İlk vaadi özgürlük, sorumluluk, yeni barış çağı

İlk vaadi özgürlük, sorumluluk, yeni barış çağı
İlk vaadi özgürlük, sorumluluk, yeni barış çağı

Dünkü törende Obama eşi Michelle?le birlikte Lincoln?ün kullandığı İncil?e el basarak başyargıcın yönetiminde yeminini etti. FOTOĞRAF: AP

Obama, ABD'nin ilk siyah başkanı olarak 'Özgürlüğün yeniden doğuşu' başlıklı tarihi bir konuşma yaptı. 'Müslüman dünya ile karşılıklı çıkar ve saygı temelinde ileriye doğru yeni yol arıyoruz. Tarihin yanlış tarafında olanlar yumruğunuzu gevşetirseniz size elimizi uzatacağız' diyen Obama, zengin ulusların sınırları dışındaki acılara ilgisiz kalamayacakları vurgusu yaptı. Amerikalılara sorumluluk çağı, piyasa denetimi mesajı verdi

WASHINGTON -  ABD’de dün ilk siyah başkan olarak yemin eden Barack Obama, ardından yaptığı ilk konuşmada dev sorunlara karşı izleyeceği politikalara ışık tuttu.  ‘Özgürlüğün yeniden doğuşu’ başlıklı konuşmasının ana hatları şöyleydi:
Fırtına anlarında Amerika sadece üst makamlardakilerin beceri ya da vizyonu sayesinde değil, ama biz halkın atalarımızın idealleri ve kurucu belgelerine sadakati sayesinde devam etmiştir. Bu kuşakla da böyle olacaktır. Bir krizin ortasında olduğumuzu herkes gayet iyi anlıyor. Ulusumuz  şiddet ve nefret şebekesine karşı savaşta. Ekonomimiz çok kötü zayıfladı, bu kısmen açgözlülük ve sorumsuzluğun, ama aynı zamanda zorlu tercihler yapıp ulusu yeni bir çağa hazırlamaktaki toplu başarısızlığımızın sonucu. Bu kriz işaretleri kadar derin olan, ülkemizdeki güvenin çökmesi - Amerika’nın düşüşünün kaçınılmaz olduğu, gelecek kuşakların ufuklarını kısması gerektiği yönünde dır dır eden bir korku. Sorunlar kısa vadede kolaylıkla çözülemeyecek. Ama Amerika, şunu bil ki, çözülecekler.   

‘Amerika’yı yeniden yapacağız’
Genç bir ulusuz ama çocukluğu bırakmanın vakti geldi. Tarihimizin daha iyi yüzünü tercih etmenin, kuşaktan kuşağa geçen asil fikri ileriye götürmenin vakti geldi: Tanrı vaat etmiştir ki, herkes eşit ve özgürdür, tümüyle mutlu olma peşinde koşma şansını hak eder. Yolculuğumuz korkaklar, boş vakti çalışmaya tercih edenler, sırf zenginlik ve şöhretin zevklerini isteyenlerin yolu değil. Bugünden itibaren silkinip Amerika’yı yeniden yapmaya başlamalıyız. Ekonomi cesur ve kararlı eyleme çağırıyor, sadece yeni iş yaratmak için değil, büyümenin yeni temellerini atmak için de harekete geçeceğiz. Ticaretimizi besleyip bizi birbirimize bağlayacak yol ve köprüler, elektrik ve dijital şebekeler inşa edeceğiz. Araçlarımızı ve fabrikalarımızı çalıştırmak için güneş, rüzgâr ve bitkilerin enerjisini kullanacağız. 

‘Zengini kayırmakla refah sürmüyor’
Hedeflerimizin çapını sorgulayanlar var, sistemimizin bu kadar büyük planları kaldırmayacağını söylüyorlar. Hafızaları dar. Bu siniklerin anlayamadığı, altlarındaki zeminin kaydığı, uzun zamandır bizi tüketen çürük siyasi savlarına artık başvurulmadığı... Bugün sorduğumuz soru hükümetin büyük ya da küçük olduğu değil, çalışıp çalışmadığı, ailelerin makul maaşlı iş bulmalarına yardım edip etmediği, onurlu emekliliklerini sağlayıp sağlayamadığı... Yanıtın evet olduğu yerde daha ileriye gideceğiz, hayır olduğu yerde o programları bitireceğiz. Kamunun dolarlarını yönetenlere hesap soracağız. Çünkü ancak o zaman halk ile hükümeti arasında yaşamsal önemdeki güveni yeniden tesis edebiliriz. 

‘Hayır işi değil, ortak hayrımız için’
Piyasanın refah ve özgürlüğü yayma gücünün eşi benzeri yok, ama kriz bize denetlenmeyen piyasanın kontrolden çıkabileceği ve bir ulusun sadece zenginlere ayrıcalık yapınca uzun süre refah içinde kalamayacağını hatırlattı. Ekonomimizin başarısı sadece GSMH’ye değil, refahın geniş çaplara ulaşmasına, fırsatı arzulu her kalbe ulaştırabilme becerimize bağlı olmuştur hep, bu hayır işi olduğu için değil, ortak hayrımıza giden en garantili yol olduğundan.

‘ABD barış isteyenin dostu’
Ortak güvenliğimiz açısından güvenliğimiz ve ideallerimiz arasında sahte bir seçim yapmayı reddediyoruz. Bizim neredeyse tahayyül edemediğimiz tehlikelerle yüzleşmiş kurucu atalarımız hukukun üstünlüğü ve insan haklarını garanti eden ve ardından gelen nesiller tarafından genişletilen bir sözleşme tasarladı. Bu idealler hâlâ dünyaya ışık tutuyor ve biz çıkarlar uğruna bunlardan vazgeçmeyeceğiz. En muhteşem başkentlerden benim babamın doğduğu köye dek bütün insan ve hükümetler bilsin ki, Amerika barışçıl ve saygın bir gelecek arayan herkes için bir dosttur. Bunun için bir kez daha liderlik etmeye hazırız. Önceki nesillerin faşizm ve komünizmi sadece füzelerle ve tanklarla değil güçlü ittifaklarla ve sağlam inançlarla yendiğini hatırlayın. 

‘Güç kullanmamız yetmiyor’
Onlar salt gücümüzün bizi koruyamadığını anladılar. Gücümüzün sağduyulu kullanılmasıyla büyüdüğünü, güvenliğimizin davamızın haklılığından kaynaklandığını, gücümüzün tevazu ve ihtiyatlı olmayla güçlendiğini biliyordu. Biz bu mirasın koruyucularıyız. Bir kez daha bu ilkelerin rehberliğinde devletler arasında daha fazla işbirliği ve mutabakat için daha çok çaba harcayarak yeni tehditlerle yüzleşebiliriz. 

‘Ulusumuzda inanmayanlar da var’
Irak’ta sorumluluğu halka bırakacağız ve Afganistan’da zor elde edilen barışı güçlendireceğiz. Eski dostlar ve eski düşmanlarla birlikte nükleer tehdidi azaltmak ve küresel ısınma hayaletini defetmek için yorulmadan çalışacağız. Kendi hedeflerine terör ve masum insanları katlederek ulaşmak isteyenlere şunu söylüyoruz; Bize daha fazla dayanamayacaksınız ve biz sizi yeneceğiz.
Parçalı mirasımızın zayıf değil güçlü olduğunu biliyoruz. Hıristiyan, Müslüman, Yahudi, Hindu ve inanmayanlardan oluşan bir ulusuz. Ve Amerika yeni barış dönemini başlatmada kendi rolünü oynamalıdır. Müslüman dünyaya şunu söylüyoruz; karşılıklı çıkarlar ve saygı temelinde ileriye doğru yeni bir yol arıyoruz. Yeryüzünde çatışma tohumları ekenler ya da kendi toplumunun hastalıklarından Batı’yı sorumlu tutan liderler şunu bilsin ki, sizin kaderiniz hakkındaki hükmü halkınız verecek. Yolsuzluk ve aldatma ile ya da muhalifleri susturarak iktidara yapışanlar, bilin ki, tarihin yanlış tarafındasınız, fakat yumruğunuzu gevşetirseniz size elimize uzatacağız. 

‘Tarlaları geliştirip su getireceğiz’
Yoksullara sesleniyoruz; tarlalarınızı geliştirmek, sularınızın temiz akmasını sağlamak, açlıktan kırılan bedenlere bakmak ve aç zihinleri beslemek için birlikte çalışma sözü veriyoruz. Bizim gibi kısmen bolluk içinde yaşayan uluslara diyoruz ki, sınırlarımız dışındaki acılara daha fazla ilgisiz kalamayız ya da sonuçlarını dikkate almadan dünyanın kaynaklarını daha fazla tüketemeyiz.

‘Babama servis yapmayabilirlerdi’
Bugün ortaya koymamız gereken şey yeni bir sorumluluk çağı -her Amerikalı tarafından, kendimize, ulusumuza ve dünyaya karşı gönülsüzce kabul ettiğimiz değil, istekle sarıldığımız görevlerimiz olduğunun kabul edilmesi... Özgürlüğümüzün ve inancımızın, her ırktan ve her inançtan insanın kutlama için bir araya gelebilmesi ve 60 yıldan kısa süre önce babasına belki de yerel bir restoranda servis yapılmayacak bir adamın şu an, en kutsal yemini etmek için karşınızda durabilmesinin anlamı bu. Çocuklarımız ve onların çocukları söylesin ki, sınandığımızda harika bir armağan olan özgürlüğü ilerlettik ve onu gelecek nesillere güven içinde teslim ettik.