İhvan iktidara gelirse...

Bugün kuvvetle tekrarlanan varsayımlı soru şu: Müslüman Kardeşler Mısır'da iktidar olsa ne olur? Âlimlerimiz bu varsayımlı soruya iki türlü yaklaşmış.
Haber: USAM EL ARYAN / Arşivi

Bugün kuvvetle tekrarlanan varsayımlı soru şu: Müslüman Kardeşler Mısır'da iktidar olsa ne olur? Âlimlerimiz bu varsayımlı soruya iki türlü yaklaşmış. Bir kısmı bu soruların yöneltilmesini eleştirirken konuya girmiyorlar. Bir kısmı ise gelecekte yaşanacak değişimlere dikkat çekerek Müslüman Kardeşler'in gelişimine değinmiş. Biz bu kesimin izini süreceğizMısır'ın yaşadığı siyasi hareketlilik, sıcak sonbahar ve bütün olumsuzluklara rağmen makul derecede tarafsız yapılan seçimler bu sorunun yöneltilme sebebi. Seçimler, İhvan'ın parlamentoda onlarca milletvekilliği kazanmasıyla sonuçlandı.
İhvan bölgesel ve uluslararası zor şartların gölgesinde ana muhalefet konumuna geldi. Yukarıdaki soruya yanıt ise aşağıdaki birkaç temel etken üzerinden yapılmakta:
Geçiş dönemi yaşıyoruz
1- Sorunun yöneltilmesindeki ciddiyet ve İhvan'ın bu soruyu kabul boyutu.
Şöyle ki konu Mısır'da tartışılmış değil.
Çünkü bizler demokratik dönüşüm için hâlâ yolun başındayız. Hiçbir gücün iktidarda tekelleşmemesi ve despotlaşmaması açısından siyasi güçler arasında görev değişimini sürekli garanti altına alacak teminatlar öncesi makul geçiş dönemindeyiz. Zira bizler hâlâ iktidarda değil muhalefetteyiz.
2- İhvan'ı iktidara getirecek yöntem. Siyasi olgunluk ve demokratik gelişim, İhvan'a ve diğerlerine diken üzerindeki hassas konulara karşı büyük bir sorumlulukla hareket etmelerini zorunlu kılmaktadır. Burada her halükârda iktidara İran, Sudan ve Afganistan gibi devrimci, inkılapçı veya iç savaşlar sonrası gelmiş İslami hareketlerin deneyimlerini kanıt göstermek faydasız. Çünkü Mısır modeli tamamen farklı olacaktır. Özellikle de halkın uzun siyasi deneyimini, geniş halk desteğine sahip, meslek sahipleri, üniversite hocaları, aydınlar ve orta sınıftan seçkin beyinler barındıran 75 yıllık İhvan deneyimini buna eklediğimiz zaman
3- İktidar değişimi gerçekleştiği zaman Mısır'ın ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel açıdan içinde bulunacağı durum. Yukarıdaki soru aslında varsayım değil bir gerçek halini almakta. Çünkü Mısır'ın şartları sürekli olarak değişiyor. Mısır bugün örneğin çeyrek asır öncesinde olduğu gibi değil ve dolayısıyla endişelenmeye de korkmaya da gerek yok. İhvan zor dosyalarla karşılaşacak.
Herkesin iktidar yüküne ve reform sorumluluğuna katılması en iyi tercih olacak. Böylelikle muhalefeti, iktidarı ve halkıyla herkes despotluk, yolsuzluk ve geri kalmışlık üçlüsünün sebep olduğu kriz ve zor sorunlarından Mısır'ın çıkması için istenen yükümlülükleri yerine getirebilsinler.
Sosyal dayanışma sağlanmalı
Mısır'ın önünde yapılması gereken ise şunlar:
1- Farklı şekilleriyle genel özgürlüklerin güçlendirilmesi. İhvan özgürlüğün, ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesi için kaçınılmaz olan güvenlik ve istikrarın en önemli aracı olduğuna inanmaktadır.
İslam özgürlük dinidir.
2- Mümkün olan en yüksek oranda kenetlenmenin ve sosyal dayanışmanın sağlanması. Ekonomik olarak alt ve orta sınıf üzerindeki zulmün kaldırılmasıyla birlikte ulusal birliğin güçlendirilmesi. Sınıfsal gerginliklerin fitilinin çekilmesi. Tam eşitliğin korunması. Vatandaşlık zemininde herkes arasında fırsat eşitliği sağlanması ve toplumun aleyhine olacak şekilde sadece kazanmaya önem veren vahşi liberalizme karşı durulması.
3- Sosyal olarak zayıfların, özellikle de kadın, Kıptiler (Hıristiyan Mısırlılar), çocuk ve diğerlerinin haklarda, anayasa ve kanun karşısındaki yükümlülüklerde eşitlik temelinde korunması.
Hıristiyanlık veya İslami açıdan iman yapısının güçlendirilmesi. Çünkü iman umut eker. Umut çalışmaya ve üretime teşvik eder. Bu ise kalkınma, rahatlık, İslam hukukunun adalet, eşitlik, kalkınma ve istişaredeki değerlerin derinleştirilmesine götürür. 'Çözüm İslam' sloganının anlamı budur. (Londra'da Arapça yayımlanan Şark ül Evsat gazetesi, 27 Kasım 2005)