İran'daki davada hedef Batılı elçilikler

İran'daki davada hedef Batılı elçilikler
İran'daki davada hedef Batılı elçilikler

Reiss İsfahan?daki durum hakkında Fransız elçiliğine bir sayfa rapor verdiğini söyledi. Afşar ?İstihbarat Bakanlığındaki kardeşlerim hatamı anlamamı sağladı? derken ağladı. FOTOĞRAFlar: afp, ap

İranlı muhaliflerin davasında, Britanya ve Fransa elçiliği için çalışan iki İranlı ile bir Fransız akademisyen kadının protestolara katılıp yabancı ülkeler için bilgi topladıklarını itiraf ettikleri ileri sürüldü

TAHRAN - İran’da cumhurbaşkanlığı seçimi sonucunu protestolarda tutuklananların ikinci duruşması dün yapılırken, gözler sanık sandalyesinde oturan bir Fransız kadın akademisyen ile Fransa ve Britanya elçiliğinin iki İranlı çalışanındaydı. Devrim Mahkemesi’ndeki gazetecilere kapalı duruşmada, Britanya’nın Tahran Büyükelçiliği’nden Hüseyin Ressam, Fransa’nın Tahran Büyükelçiliği’nden Nazek Afşar ve Fransız akademisyen Clotilde Reiss’in protestolarda yer aldıkları ve yabancı ülkeler için bilgi topladıklarını itiraf ettikleri öne sürüldü. 

‘Elçiliğe bilgi verdim, ABD’ye de gitti’
Resmi medyaya göre, 17 Temmuz’da kefaletle bırakılan ancak casuslukla suçlanan Ressam, şunları şöyledi: “Britanya huzursuzluk çıkarmada rol aldı, İranlı siyasi gruplar, etkili kişilikler ve eylemcilerle ilişki kurmaya 500 bin sterlin bütçe ayırdı. Seçimden önce reformcu aday Mir Hüseyin Musavi’nin kampanya merkeziyle bağlantı kurdum. Görevim bilgi toplamak, bağlantılar kurmaktı. 130 kişiyle farklı zaman ve yerlerde görüşüp edindiğim bilgileri Britanyalı diplomatlara ilettim ve onları bazı İranlılarla görüştürdüm. İranlı çalışanlar olarak elçiliğin talimatıyla Tom Burn ve Paul Blemey adlı diplomatlarla gösterilere katıldık, büyükelçi ile maslahatgüzar da 18 Haziran’da Firdevsi Caddesi’ndeki gösteriyi izledi, bir diplomat da fotoğraf çekti. Topladığımız bilgiler Londra’dan Washington’a gönderildi.” 
İran halkından özür dileyip affını isteyen Ressam ile birlikte tutuklanan elçilikten yedi İranlı bırakılmış, Burn ve Blerey sınırdışı edilmişti.

Babası Fransız nükleer uzmanı
Fransız elçiliğinde görevli Afşar, elçiliğin kültür dairesi önünde gösteri olurken kendilerine ‘Talep ederlerse göstericilere sığınma teklif edin’ talimatı verildiğini söyledi. Beş ay İsfahan Teknik Üniversitesi’nde ders verdikten sonra tutuklanıp Evin Hapishanesi’ne atılan ve 24 yaşına yeni giren Reiss de,  ‘gösterilere katılmak, yurtdışına bilgi ve fotoğraf geçerek ulusal güvenliği tehlikeye atmakla’ suçlandı. Gösterilere katıldığını ama İran’a karşı faaliyet içinde olmadığını söyleyen Reiss, şunları anlattı: “İsfahan’daki durum hakkında bir sayfalık rapor yazıp elçiliğin kültür bölümüne verdim. Gösteriler nedeniyle üniversite kapandı. İran’dan ayrılmayı planlıyordum, ama 14 ve 17 Haziran’da Tahran’daki gösterilere katıldım, fotoğraf ve film çektim. 50 arkadaşım ve aileme e-posta gönderdim. Bunu meraktan ve siyasi durumu anlamak için yaptım. Gösterilere katılmamdaki saik kişiseldi. Hata olduğunu kabul ediyorum. Katılmamalıydım.”
Babasının Fransız Atom Enerjisi Kurumu’nda çalıştığını belirten kadın akademisyen, “Ben orada doktora stajı yaptım ve İran’ın nükleer politikasına dair rapor yazdım. İnternette bulduğum bilgileri kullandım. Gizli bir tarafı yok” dedi. Reiss sözlerini “Pişmanım. İran halkı ve mahkemeden özür diliyorum. Affınızı umuyorum” diye noktaladı. Fransa’da bulunan babası Remi Reiss ise, kızını duruşmada görünce şaşırdığını,  kızının masum olduğunu, Cumhurbaşkanı Nikolas Sarkozy’nin onun derhal bırakılmasını sağlaması gerektiğini söyledi.  

‘Tüm AB’ye karşı yapılmış hareket’
Fransa ve Britanya ile birlikte elçilik çalışanlarının derhal bırakılmasını talep eden İsveç, AB Dönem Başkanı sıfatıyla “Bir AB ülkesi, elçiliği ve çalışanlarına yapılan tüm AB’ye karşı yapılmıştır” diye uyardı. Paris suçlamaların ‘temelsiz’ olduğunu söylerken, Londra ‘Haksızlık, rezillik, provokasyon’ tepkisini gösterdi. (Dış Haberler)