Irak'a dair Kürt görüşü

Geçtiğimiz haftalarda Irak üç önemli dönüm noktası yaşadı. 15 Ekim'de yapılan anayasa referandumu...
Haber: MESUD BARZANİ / Arşivi

Geçtiğimiz haftalarda Irak üç önemli dönüm noktası yaşadı. 15 Ekim'de yapılan anayasa referandumu, Iraklıların demokrasi tesis etme ve hâlâ yıkıcı tarihinden kurtulmaya çalışan bir ülkeyi kurtarma isteklerinin güçlü bir göstergesiydi. İki gün sonra, 500 kandaşımdan kalanlar Irak'ın güneyindeki bir toplu mezardan Irak Kürdistanı'na yeniden defnedilmek üzere getirildi. 1980'lerde 182 bin Kürt sivilin ölümüne neden olay Anfal kampanyasının ilk aşamasında 1983'teki Baasçı toplama kamplarında 'ortadan kaybolan' hısımlarımdan 7 bin 500'ü hâlâ kayıp. 19 Ekim'de de nihayetinde Saddam Hüseyin mahkemeye çıktı.
Bunların hiçbiri Kürtlerin ortak olmaktan gurur duydukları, ABD öncülüğündeki Irak'ın kurtuluşu operasyonu olmadan mümkün olamazdı. ABD silahlı kuvvetlerinden sonra peşmergelerimiz koalisyonun en büyük ikinci üyesiydi. Bugün Irak Kürdistanı'nın güvenlik güçleri ABD'nin oldukça muktedir ve güvenilir müttefiklerinden biridir. ABD ile devamlı çalışarak ve Iraklı vatandaşlarımıza ulaşarak, eşitlik ve katılım, görüş birliği ve uzlaşmayı temel alan siyasi sürecin merkezinde olduk.
Her şeyden önce, mücadele yolunda ilerliyoruz çünkü ABD gibi, Irak'ın başarılı olmasına ve geçmişin korkunç olaylarının tekrarlamasından sakınmaya ihtiyacımız var. Bu nedenle,
Irak'ın ulusal politikası ve yönetimi ile uğraşıyoruz. Çok sayıda Kürt yeni Irak ordusuna katıldı. Emsalsiz fedakârlıklar gösterdik.
Alaya alındık
Ancak yine de Kürtler ayrılıkçı olarak kötülendiler ve 'sömürüldükleri' için alaya alındılar. Bu, amacımızın bağımsızlık olduğuna dair bir inançtan ve Ortadoğu'nun kendine has çeşitliliğini kabul etmeyi reddeden ve homojen olarak nitelendiren şovenizmden kaynaklanıyor. Irak'taki kurbanlara kusur bulanların anlamadıkları şey şu ki, Kürtler de diğer Iraklılar gibi güvenlik istiyorlar -gelecek için güvenlik ve geçmişin teröründen kurtulmak için güvenlik-. 80 yıldan daha uzun bir süredir -Kürt karşıtı etnik temizleme ve soykırımla sonuçlanan- ayrımcılık ve dezavantajlı konumda olmaktan mustaribiz. Bizi eleştirenlerin söylediklerinden farklı olarak, Kürtler pragmatist ve ılımlılar. Haklarımız olduğunu biliyoruz ancak sorumlularımız olduğunu da anlıyoruz. Bizler vatanseveriz, kendini yok eden milliyetçiler değiliz. 2003 Temmuz ayında Irak Hükümet Konseyi'nin kurulmasında hiçbir önkoşul olmaksızın önemli rol oynadık. Kürdistan'ı Irak'a yeniden bağlamak için hiçbir zorunluluk altında değildik. Unutulmamalıdır ki, ABD Kosova'dan Sırbistan'a yeniden katılmasını istemiyor.
14 yıldır Irak Kürdistanı'nda çeşitli bir toplum olduğumuz fikrini kabul etmekteyiz. Kesinlikle Ortadoğu'nun tüm halklarını ve onların tüm dillerini ve dinlerini barındırması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda Kürdistan yalnız değil.
Köprü kurma rolü
Yeni Irak'ta Kürtler kendilerini, geçmişteki haksızlıkları dikkate alırken Irak'a daha iyi bir gelecek sağlayan kapsayıcı bir siyasi süreçten çıkarı olan bir topluluk olarak, köprü kurma rolüne sahip olarak görmektedirler. Tıpkı Kürtlerin topraklarını ele geçiren Arap yerleşimcilerden öç almadıkları gibi, Irak'taki ılımlı Sünni Araplar ve Şii Araplar da pek çok yaşama mal olan intihar saldırıları dalgası karşısında benzer bir hoşgörü gösterdiler. Tüm demokrat Iraklılar, geçmişteki hataların ancak üzerinde anlaşmaya varılmış yasal mekanizmalar yoluyla düzeltilebileceğinin ve adaletin ayrımcı olamayacağının farkında olduklarını gösterdiler. Kürtlerin Kerkük'e dönmelerine izin verilmesi ve Bataklık Araplarına evlerinin geri verilmesi, Saddam Hüseyin'in yargılanması kadar önemlidir. Oy veren milyonlarca kişinin teröristlerin iç savaş fantezilerine çekilmeyi reddederek- meydan okuması, ABD ve koalisyon ortaklarının cesaretini kanıtlamaktadır.
Temelde sağlam olan bu vizyonu desteklemek, Başkan Bush'un, demokrasinin tüm insanlara ihsan ettiği iyileşme ve itibara dair ahlaki anlayışıdır ve bu anlayış Kürtler tarafından da paylaşılmaktadır. ABD, Iraklıların, fikir birliği ve uzlaşmayı ödüllendiren bir demokrasi tesis etmelerine yardım etme arayışında asla tereddüt etmemiştir. Amerikan halkı özgürlük bayrağını ileriye taşımak için trajik bir bedel ödedi ve bu fedakârlıklarından dolayı minnet duyuyoruz. Hepimiz demokrasinin siyasi problemleri çözmenin tek yolu, şikâyetlerin dikkate alınabileceği tek yöntem olduğunu biliyoruz.
Bu savaşta Kürtler, ABD'nin gerçek dostlarıdır. (Kürdistan Demokratik Partisi ve Irak Kürt Bölgesi'nin başkanı, 26 Ekim 2005)