İran'da nefes kesen seçim

İran'da nefes kesen seçim
İran'da nefes kesen seçim

Ahmedinecad, rakiplerini psikolojik savaş yürütmek ve Siyonist taktikler kullanmakla suçladı. FOTOĞRAFLAR: AFP

Karnaval havasında geçen kampanyanın ardından İran'da dün görülmemiş bir seçim yaşandı. Seçim Komisyonu oyların yüzde 20'si sayıldığında muhafazakâr Cumhurbaşkanı Ahmedinecad yüzde 69'la önde gittiğini açıklarken, rekor katılıma güvenen reformcu Musavi de 'zafer' ilan etti
Haber: CEYDA KARAN / Arşivi

İranlılar son sözü söylemek için sandık başlarında kuyruklar oluşturdu. Katılımın 12 yıl önceki yüzde 80’lik rekoru yakalaması umut ediliyor.

TAHRAN - İranlılar, 7’den 77’ye toplumu siyasete kanalize edip büyük kentleri üç hafta boyunca panayır yerine çeviren üç haftalık seçim kampanyasının ardından dün soluğu sandık başında aldı. 2005’te sürprizle sandıktan çıktıktan sonra kimilerine göre İran’ın dünyayla ilişkilerini geren, kimilerine göre ‘dik duran’, ancak iş ekonomik sorunlara derman olmaya gelince herkesin başarısızlığında hemfikir olduğu 52 yaşındaki Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinecad’ın kaderini tayin vakti gelip çattı. Rekor katılımın gerçekleştiği oylama süreci tam dört kez uzatıldı. Seçim komisyonu sandıkların yüzde 20’si açıldığında Ahmedinecad’ın yüzde 69, reformcu aday Mir Hüseyin Musavi’nin yüzde 28 oy aldığını açıkladı. Musavi ise kendi kampanyasının sonuçlarına dayanarak ‘yüzde 65’ ile zafer ilan etti.
Hem reformcular hem de ılımlı muhafazakârların desteğini alan eski başbakan Musavi’nin, İran sokaklarında estirdiği fırtınayı sandığa tedavül etmesi durumunda, Ahmedinecad’ın 1979’dan bu yana ikinci kez seçilmeyen ilk cumhurbaşkanı olabileceği konuşuluyordu. Seçimde Ahmedinecad ile Musavi dışında eski Meclis Başkanı Mehdi Kerrubi ile eski Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rızai de yarıştı. Gel gör ki, ikiliye şans tanıyan yokken, alacakları oyla biraz da birinci turda seçilmek için gereken yüzde 50’lik oy oranının tutturup tutturulamayacağını belirleyecek. Aksi halde ufukta 19 Haziran’da ikinci turun yolu gözükecek.
1979 İslam Devrimi’nden bu yana 10. cumhurbaşkanlığı seçimi bu. 2005’te katılım oranı seçim dönemlerinde siyasal enerjiyle yüklenen böyle bir ülkede yüzde 60’de kalmıştı. Bu kez herkesin gözü 12 yıl önce reform cephesinde fırtınalar estirmiş eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin kırdığı rekorda. Hatemi seçildiğinde katılım yüzde 80’i bulmuştu. Gel gör ki reformların hayata geçmemesi bu cepheye pahalıya mal oldu. Değişimin sandıktan gelmediğini gören küskünler sandığa küstü. İşte bu seçim eğilimi tersine çevirme çabası. 46.2 milyon seçmen kitlesinin yarısını devrimi görmemiş gençler oluşturuyor. Kampanyanın son üç günü Tahran’da Farsça pop ve rap müzikli sokak gösterileri, ‘Ahmedi bye bye’ sloganlarıyla görülmemiş bir ortam yaratan da işte bu gençler. Çarşamba gecesi doruğa çıkan coşkunun ardından Tahran sokakları bir gecede tertemiz edilirken, perşembeyi seçim olmayacakmışcasına sakin geçiren bu gençlerin fire vermemesi halinde ibrenin Musavi’den yana döneceğinde hemfikirdi herkes. Nitekim rekor katılım gerçekleşince Musavi, akşam basın toplantısında “Seçimi açık ara kazandık” diyerek zafer ilan etti. Yardımcısı Ali Ekber Muhatşamipur da AFP’ye Tahran ve bölgelerden gelen bilgilere göre oyların yüzde 65’ini aldıklarını iddia etti.
Dün sabah 08.00’de (TSİ 06.30) sandıkların açılmasıyla birlikte katılımın Hatemi dönemindeki yüzde 80’i yakalayacağı fikri pekişti. İRNA TV’ye bakılırsa ilk bir saat içinde 5 milyon seçmen tercihini yapmıştı. Seçim Komisyonu Başkanı Kerman Danişcu bu durumu “Katılım inanılmaz” diye özetlerken bir başka yetkili “Bence katılım oranı yüzde 80’i 90’ı bulacak” dedi. Sandıklar kapanmaya yakın hala daha uzun kuyruklar erimeyince oylama tam dört kez uzatılarak seçim maratonu geceyarısına kadar sürdü.
Öğleden itibaren Tahran’da reformcuların kalesi olan Kuzey’den Ahmedinecad taraftarlarının ağırlıklı yaşadığı daha yoksul güney kesimlerine kadar her yerinde katılımın yüksek çıkacağının işaretleri mevcuttu. Okullar, mescitler ve hükümet dairelerinde kurulan sandıkların önünde uzun kuyruklar oluştu. İnsanlar oylarını kullanabilmek için haziran sıcağında kimi yerde 45 dakika kimi yerde iki saat beklediler. 

‘Düzeni kimse değiştiremez’
Sandık başlarında sukünet ve sabırlı bir bekleyiş hakimdi dün. Tahran’ın kuzeyiyle güneyi arasında kalan merkezinde yer alan Fatemi Caddesi’ndeki seçim merkezinde oylarını kullanmaya gelmiş 20’li yaşlardaki Azade, Mercan, Meryem ve Mehşi “Bir şeylerin değişmesini umuyoruz” diye dile getirdiler beklentilerini. Mehşi, “Özgürlüklere dair sınırlamaların kalkması için oy kullanıyoruz. Gençler artık daha fazla özgürlük istiyor derken, 27 yaşındaki İmad, “Hükümetin toplumdaki değişim ihtiyacına yanıt vermesi gerek” vurgusu yapıyordu. Salt gençler değil orta yaşlılar da Musavi’den umutlu görünüyordu. 59 yaşındaki işadamı Cafer, Ahmedinecad hükümetinin özel sektörü köşeye sıkıştırdığını, zayıf bir devlet ekonomisi yarattığını belirtip ekledi: “Umarım reformcular kazanır.” 27 yaşındaki Şahin de “Özgürlüğün olup olmaması İran’da çok fark etmez, çünkü dini bir hükümet var. Bunu tamamen değiştiremezsiniz, Musavi de değiştiremez” dese de “Azıcık değişim bile iyi” diye ekledi. 

‘Biz zaten özgürüz’
Bir de Ahmedinecad cephesi var. Güneyde Humeyni Meydanı yakındaki bir seçim merkezinde oyunu kullanan 22 yaşındaki Merziye ile Hediye karşıt görüşte: “Biz Ahmedinecad’ı destekliyoruz.” ‘Neden’ sorusuna, “Dış politikası” yanıtını veriyor Merziye. “Nükleer güç olma yolundaki politika İran’ın dünyadaki konumunu yükseltti” diyor. Kendisine bunun gerilim, yaptırımlar getirdiği görüşünü aktarınca, “Doğru ekonomi çok iyi değil” deyip ekliyor: “Çünkü perde arkasında başkaları izin vermedi.” Kimi kast ettiğini sorunca da “Rafsancani ile Hatemi” diyor. Musavi’nin özgürlüğü genişleteceği beklentisi için ise “Biz halimizden memnunuz. Zaten özgürüz” diyor. Zehra Rahnavard’ın ise seçim kampanyasına göz boyamak için katıldığını düşünse de “İyi konuşuyor, iyi şeyler konuşuyor” demeden edemiyor.

İran’da sistem nasıl işliyor?
Dini Lider: Yargı erki, devlet radyo ve televizyon kurum, emniyet genel müdürlüğü, silahlı kuvvetler komutanları ve 12 üyeli Anayasayı Koruyucular Konseyi’nin altı üyesi dini lider tarafından atanır. Aynı zamanda ordunun başkomutanı. 

Uzmanlar Konseyi:
İran dini liderini atar veya görevden alır. Dini liderin icraatlarını ve kararlarını denetler. Yılda bir kez toplanır, sekiz yıllığına genel oy ile seçilen 86   hukukçudan oluşur.

Cumhurbaşkanı: Dini liderden sonraki en yüksek devlet otoritesi. Dört yıllığına genel seçimde halkın oyuyla seçilir. Art arda en fazla iki kez seçime katılabilir. Kabinesini ve sekiz kişilik yardımcılar kurulunu kendisi belirler. 

Meclis: Dört yıllığına seçilen 290 vekilden oluşur. Vekilliklerin Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından onaylanması gerekir.  Uluslararası anlaşmaları ve bütçeyi onaylar. 

Anayasayı Koruyucular Konseyi: Altısı dini lider tarafından atanan 12 üyeden oluşur. Öteki altı üye ise yargı erki başkanının Meclis’e önerdiği hukukçular arasından seçilir. Meclis kararlarını iptal etme yetkisi var. Çıkarıan bir yasa şeriatla uygun değilse düzeltmesi için Meclis’e geri yollayabilir. 

Düzenin Yararını Teşhis Konseyi: 51 üyeli konsey, dini lider, Meclis ve Anayasa Koruma Konseyi arasındaki anlaşmazlıklarda çözüm bulma yetkisine sahip. 

Yargı sistemi: Dini lider yargı başkanını atar, o da sırayla yüksek mahkeme ve başsavcı atamasını yapar.