Hrant Dink'in görünmeyen katilleri

Hrant Dink'in görünmeyen katilleri
Hrant Dink'in görünmeyen katilleri

Hrant Dink in 19 uncu duruşmasından önce aralarında Claudia Roth ve bağımsız vekillerinde olduğu Hrant ın arkadaşları adlı grup, Dolmabahçe den Beşiktaş a yürüdü.

Hrant Dink’in katili Ogün Samast, ‘tasarlayarak adam öldürmek’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurmak’ suçlarından toplam 22 yıl 10 ay hapse mahkûm oldu. Samast, cezasının 3’te 2’sini yatacak. 4 yıl hapishanede yattığı süre düşülecek. Böylece Samast, 10 yıl 8 ay sonra cezaevinden çıkacak. Yani bugün 21 yaşında olan Samast, 31 yaşında hapisten çıkacak (Tabii daha evvel bir af çıkmazsa).
Kararın verildiği duruşmadaki son savunmasında Samast, ‘cahil’ olduğunu ve ‘basın yoluyla suça teşvik’ edildiğini, Ertuğrul Özkök ve Emin Çölaşan’ın Hrant Dink’i hedef alan yazılarının bu cinayetteki payının hesaba katılması gerektiğini belirtti. Kendini ‘masum’, ‘kandırılmış’ bir maşa olarak tanımlayarak duygu sömürüsü yapan faşist tetikçinin aslında bu sözlerinde doğruluk payı yok değildi. Ama bir miktar eksikti; Hrant Dink, AKP iktidarı döneminde Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesiyle (Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama) yargılandı ve faşist tetikçilere hedef gösterildi. Başta şu anki Meclis Başkanı Cemil Çiçek olmak üzere AKP hükümetinin de bu cinayetteki payı unutulmamalı.

27 Temmuz Çarşamba günü Zaman gazetesindeki köşesinde Joost Lagendijk, Avrupa ve ABD’deki ırkçı-faşist siyasiler ve yazarların geçen hafta Norveç’te yaşanan saldırıya zemin hazırladıklarına dair mükemmel bir yazı kaleme aldı. Lagendijk yazısında, Amerikalı İslam karşıtı blogcuların, popüler ırkçı- İslamofobik yazarlar Pamela Geller ile Robert Spencer’in yazılarının, ırkçı Le Pen gibi politikacıların neo-faşist hareket üzerindeki etkilerinin göz ardı edilemeyeceğini belirtiyor.

Norveçli saldırgan Anders Behring Breivik’in manifestosunda Geller ve Spencer’dan, ayrıca yıllardır insanları ‘İslam tehdidi’ne karşı ‘uyaran’ diğer Amerikalı yazarlardan ve daha nice faşist ideologdan alıntıların olduğunu ifade eden Lagendijk, “Pam Geller, Robert Spencer, Geert Wilders ve Le Pen şunun farkına varmalı: Breivik gibi insanların eylemlerinden doğrudan sorumlu olmasalar da başvurdukları söylemler aşırılık yanlısı kişiler tarafından caniliklerini haklı göstermek için kullanılabilir ve kullanılacaktır. Nefret söylemine, ifade özgürlüğünün vardığı en uç nokta olarak tahammül edilemez. Bu söylem neyse o şekilde, yani çirkin ve tehlikeli bir kışkırtma olarak görülmelidir. Çünkü kelimeler önemlidir” diyerek yazısını sonlandırıyor.

Lagendijk’in Norveç’teki saldırı özelinde yaptığı tespiti Hrant Dink cinayetine uyarladığımızda, Ahmet Kaya gibi Hrant Dink’i de faşist sürülerine hedef gösteren resmi ideolojinin ‘Amiral Gemisi’ ve onun o dönemki yayın yönetmeni, gazetecilik kariyeri boyunca MGK’nın basın sözcülüğünü üstlenmiş Emin Çölaşan, Cemil Çiçek ve ismini burada zikredemediğim daha nice ‘pek değerli’ yazarımız, çizerimiz, ‘devlet büyüğümüz’ün bu cinayetteki payını araştırmak için hangi cevval savcı harekete geçecek? Bu pek saygıdeğer isimlere kim dokunacak? Ergenekon ve/veya diğer karanlık güç odaklarıyla bağlantıları var mı yok mu? Kim araştıracak? Organize biçimde elbirliğiyle işlenen bu cinayetin şifrelerini kim çözecek? Bunları araştıran Nedim Şener ve Ahmet Şık gibi namuslu gazeteciler içeride ömür tüketirken, bu ‘derin kalemleri-isimleri’ adalet teğet mi geçecek? (Gazeteci)