Irak'tan temenni

Mutabakat muhtırası
Başbakan Erdoğan, konuk Irak Başbakanı Maliki'yi Ankara'da ağırladı, ama PKK'ya karşı istediğini tam olarak elde edemedi. Maliki, teröre karşı 'ortak çaba sarf etme' sözü verdi, ancak Ankara'nın umduğu terörle mücadele anlaşması yerine, 'mutabakat muhtırası'na imza atmakla yetindi.
Barzani'nin gölgesi
Maliki, terör anlaşmasının, özel heyetin çalışmalarından sonra, iki ay içinde imzalanabileceğini belirtti. Maliki'nin ziyareti, KDP lideri Barzani'nin gölgesinin altında geçti. Barzani'nin danışmanı Dizayi, Maliki'yi havaalanında karşılayanlar arasındaydı.
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - Türkiye'nin PKK'ya karşı terörle mücadele anlaşması imzalamak için büyük önem verdiği Irak'ın Şii Başbakanı Nuri El Maliki'nin Ankara ziyareti, Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'nin gölgesi altında gerçekleşti. Tüm Sünni bakanların çekilmesiyle kabinesinde Kürtlerle baş başa kalan ve bir ayağı çukura düşen Maliki, terörle mücadele anlaşmasını 'yerine getiremeyeceği taahhütler altına giremeyeceğini' belirterek imzalamazken, PKK'ya karşı 'ortak çaba' sözü veren mutabakat muhtırasıyla yetindi. Anlaşmanın da Türkiye'ye gönderilecek İçişleri heyetinin yapacağı çalışmalardan sonra ancak iki ay
içinde imzalanabileceği kayda geçirildi.
Beş bakanın da yer aldığı 27 kişilik bir heyetle Ankara'ya gelen Maliki, Esenboğa Havaalanı'nda ilgi odağı olurken Kürt yönetiminin nefesi ensesindeydi. Barzani'nin Dış Politika Danışmanı Sefin Dizayi, Maliki'yi karşılayanlar arasındaydı. Karşılamada Ortadoğu ülkelerinin Ankara'daki tüm elçilerinin yanı sıra, Türk Dışişleri yetkilileri ve Irak Türkmen Cephesi'nin Ankara temsilcisi Ahmet Muradlı da hazır bulundu.
Kürtleri tatmin çabası
Maliki, Esenboğa'da terörle mücadelede ortak çıkarlara vurgu yapsa da sıra Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşmesine gelince terörle mücadele anlaşmasını imzalamaktaki tereddütlerini dile getirmek zorunda kaldı. Ortak bir metin üzerinde anlaşılamadığına dair ilk işaret, bir saat 45 dakika olarak planlanan görüşmenin üç saat sürmesiydi. İkili, ortak basın açıklamasını ise "Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'le görüşmeye yetişeceğiz" diyerek üç saat erteledi. Irak'ın terörle mücadele koordinatörü Şirvan El Vaili ertelemelere, "Metin üzerinde teknik problemler var. Kürtler dahil herkesin isteklerini anlaşma metnine yansıtmak istiyoruz ama olmuyor. Anlaşma sonraya kalacak. Terörle mücadele anlaşması için daha detaylı çalışma kararı aldık" izahatını getirdi.
Gücünü yitirdiğini itiraf etti
Sezer'den de "PKK ile mücadelede güçlü işbirliği bekliyoruz" mesajı alan Maliki, ardından başbakanlığa geri döndü. Heyetlerarası ve ikili görüşmeleri yeniden gözden geçiren taraflar, anlaşma yerine PKK ile mücadelede 'ortak kararlılık' ve 'ekonomik işbirliği' vurgusu yapan 'mutabakat muhtırası'nda karar kıldı. Iraklı bir hükümet yetkilisi ise, AP'ye Maliki'nin anlaşmayı imzalamaktan 'iktidar gücünü yitirdiğini ve Iraklıların yerine getiremeyeceği taahhütler altına giremeyeceğini' söyleyerek kaçındığını belirtti.
Yetkili Maliki'nin "Parlamento ve kabineme sunmadan Bağdat'ı bağlayan bir anlaşmaya imza yetkisinde değilim. Anlaşmayı imzalamak, Iraklıların yerine getiremeyeceği sözleri dayatır" dediğini aktardı.
Daha sonra kameraların karşısında muhtırayı imzalayan Erdoğan ile Maliki, PKK ile mücadele dahil her alanda işbirliğine vurgu yaptı. Erdoğan, Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasına ve ülkede 'kardeş kanı' dökülmemesine büyük önem verdiklerini anlatırken, terörle mücadelede anlaşma imzalama kararı almalarından ötürü memnuniyet duyduklarını söyledi. Erdoğan, "Türkiye, tüm imkânlarıyla Irak'ın yanında olacak. Yeter ki terörü Türkiye'den de, Irak'dan da izole edelim" diye konuştu. "Kürdistan, Irak'ın bir bölümüdür" diyen Maliki de, PKK'yı terör örgütü sayan mutabakat muhtırasının Kürdistan yönetimi dahil Irak'ın tümünü bağladığını söyledi. Maliki, "Biz, terörün üstesinden birlikte gelmeye kararlıyız. Türkiye'nin PKK terörüne maruz kalmasını kabullenemeyiz. Özel bir heyet gönderip, terörle mücadelede yapacağımız ortak anlaşmanın detaylarını belirleyeceğiz" dedi.
'Güvenliği Türk askeri deliyor'
Görüşmelerde sınırdaki hareketlilik konusunda tansiyon yükseldi. Irak Sınır Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Muhsin Abdülselam, "Sınır, kontrolümüz altında. Güvenlik zaman zaman deliniyorsa, sorumlusu Türk askeridir. Çünkü, Türk askeri nerde durması gerektiğini çok da iyi bilmiyor" diye çıkıştı. Türk ordusunun sınır faaliyetlerine ilişkin tuttukları raporu Türk Dışişleri ve Başbakanlık yetkilileriyle paylaştıklarını belirten Abdülselam, "Türk askeri kendi başına PKK ile savaşmak istiyor. Bizimle ortak hareket etse daha çabuk sonuç alırız" dedi.
PKK bürolarının kapatılması ve liderlerinin teslim edilmesi, PKK'ya silah desteğinin kesilmesi ve örgütün radyo-TV yayınlarının engellenmesini talep eden Türk tarafı ise, "Kürt grupların PKK'ya desteği kesilmezse askeri operasyon kaçınılmaz" uyarısı yaptı.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de, Iraklı muadili Hoşyar Zebari'ye Avusturya'nın yardımıyla Kuzey Irak'a giden PKK'lı Ali Rıza Altun'u hatırlatıp, "Irak'ın PKK için güvenli bir cennet olduğu ortada. Neden, PKK'lılar başka ülkelere gitmek istemiyorlar da, Kuzey Irak'a gidiyorlar. Altun'u acilen iade edin" dedi. Zebari de, iki ülkenin yapacağı anlaşma kapsamında Altun'un iadesinin söz konusu olacağına dikkat çekti.
Dağa fare doğurtan mutabakat muhtırası

  • Türkiye ile Irak, birbirinin iç işine karışmamaya dayalı iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmeyi taahhüt eder.
  • Irak'ta güvenliğin sağlanmasını isteyen Türkiye, buradaki her türlü terör eylemini kınar.
  • Başbakan Maliki'nin Ankara ziyareti Türkiye'nin Irak'taki uzlaşı ve demokratikleşme sürecine olan desteğini teyidine imkân vermiştir.
  • İki başbakan, iki ülke ilişkilerini çok boyutlu gördüklerini ve bu ilişkileri bölgenin yararına kullanmaya kararlı olduklarını teyit eder.
  • Mutabakat muhtırası ile terör ve örgütlü suçun önlenmesi ve durdurulması iki ülke arasındaki işbirliğinin çerçevesi oluşmuştur.
  • Her iki ülke terörle mücadele konusundaki işbirliğini güçlendirmeyi kabul etmiştir.
  • İki başbakan, PKK/Kongra-Gel başta olmak üzere Irak'ta faaliyet gösteren tüm terör örgütlerinin ve faaliyetlerinin tecrit edilmesi, pasifize edilmesi ve mevcudiyetlerine son verilmesi amacıyla her türlü çabayı göstermede ortak mutabakata varmıştır.
  • Her iki ülke 1926'da imzalanan Ankara Anlaşması, 1946'daki Türkiye-Irak Dostluk ve Komşuluk Anlaşması ve 1989 tarihli Türkiye-Irak hukuki ve adli işbirliği sözleşmesinin yürürlükte olduğunu kabul eder.
  • Her iki ülke BM Güvenlik Konseyi'nin terörle mücadele konusunda 2001, 2004 ve 2005'te almış olduğu kararların uygulanması konusundaki taahhütlerini yinelemiştir.
  • İki ülke arasında 'Terörle Mücadele İşbirliği Anlaşması' ve 'İçişleri Bakanlıkları Arasında Terör ve Organize Suçlarla Mücadele Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Muhtırası' imzalanmasına ilişkin çalışmalar iki ay içinde sonuçlandırılacaktır. Bu amaçla Irak İçişleri Bakanı, iki hafta içinde Türkiye'yi ziyaret edecektir.
  • İki ülkenin başbakanı, kapsamlı bir Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın imzalanması konusunda da fikir birliğine varmıştır.
  • Türkiye Basra'da, Irak da Gaziantep'te yeni başkonsolosluk açacaktır.
  • İlki Mısır'ın Şarm-El Şeyh kentinde yapılan genişletilmiş Irak'a komşu ülkeler toplantısının ikincisi İstanbul'da olacaktır.
  • İki başbakan, iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi için yeni kanallar oluşturacaktır.