İfade özgürlüğünün öbür yüzü

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın BM Genel Kurulu'na katılmak üzere New York'a gidişi cehenneme yolculuğa, prestijli Columbia
Üniversitesi'nde öğrencilerle soru-cevap seansına katılması da hakaret bombardımanına döndü.

NEW YORK - İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın BM Genel Kurulu'na katılmak üzere New York'a gidişi cehenneme yolculuğa, prestijli Columbia
Üniversitesi'nde öğrencilerle soru-cevap seansına katılması da hakaret bombardımanına döndü. Neo-conlarla Yahudi lobisinin 'Yahudi soykırım'ı inkârcısı', 'terör sponsoru' Ahmedinecad'a 'nefret kürsüsü' sağlamakla suçlayarak büyük baskı altına aldığı Columbia Rektörü Lee Bollinger, ifade özgürlüğüyle ilgili yazdığı biri 'Hoşgörü Toplumu' adını taşıyan onca kitapta 'ABD kadar kimsenin ifade özgürlüğünü savunmadığını' kaleme almış olmasına rağmen, madalyonun öbür yüzünü gösterdi.
'Rezilliği keser misiniz?'
600 sandalyenin biletleri tükenen ve öğrencilerin izleyebilmesi icin büyük ekrandan üniversitenin diğer köşelerinde de yayımlanan oturumu, Bollinger şöyle açtı: "Sayın Cumhurbaşkanı, dar kafalı, zalim bir diktatörün tüm belirtilerini sergiliyorsunuz. Niçin vatandaşlarınıza baskı uyguluyorsunuz sorusunu yanıtlayacak entelektüel cesaretiniz olduğunu sanmam. Böyle ilim yuvasına geldiğinizde, Holocaust inkârcılığıyla komik oluyorsunuz. Siz ya utanmaz bir provokatör ya da şaşılacak biçimde cahil olmalısınız. Bu rezilliği keser misiniz?"
ABD Başkanı George W. Bush'un politikaları ve bilgisini sorgulamaya ise zahmet etmeyen Bollinger, kürsüyü 'düşmanına' bıraktı. Üniversitenin İran araştırmaları profesörü Hamid Dabaşi, Ahmedinecad karşıtı olmasına rağmen, Bollinger'in çizmeyi aştığı görüşündeydi: "Çok haşindi. Önce davet edip, sonra ters dönüp bu adamın temsil ettiği tüm bir ulusu hakaret
edip yabancılaştırmak, en saf dillilikle münasebetsizlik etmektir."
Konuşmasına hakaret ve suçlama dalgasıyla karşılaştığından, hiç misafirperver davranılmadığından yakınarak başlayan Ahmedinecad, "Nükleer silahlara inanmıyoruz. Nokta. Çünkü insanlığın her zerresine karşı. Atom bombası üreten liderler, siyasi açıdan geri kalmıştır, zekâsı gelişmemiştir" deyip "Sizin nükleer güce hakkınız varken bizim olmadığını nereden düşünüyorsunuz?" diye ekledi. Holocaust'a dair "Ben 'Hiç olmamıştır' demedim, 'Olduğunu kabul edersek' dedim" düzeltmesi yapan Ahmedinecad, "Holocaust'un belli yönlerini sorguladıkları için hapsedilen Avrupalı akademisyenlerin haklarını savundum. Hiçbir şeyi mutlak bilemezsiniz. Neden hiç ilgilerinin olmadığı bir olayın bedelini Filistinliler ödüyor" diye sordu. İsrail'in yıkımını isteyip istemediği sorusuna "Yahudi halkının dostuyuz" yanıtını verdi.
Temsilciler Meclisi ise, Ahmedinecad'a tepki olarak jet hızıyla İran'a karşı 1997'de çıkarılan yaptırımları ağırlaştıran bir tasarıyı 16'ya karşı 397 oyla kabul etti.
Bush Castro'ya dil uzatınca...
Buna göre İran'a yatırım yapan yabancı şirketlere yaptırım otomatikleşiyor, İran'ın nükleer programına destek veren ülkelerle sivil nükleer işbirliğini yasaklanıyor. Bush yönetiminin İran Devrim Muhafızları'nı 'terörist örgüt' ilan etmesi isteniyor.
Bush'un ise BM Genel Kurulu'nda "Küba'da zalim diktatörün yönetimi sona yaklaştı. Küba halkı, özgürlüğe hazır" diye konuşması karşılıksız kalmadı. Küba Dışişleri Bakanı Bush'u protesto edip salonu terk ederken, BM Temsilciliği de Bush'un açıklamasını 'küstah' diye kınadı. Yüzlerce kişi BM önünde Bush'u protesto etti, polis onlarcasını gözaltına aldı. (Dış Haberler)