Irak'ta tarih göz göre göre yok edildi

Antik Babil şehrinin harabelerinin üzerine bir Amerikan askeri üssü inşa edilmesinin verdiği hasar, yakın tarihin en acımasız kültürel vandalizm eylemleri listesinde birinci sıraya alınmalı.

Antik Babil şehrinin harabelerinin üzerine bir Amerikan askeri üssü inşa edilmesinin verdiği hasar, yakın tarihin en acımasız kültürel vandalizm eylemleri listesinde birinci sıraya alınmalı. Lüzumsuz ve kaçınılabilir bir hareket olması, yapılan işi bir kat daha acımasız kılıyor. Kampın şehrin ortasına, bir zamanlar dünyanın yedi harikasından Babil'in Asma Bahçeleri'nin bulunduğu yere kurulması şart değildi. Öyle bile olsa Amerikalı yetkililer, arkeologların bu sitenin tarihi açıdan önemine ilişkin uyarılarından son derece haberdardı. Ne var ki British Museum'dan Dr. John Curtis'in de raporunda belirttiği gibi, uyarılara kulak asmadılar.
Dr. Curtis, savaş sonrası bölgedeki askeri varlığın başlarda, bölgeyi yağmalanmaktan korumak gibi değerli bir amaca hizmet ettiğini söylüyor. Ancak bu durum daha sonra siteye 'ciddi düzeyde' hasar verilmesini önleyememiş. Sadece İştar Kapısı gibi 'antik çağın en ünlü anıtlarından biri' değil, toplamda tahminen 300 bin metrekarelik bir alan, çoğu dışarıdan getirilmiş kumla kaplanmış ve preslenmiş.
'Geri dönülemeyecek şekilde kirletildi'
Amaç, oraya sokulmasının bile yasaklanması gereken bir sürü ağır araç için park yeri ve helikopter pisti yapmaktı.
Dr. Curtis bu durumu arkeolojik açıdan 'son derece talihsiz' olarak niteliyor, zira daha önceden hasar görmemiş arkeolojik kalıntılar artık 'geri dönüşü olmayacak şekilde kirletilmiş' olduğundan, henüz kazılmamış ve muhtemelen asma bahçelerin kalıntılarını da içeren çok geniş bir alan hakkında gelecekte bilgi edinebilmek, neredeyse imkânsız hale geldi. Kum ve toprağın başka yerlerden, hatta belki de başka antik sitelerden getirilmiş olması, verilen hasarı iyice artırıyor. Irak'taki genel vaziyet tabii ki daha ziyade insani ve siyasi bir trajedi, ancak bu durum, yerlerini Polonyalı askerlere devredene kadar iş başında olan ABD yetkililerini, onların adına çalışan Kellog, Brown and Root şirketinin kültürel barbarlığının sonuçlarından muaf kılmıyor. Bu şirketse, ABD'nin eski başkan yardımcısı Dick Cheney'nin yönettiği Haliburton'un yan kuruluşlarından biri.
Babil turizm kaynağı olabilir
Babil, son derece haklı olarak medeniyetlerin beşiği olarak nitelenen bir bölgede yer alan, şiirden mühendisliğe varıncaya kadar pek çok alanın ilklerinin görüldüğü, dünyanın en önemli arkeolojik sitelerinden biri. Dr. Curtis'in de belirttiği gibi Babil, antik çağların en meşhur iki kralı tarafından yönetilmişti: Dünyanın ilk kanununu çıkaran Hammurabi (MÖ 1792 -1750) ve meşhur asma bahçeleri, büyük olasılıkla karısı için yaptırmış olan Nebukadnezar (MÖ 604-562).
Babil, Irak'ın olduğu kadar dünyanın da hazinelerinden biri. Antik siteyi bugün Irak Kültür Bakanlığı'na resmen iade eden koalisyon güçleri, bu ahlaki sorumluluklarının ikisini de görmezden geldiler. Irak açısından Babil, aynı zamanda ekonomilerinin yeniden inşasında önemli rol oynayabilecek potansiyel bir turizm kaynağı. Babil'in altında daha ne kadar tarihi hazinenin bulunduğunu kimse bilmiyor. Uluslararası çabayla büyük bir kazı yapılmadıkça da bilinmeyecek. Bu sırada şehrin harabeleri, gerek modern Irak'ı gerekse eski Babil'i, kurtarıcıları gelmeden öncesine oranla çok daha kötü bir hale getirmiş olan savaşın metaforu olarak durmaya devam ediyor. Yeniden inşa işi anlaşılan uzun sürecek. (Başyazı, 15 Ocak 2005)