İran zorunlu seks eğitimi veriyor

İran'da tıpkı eski Sovyetler'de olduğu gibi 'ideal devrim vatandaşı' yaratma çabası, İslami rejimle çelişkili gibi görünen manzaralara da yol açıyor.

TAHRAN - İran'da tıpkı eski Sovyetler'de olduğu gibi 'ideal devrim vatandaşı' yaratma çabası, İslami rejimle çelişkili gibi görünen manzaralara da yol açıyor. İran'da reformcular da muhafazakârlar da hükümet etse, evlenmeye hazırlanan çiftlere zorunlu seks ve doğum kontrolü dersleri veriliyor. New York Times bir derste kadın öğretmenin gelin olmaya hazırlanan onlarca kıza elinde yeşil bir prezervatif tutarak doğum kontrol yöntemlerini anlattığını, seks dersinde ise devletin kadınların da erkekler kadar zevk alması ve erkeklerin kadınların uyarılması için sabırla beklemesi gerektiği mesajı verdiğini aktardı. Dışarıya genelde kadınların örtünmeye zorlandığı imajının yansımasına karşın seks eğitiminin de İran'ın karmaşık gerçekliğinin bir parçası olduğunu belirten gazete, her iki veçhenin de İran rejiminin 1979 devriminden beri halkın kimliğini şekillendirme çabasının sonucu olduğuna dikkat çekti.
Zevk düşkünü Fars kültürünün yanısıra Zerdüştlüğün ve onlarca etnisiteyle aşiretin mirasının Şii İslam'ın öğretileriyle çeliştiği İran'da seks eğitimi hiç de yeni bir şey değil. Hatta son dönemde içeriği genç çiftlerin birbirinin tadını çıkarmasına yardım amacıyla güncellenmiş. Böylece devlet, evlilikleri daha güçlendirerek, başa çıkamadığı ekonomik, sosyal zorluklara karşı teselli sunmayı umuyor.
1979'dan beri Şii İslam öğretisiyle devrimci ideolojinin birleşmesinden yeni bir ulusal kimlik yaratılmaya çalışılırken, Ali Ekber Haşimi Rafsancani'nin cumhurbaşkanlığında ekonomi devlet kontrolünden çıkarılmaya, Muhammed Hatemi'nin cumhurbaşkanlığında giyim-kuşam, kadın hakları ve ifade özgürlüğü yönünde adım atılmaya çalışıldı, ama en üst yönetimin İslami Cumhuriyet ile kurumlarının bunlara dayanamayıp çökeceği korkusunun baskın çıkmasıyla iki yıl önce aşırı muhafazakâr Mahmud Ahmedinecad cumhurbaşkanı seçildi.
'Kimiz, nereye gidiyoruz?'
Adının açıklanmasını istemeyen bir akademisyen "Bir cumhurbaşkanından diğerine ülkenin tüm yönelimi değişiyor. Neden? Çünkü kim olduğumuz ve nereye gittiğimize dair fikir birliğimiz yok" diye yakınıyor. Hatemi'nin eski yardımcısı Muhammed Ali Abtahi ise Şah döneminde başörtüsünün, şimdiyse başörtüsü çıkarmanın isyan göstergesi olduğunu belirtip "Devrimden sonra doğan çocuklar devrimden önce doğanlara göre daha az inançlı. Devrimden önce doğanların imanları gönüllü oluyordu" görüşünü dile getiriyor. Abtahi, "İki yıldır iktidarda değiliz. Onların bakış açısına göre bu zaman zarfında hiçbir fahişe, hicaptan sapma, eşcinsel kalmamalıydı. Ama öyle olmadı ve devletin mücadelesi kızıştı" diye ekliyor. Muhafazakâr vekil Emad Afruh, aşırı baskıyı İslami Cumhuriyet'in hâlâ genç bir devlet olmasına bağlayıp toplumla bireyin ihtiyaçları arasında denge bulunmaya çalışıldığını, ama daha yolun başında olunduğunu belirtiyor. (NYT)