Hiperaktivitede ilaç derdi

Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi bünyesinde 'İlaç İncelemesi Projesi' kapsamında yapılan büyük bir araştırmada, 'hiperaktivite ve dikkat eksikliği'nde (HADE) kullanılan...
Haber: Üstün Öngel / Arşivi

Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi bünyesinde 'İlaç İncelemesi Projesi' kapsamında yapılan büyük bir araştırmada, 'hiperaktivite ve dikkat eksikliği'nde (HADE) kullanılan, ikisi Türkiye'de de piyasada olan 27 ilacın güvenilir olduğuna dair iddiaların bilimsel araştırmalarla desteklenmediği bulundu. Tamamen 'bağımsız' yürütülen araştırmanın sonuçlarının ayrıntılı sunulduğu 731 sayfalık kapsamlı rapor, ilaç firmalarının finanse ettiği ve halkı yanıltan düzmece araştırmaların foyasını da ortaya çıkardı.
Oregon Üniversitesi, tüketicilerin ilaçlarla ilgili güvenilir bilgiye ulaşabilmeleri için 2003'te bu proje birimini oluşturmuştu. Birim kurulmadan önce, insanlar ilaç şirketlerinin yapt(ırd)ıkları araştırma sonuçlarıyla yetinmek zorundaydı. Proje biriminin direktörü Mark Gibson, güvenilir araştırmalara duyulan ihtiyaç üzerine birimin oluşturulduğunu belirtiyor. Gibson, "çoğumuz hangi ilacı kullanma(ma)mızın doğru olduğunu, hangisini diğerine tercih edeceğimizi bilmiyoruz, çünkü araştırmalar ilaç şirketlerince yapılıyor, bunların sonuçlarına güvenmek imkânsız" diyor.
Amerika'da 6-17 yaş arası yaklaşık 5 milyon çocuğun 'hiperaktivite' teşhisiyle etiketlendiği biliniyor. Yaklaşık 3 milyon çocuk 'hiperaktivite' ilaçlarından kullanıyor (Türkiye'de geçen yılın tahmini rakamlarına göre 10-12 bin çocuğa bu ilaçlar veriliyor). Washington'da ise, çocukların yüzde 8'i HADE teşhisi ile etiketlenmiş durumda (genelde HADE'ye rastlanma oranı yüzde 3 civarında).
'Bilimsel' ama 'güvenilir değil'
Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi İlaç İncelemesi Projesi kapsamında ilk etapta 'hiperaktivite' için kullanılan 27 ilaçla ilgili 2 bin 287 araştırma tespit edilmiş, bunların içinden 514'ünün araştırma konusuyla doğrudan ilişkisi olduğu bulunmuş. Proje kriterlerine uygun 514 araştırma yakından incelendiğinde, asıl bulgular bir yana, çok ilginç bir başka sonuç ortaya çıkmış durumda: Bu 514 'bilimsel' araştırmanın 334'ünün 'bilimsel' kriterler açısından 'güvenilir olmadığı' tespit edilmiş. Diğer bir deyişle bu araştırmaların yüzde 35'inin 'bilimsel kriterlere' uyduğu bulunmuş.
İlaç firmaları ve çıkar ortakları psikiyatristler, yıllardır bu ilaçlarla ilgili 'binlerce' araştırma yapılmış olduğunu ve anne-babaların iç rahatlığıyla bu ilaçları çocuklarına verebileceklerini söyledi durdu. Ben de yıllardır, bu araştırmaların, yanlışın meşrulaştırılmasına hizmet eden 'sahte bilim' örnekleri olduğunu söyledim durdum. Bu 'sahte bilim' örneklerinin bazılarını da ayrıntısıyla deşifre ettim.
Ama kime dinletebildim, bilmem. Yine binlerce çocuğa, üstelik de Türkiye'de bunun önüne geçebilme fırsatı varken ki, hâlâ bu fırsat var, bu ilaçları hiç çekinmeden reçete edip durdular. Üstelik 2005 ilkbaharında, taşıdığı risk bakımından diğerinden hiç de aşağı kalmayan ikinci bir ilacı daha Türkiye'ye getirdiler.
Oregon Üniversitesi İlaç İncelemesi Projesi kapsamında, HADE ilaçlarıyla ilgili bugüne kadar yapılan 2 bin 287 araştırmanın bilimsel kriterlere uyan 180'inin ayrıntılı analizine dayanan 731 rapor, HADE'de kullanılan ilaçlarla ilgili şu önemli bilgileri sunuyor bize:

  • Bu ilaçların uzun süreli kullanımının tehlikesiz olduğu söylenmiş, ancak bu araştırmalarda bilimsel olarak gösterilememiştir.
  • Bu ilaçların sosyal gelişimlerine yardımcı olduğu, tehlike içeren davranışlarını azalttığı yönündeki iddialar bu incelenen araştırmalarda bilimsel olarak kanıtlanamamıştır.
  • İlaçların yetişkinlere de yardımcı olduğu iddiası araştırmalarla desteklenmemektedir.
  • Bir ilacın diğerinden daha az yan etkisi olduğu da, bir ilacın diğerinden daha etkili olduğu da kanıtlanamamıştır.
  • Bu ilaçların nasıl bir etki mekanizmasına sahip olduğu hâlâ gösterilememiştir.
    Etki mekanizması bilinmiyor
    Bu araştırma bize, çocuklarımıza bu risk taşıyan ilaçları veriyor olduğumuzu gösteriyor. Bu ilaçların etkili olduğu iddia edilen alanlarda etkili oldukları gösterilemediği gibi, uzun süreli kullanımdaki riskler de bertaraf edilmiş değil. Ama en önemlisi HADE'de kullanılan ilaçların da nasıl bir etki mekanizması olduğunun hâlâ bilinmemesi. Bunun anlamı şu: Onay almış bu ilaçları çocuklarımıza verirken, çocuklarımız hâlâ kobay konumundalar!
    Yeni Türk Ceza Yasası'nda çocuklar üzerinde ilaç deneyleri/denemeleri yapılmasına cevaz veren değişiklikle ilgili sıcak tartışmanın ortasında, HADE ilaçlarının çocuklarımız üzerinde nasıl 'deneniyor' olduğuna da daha bir dikkatli bakmamız gerekmiyor mu?
    Üstün Öngel: Sosyal psikolog, Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi