Irak'taki terörün gerçek müsebbibi

ABD Başkanı George Bush, Irak'ın teröre karşı savaşın 'merkez cephesi' haline geldiğini söyledi. Bush, ayrıca Irak'ta başarıya ulaşmak için uygulanması gereken planın...

ABD Başkanı George Bush, Irak'ın teröre karşı savaşın 'merkez cephesi' haline geldiğini söyledi. Bush, ayrıca Irak'ta başarıya ulaşmak için uygulanması gereken planın, 10 milyarlarca doların Irak güvenlik güçlerinin eğitimi ve yeniden imar çalışmalarına hız verilmesi için ayrılması temeli üzerine kurulu olduğunu da belirtti.
Başkan Bush'un yanıtlamadığı soru şuydu: Irak bu konuma nasıl geldi, bu dönüşümün sorumlusu kim? 11 Eylül olayları sonrası teröre karşı savaşın birinci cephesi Afganistan oldu. Çünkü New York'taki Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon binasına yönelik saldırıları gerçekleştirenler Kaide'nin talimatlarını Afganistan'daki Kandahar ve Tora Bora'daki liderlerinden almışlardı.
Irak, New York ve Washington saldırılarından önce hiçbir ahlaki veya hukuki temele dayanmayan acımasız Amerikan ambargosuna boyun eğmiş, kuzey ve güneydeki hava yasağı bölgelerini koruma gerekçesiyle ardı ardına Amerikan hava saldırılarına maruz kalmış, ancak Irak hükümeti veya bu hükümet tarafından desteklenen hiçbir cemaat, ABD veya başka bir Batılı ülkeye karşı şiddet veya terör eyleminde girişmemişti.
Yeni muhafazakarların oyunu
ABD yönetimini kuşatan, kararlarına hükmeden ve dev Amerikan gücünü İsrail'in stratejik çıkarları için kullanan yeni muhafazakârlar, Irak savaşını meşrulaştırmak ve 11 Eylül olaylarından dolayı şokta olan Amerikan kamuoyuna bu savaşı pazarlamak için Irak rejimi ile Kaide arasında bir ilişki olduğu iddiasını ortaya attılar.
Kaide, rejiminin laik olmasından dolayı Bağdat'taki rejimle çatışma içindeydi. Bu yüzden Irak topraklarına nüfuz etmeye çalışmadı. Fakat Bush yönetiminin Irak'a açtığı savaş, Afganistan savaşında üslerinin yüzde 90'ından fazlası yerle bir edilen Kaide'ye büyük bir hediye oldu. Kaide Irak'ı kullanarak saflarını yeniden düzenleme fırsatı buldu.
Bush, teröre karşı savaş plağını yeniden çalmaya ve Irak'ı bu savaşın en önemli halkası yapmaya çalışıyor. Çünkü Bush, Amerikan halkının ekseriyetinin Irak'taki savaşa ikna olmadığını biliyor.
Amerikan halkı hâlâ New York ve Washington saldırılarının etkisinde. Bu saldırıların kendisine ve iç güvenliğine olumsuz psikojik etkileri oldu. Fakat bu, Başkan Bush'a yönelik bakış açısını değiştireceği anlamına gelmez. Ki Bush halk desteğini yüzde 35'den aşağıya düşüren başkandır.
Irak eskisinden daha kötü
Irak, Amerikan savaşı öncesindeki durumundan daha iyi konumda değil. Aksine Washington'ın önde gelen kişilerinden Allavi'nin açıklamalarına göre daha kötü konumda. İnsan hakları skandallları bitmedi, önceki seçimler güçlü merkezi hükümetin belirmesinde, ulusal bütünlüğün ve güvenlik istikrarının sağlanmasında başarısız oldu. Başkan Bush demokrasiyi değil terörü ithal eden Irak'ta zafere ulaşmak için büyük zorluklarla karşılacaktır. Zira ABD'nin Irak'taki savaşı ahlaki değil, yalan üzerine kurulu. Tarihi deneyimler bütün önceki işgallerin yenilgiyle bittiğini gösteriyor. ABD de istisna olmayacak.
Irak'taki terör birinci derecede Amerikan terörüdür. Kentleri ve köyleri kimyasal silahlarla vuran, mahkûmların ırzlarını çiğneyen ve entrikacı hükümeti işbaşına getiren kendisi çünkü. Ülkesini kurtarmak için savaşanlar ise bütün şeriatların garanti altına aldığı meşru bir hakkı yerine getirenlerdir. (Londra'da Arapça yayımlanan El Kuds El Arabi gazetesi, başyazı, 1 Aralık 2005)