Iraklılar açlık ve hastalıktan kırılıyor

Dünya kamuoyunun giderek kanıksadığı Irak'taki şiddetin gölgesinde halk büyük bir insani felaket yaşıyor. Uluslararası yardım örgütü Oxfam'ın Iraklı sivil toplum örgütleriyle hazırladığı rapora göre, nüfusun üçte birine tekabül eden 8 milyon Iraklı çok acil yardıma muhtaç.

BAĞDAT - Dünya kamuoyunun giderek kanıksadığı Irak'taki şiddetin gölgesinde halk büyük bir insani felaket yaşıyor. Uluslararası yardım örgütü Oxfam'ın Iraklı sivil toplum örgütleriyle hazırladığı rapora göre, nüfusun üçte birine tekabül eden 8 milyon Iraklı çok acil yardıma muhtaç. Körfez Savaşı sonrası BM yaptırımlarıyla sersefil olan Iraklıların yaşadığı insani krizin 2003'teki ABD işgalinden beri vahimleştiğini aktaran rapor, Maliki hükümetinin halkın gıda ve barınma gibi en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığını belirtti.
Şiddetten kaçmak için çoğu kadın ve çocuk 2 milyondan fazla Iraklı ülkenin başka yerlerine, 2 milyonu da yurtdışına giderken, bunların çoğunluğu yoksulluk seviyesinin en altında yaşıyor. Her gün 2 bin kişi evini terk edip komşu ülkelere göçe çalışıyor. Bu, 2. Dünya Savaşı'ndan beri en büyük göç hareketi demek. Iraklıların karşı karşıya olduğu en büyük sorunlar silahlı çatışma, salgın hastalık ve yetersiz beslenme. 26.5 milyonluk nüfusun temiz suya ulaşamama oranı işgal öncesi yüzde 50'yken, bugün yüzde 70. Sağlık hizmetleri nüfusun sadece yüzde 20'si için ulaşılabilir. Iraklıların yüzde 15'i (4 milyon kişi) düzenli olarak aç kalıyor. Yetersiz beslenen çocukların oranı 2003'ten beri yüzde 19'dan 28'e fırlamış durumda. Çocukların yüzde 92'si öğrenme zorluğu çekiyor. Bu tabloya karşın Irak meclisi, yasa çıkarmak yerine 4 Eylül'e dek tatile girdi.
'Camp David'e sık gelir misiniz?'
'Bush'un finosu' diye anılan Tony Blair'den Britanya Başbakanlığı'nı devralan Gordon Brown ise bu sıfatla ABD'ye ilk ziyaretinde Irak'tan çekilme konusunda kartlarını saklı tuttu. ABD başkanlarının uluslararası görüşmelerinin çoğuna ev sahipliği yapan Camp David'e uçarken Bush'a "Buraya sık gelir misiniz" sorusunu yönelterek acemiliğini gösteren Brown, birlikte akşam yemeği, kahvaltı ve iki uzun baş başa görüşme sonrası havaya girdi. Dünkü basın toplantısında Irak konusunda özenle Bush'la aynı dilden konuşan Brown, "İran'a yaptırımların işe yaradığı ve yeni bir BM kararıyla daha sert yaptırımlar uygulanması gerektiğinde hemfikiriz" vurgusu yaptı. Bush da, misafirine şu övgüleri düzdü: "Gordon Brown somurtuk değil, esprili bir İskoç. Bardağın yarısı boş değil, yarısı dolu tarzında bir adam." Brown, Bush'un İskoçya hakkında görüşünün, 14 yaşında yaptığı ziyarette İskoç aksanlı Presbiteryen papazının uzun ayininde şekillendiği esprisiyle karşılık verdi. Bush, İskoçya'da öğrendiği rugby sevgisini de Brown'la paylaştı. (Dış Haberler)