden Doğu/Ortadoğu eksenine kayıldığı sorularına karşı Türkiye’nin farklı alanları kapsayan ‘entegre dış politika uygulamak’ zorunda olduğu yanıtını verdi.
Gazze için bundan sonraki süreçte kritik üç konuyu ‘İsrail’in çekilmesi, sınırın insani yardımlara açılması ve ablukanın kalıcı olarak kalkması’ olarak sayan Davutoğlu ilk etapta Filistinliler arasında ulusal uzlaşma sağlamanın önemine dikkat çekip ateşkesin kalıcılığı için geçici döneme dair önerilerini sunduklarını ekledi.