'Irak'ta Kürdistan bir tür Tayvan olur'

Richard Holbrooke, ABD'de 2008 seçiminde Demokratlar iktidara gelirse Dışişleri ya da Ulusal Güvenlik Danışmanlığı koltuğunun önde gelen adaylarından.
Haber: MURAT YETKİN / Arşivi

ANKARA - Richard Holbrooke, ABD'de 2008 seçiminde Demokratlar iktidara gelirse Dışişleri ya da Ulusal Güvenlik Danışmanlığı koltuğunun önde gelen adaylarından. Belki bu yüzden Başbakan Tayyip Erdoğan, 2006 Aralık'ındaki ABD temaslarında Holbrooke ile özel olarak görüşmüş. Görüşme nedeni Holbrooke'un bir süre önce yazdığı makalede, Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi sınırları içinde ABD birliklerinin üslenmesi gerektiğini söylemesi.
Dün Ankara'da yaptığımız görüşmede Holbrooke, "Beni iki taraf da yanlış anladı" diye yakınıp şöyle dedi: "Hem Türk yetkililer, hem de Barzani bu öneriyle bağımsız Kürdistan'ın kuruşulundan yana olduğum yorumuna ulaştı. Tam tersine. Ben, Türkiye ile Irak'ın savaş bölgeleri arasında tampon oluşturulmasını amaçlıyordum."
Holbrooke, Türkiye temaslarında Erdoğan'ın yanı sıra, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan, Genelkurmay 2. Başkanı Ergun Saygın, Irak Özel Temsilcisi Oğuz Çelikkol ve MGK Genel Sekreteri Yiğit Alpogan ile görüştü. Irak'a geçip KBY Başkanı Mesud Barzani ile görüşecek.
'Barzani de görmeli'
Holbrooke, "Aslında Kürdistan'da bir bağımsız oluşum -buna devlet demek doğru olmaz ama- bir bağımsız oluşum 1991'den beri var" diyor. "Irak'ta Kürdistan bir tür Tayvan olur. Yani kendi parası, ordusu, bayrağı, okulları var, ama uluslararası tanınma yok. Gelişip huzur içinde yaşaması içinse Türkiye'ye ihtiyacı bulunuyor. Oysa Türkiye ile Irak Kürtlerinin iyi ilişki kurmasını engelleyen iki sorun var. Biri PKK, diğeri Kerkük. Kerkük'e nasıl bir çözüm bulunur şu an bilemiyorum. Ama PKK sorunu derhal ve kesinlikle çözülmeli. Barzani de bunu görmeli."
Holbrooke, ABD'nin Türkiye'nin PKK ile mücadeleye yardımcı olması gerektiğini vurguluyor: "1995'te Türkiye, PKK'ya karşı Irak'ta harekat başlattığında lobiler ayağa kalktı. Ben Dışişleri bakan yardımcısıydım. Başkan Bill Clinton, Başbakanınız Tansu Çiller'i davet etti. Görüşmede biz de bulunduk. Orada Türkiye harekatın kapsamını sınırlı tutma, fazla içlere, mesela Kerkük'e inmemeyi bir de harekâtın süresini sınırlı tutup PKK hedeflerini yok edince dönmeyi taahhüt etti. Türkiye iki sözünü de tuttu. Clinton da Türkiye'yi hem PKK'ya karşı destekledi, hem seçim öncesi söz verdiği halde siyaset değiştirip 'Ermeni soykırımı' tasarısının kabulünü önledi."
'Türkiye çok değerli'
Holbrooke, "Bush yönetimi Türkiye ile ilişkileri felakete çevirdi" diyor, "Oysa Türkiye Batı cephesinin en önemli ülkesi. Soğuk Savaş'ta Almanya ne idiyse, bugün Türkiye o. ABD için Barzani'nin iknası sorun değil. Ama mevcut yönetim Irak'a saplanmış ve Türkiye'nin değerini göremiyor."