İran Britanyalı esirlere karşılık ilk esirini kurtardı

Londra'nın yola gelmesiyle esir aldığı 15 Britanya askerini bırakma imkânı doğduğunu duyuran Tahran, ABD esaretindeki İranlı yetkililerden birinin kurtulmasıyla diplomatik başarısını perçinledi.

TAHRAN - Londra'nın yola gelmesiyle esir aldığı 15 Britanya askerini bırakma imkânı doğduğunu duyuran Tahran, ABD esaretindeki İranlı yetkililerden birinin kurtulmasıyla diplomatik başarısını perçinledi. ABD komutasındaki Irak güçlerince kaçırıldığı öne sürülen Bağdat Büyükelçiliği ikinci katibi Celal Şerefi, 58 gün sonra serbest kalıp Tahran'a döndü. Böylece Tahran'ın ABD'nin İranlı yetkilileri kaçırmasına misillemede bulunup Britanya askerlerini değiş tokuş kozu yaptığı tescillendi.
Tahran, İran istihbaratının adamı olduğu söylenen Şerefi'nin kaçırılmasını şöyle aktarmıştı: '4 Şubat'ta Bağdat'ın Karrada semtinde Irak üniforması giymiş silahlı 30 kişi, İran konvoyunun önünü kesip diplomatımızı zorla araçlarına bindirip götürdü. Olayı gerçekleştiren Irak 36. Komando Taburu, ABD komutasındaydı. Diplomatımızın güvenliğinden ABD'yi sorumlu tutuyoruz.'
O tarihte olayla ilgisini yalanlayan Amerikan ordusu, dün de "Onu biz tutmuyorduk, bırakılması da bilgimiz dahilinde değil" açıklamasını yaptı. Gelgelelim Iraklı Şii vekiller, Tahran'ın anlatımını doğruluyor.
'İran'ın CIA ve MI6 şeflerini kaçırması gibi'
Nitekim ABD güçleri, 11 Ocak'ta Kuzey Irak'ın Erbil kentindeki İran irtibat bürosunu basıp beş İranlı yetkiliyi esir almıştı. Dün Irak Dışişleri'nin üst düzey bir yetkilisi, beş İranlının bırakılması için çalıştıklarını, bunun Britanyalıların bırakılmasına yardımcı etken olacağını söyledi. Yetkili, Irak hükümetinin Şerefi'yi kaçıranlara da benzer baskı uyguladığını kaydetti.
Independent gazetesi, Erbil baskınının esir krizini tetikleyen olay olduğunu belirterek, perde arkasını aktardı. Buna göre, 11 Ocak sabahı İran irtibat bürosuna helikopterlerle indirilen ABD birliğinin asıl hedefi, bölgeyi ziyaret eden İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Caferi ile Devrim Muhafızları İstihbarat şefi General Manuçehr Firuzende'ydi. Onlar ele geçirilemeyince alt düzey beş İranlı kaçırıldı. Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ve Kürt yönetimi lideri Mesud Barzani'yle resmi ziyarette bulunan iki üst düzey İranlının kaçırılması girişimini, Barzani'nin komutanı Fuad Hüseyin de doğruladı: "Amerikalılar asıl Caferi'nin peşindeydi, onu büroda bulabileceklerine inanıyorlardı." Gazete, Erbil baskınının aşırı saldırganlık içeren çok ciddi bir eylem olduğunu belirtip, bunu İran'ın Pakistan ve Afganistan gibi bir komşusuna resmi ziyarette bulunan CIA ya da MI6 başkanlarını kaçırmaya çalışmasına benzetti. Bedelini Britanyalıların ödediğini sözlerine ekledi.
Blair'den Tahran'a 48 saatlik ültimatom
Dün esir krizinin 12. gününde, İran Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, Britanya'nın çözüm yolunda ilk adım görülen müzakereleri başlattığını duyurdu. Esirlerin yargılanmasına gerek olmadığını söyleyen Laricani, "Yolun başındayız. Bu yolda devam ederlerse, mantıksal olarak şartlar değişir ve sorunun halline doğru ilerleriz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Pervez Davudi'nin de, Londra'dan sadece ihlali kabul edip tekrarlanmayacağı garantisini vermesini istemesi dikkat çekti.
Ama Britanya Başbakanı Tony Blair, ağırdan satma havasındaydı: "Gelecek 48 saat kritik. Laricani'nin açıklamalarını okudum, ümit vaat ediyor. Ama en önemlisi adamlarımızı geri almamız. İki yol tutturduk: Birincisi, çatışma aramamak ve diplomatik çözüm istiyorlarsa kapıyı açık tutmak. İkincisi, adamlarımız bırakılmazsa giderek dozu artan zorlu kararlar alabileceğimizi anlamalarını sağlamak. Artık top İran'da." Blair'ın açıklaması sonrası Britanya Dışişleri Bakanı Margarett Beckett da "Hızlı bir çözüm görmeyi düşünürken ihtiyatlı olmalıyız" uyarısında bulundu. Beckett, Blair'in sözleri için de "Askeri seçeneklere başvurmaktan bahsetmiyor. Çatışma aramıyoruz" yorumunu yaptı. (Dış Haberler)