İmtiyazlı anlamsızlık

AB Türklere 1999'da Helsinki'de aday statüsü tanıdı. Avusturya Başbakanı
Wolfgang Schüssel'in de, o zamanlar Dışişleri Bakanı olarak bu kararda katkısı var.
Haber: Christoph Prantner / Arşivi

AB Türklere 1999'da Helsinki'de aday statüsü tanıdı. Avusturya Başbakanı
Wolfgang Schüssel'in de, o zamanlar Dışişleri Bakanı olarak bu kararda katkısı var. AB devlet ve hükümet başkanları Aralık 2004'te Brüksel'deki AB Konseyi'nde, Türkiye ile giriş müzakerelerine 3 Ekim 2005'te başlama kararı aldı. Schüssel bu kararı da onayladı. Ayrıca aday ülkeler ile giriş müzakerelerinin 'katılım' başlığı altında yürütüldüğü de uzun zamandan beri biliniyor. Şimdi 'imtiyazlı ortaklığı' devreye sokmak isteyenler, ya seçimleri kazanmak ya da Avrupa Birliği'nin inanılırlığını zedelemek istiyor.
Türkiye müzakerelerin başlaması için gereken tüm şartları şeklen yerine getirdi. Bu Birliğe hemen katılacağı anlamına gelmiyor. Müzakere sürecine ilişkin şartlar şimdiye kadar olmadığı kadar sert olacak. 'İmdat frenleri' eklendi. Ayrıca katılımın bir şartı da, AB'nin üye alabilecek durumda olması. Müzakerelerin başarısızlığa uğraması halinde başka bir seçenek aranması gerekecek. İşte ancak o zaman 'imtiyazlı bir ortaklık' konusunda konuşmanın bir anlamı olur. (Avusturya gazetesi, 5 Eylül 2005)