Irak'ta başarısızlık bir seçenek değilmiş

Washington'ın Kâbil'den Bağdat'a büyükelçi olarak atadığı Afgan asıllı Zalmay Halilzad diyor ki, Irak'ta başarısızlık bir seçenek değil. Kendisinden önce de Washington'daki liderleri, başarısızlığın anlamını açıklamaksızın 'başarısızlığın tercih olmadığını' açıklamışlardı.
Haber: ABDURRAHMAN EL RAŞİD / Arşivi

Washington'ın Kâbil'den Bağdat'a büyükelçi olarak atadığı Afgan asıllı Zalmay Halilzad diyor ki, Irak'ta başarısızlık bir seçenek değil. Kendisinden önce de Washington'daki liderleri, başarısızlığın anlamını açıklamaksızın 'başarısızlığın tercih olmadığını' açıklamışlardı.
Oysa bu sözün niçin söylendiğini çok iyi biliyoruz. Zira gündelik kayıplar ve güvenlik zaafı, Irak'taki Amerikan güçlerinin varlığı sorgulanmaya başladı. Amerikan Kongresi'nde askerlerin çekilmesi için takvim belirlenmesi dile getirildi.
Başarısızlığın imkânsız olduğu doğru değil. Aksine her siyasi ve askeri görevde olduğu gibi Irak'ta da başarısızlık mümkün, ancak soru şu: Kayıpların gerçek boyutu ne? Acaba kayıplar 2 bin askerden mi ibaret? Peki bu sayı saldırıların artması durumunda 10 bine, 30 bine çıkarsa veya çatışmaya yeni taraflar girerse ne olur? Iraklılar daimi suretle anlaşmazlık içinde kalır ve ülkenin idaresi imkânsızlaşırsa ne olacak?
ABD'nin yenilmiş vaziyette Irak'tan çıkması durumunda bu ülkeye girişinden daha fazla bedel ödeyeceği kesin.
Nüfuzunu, hatta belki başka bölgelerdeki varlığını ve çıkarlarını kaybedebilir. ABD'nin dünyadaki konumu zayıflayabilir.
Halilzad Irak'taki başarısızlığın tercih olmadığını diyorsa biz bunu, 'Irak'ta başarı kolay değil' diye anlamamız lazım.
Washington Vietnam'daki savaşında Güney Vietnam'dan zaferle çıkacağından emin değildi. Komünistlerin Saygon'da yönetime gelmesinden sonra ülkeden çıktı ABD. Henry Kisinger'e bu korkunç yenilgiyi sorduğunuz vakit size şöyle diyecektir: 'Evet Vietnam'ı kaybettik, ancak Güneydoğu Asya'yı sol ilerleyişten kurtardık.'
O halde Irak'ta da başarısızlık var ancak petrollü Irak'ta bu başarısızlığın bedeli, pirinç tarlalarına sahip Vietnam'dan daha ağır olacak.
Irak'tan çıkış, petrole doymuş bölgeye giriş gibi olmaz. Irak yenilgisi imparatorluğun sonu olur. Bu yüzden kayıp 10 bin veya 30 bin askeri bulsa da durum değişmez.
Müslüman Alimler Heyeti dışında Iraklı siyasilerin ekseriyeti, Amerikan güçlerinin ülkeden ayrılmasının iç koşulları tehdit edeceğinin, Irak'ın iğrençlik açısından Sırpların Bosna ve Kosova'ya yönelik savaşından geride kalmayacak bir iç savaşa doğru sürükleneceğinin farkında.
Iraklılar öncelikle istikrar istiyor.
Ayrıca ülkelerini Amerikan veya başka güçler olmaksızın bizzat yönetmeleri de hakları. Ancak bir şartla; alacakları kararlar ateşin düştüğü yerden uzaktaki Arap rejimlerinin kararları değil kendi kararları olmalı. (Londra'da Arapça yayımlanan Şark ül Evsat gazetesi, genel yayın yönetmeni, 19 Haziran 2005)