İran'ı kınayanlar İsrail'e neden tepkisiz?

İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın Siyonist oluşumla mücadele edilmesi yönündeki konuşması karşısında koparılan gürültü doğal olmayan boyutlara taşındı.
Haber: MUSİB NAİMİ / Arşivi

İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın Siyonist oluşumla mücadele edilmesi yönündeki konuşması karşısında koparılan gürültü doğal olmayan boyutlara taşındı. Bu boyutlar, gerginliği kasıtlı tırmandırmanın arkasında saklı hedefler olduğu, bu hedeflerin nükleer dosya ve Batı'yla ilişkiler gibi başka konulara bağlandığı endişesi uyandırıyor.
İran'ın Siyonist oluşumun meşru olmadığı yönündeki tutumu yeni değil. Zira Tahran, Filistin toprağını terörist araçlar kanalıyla bu toprakları istila etmiş köktenci Siyonist örgütler tarafından işgal edilmiş olarak görüyor. Ortada bu oluşumun varlığını tanımayan birçok Arap ve İslam ülkesi var ve bir çok ülke de Siyonist faşist rejimin meşruluğundan kuşku duymakta.
O halde bu gürültü niçin ve faşist bir oluşumun son bulmasını isteyen ifadeler taşısa dahi bu konuşmadaki tehlike ne?
Şayet dünya Siyonizm'i hakkında görüş bildirilmesi sebebiyle dünyayı ayağa kaldıranlar, uluslararası değerler ve örflere bağlılıkta samimi iseler İsrail oluşumunun masum Filistinlilere yaptığı uygulamalara karşı bir kez de olsa tutumlarını açıkça belirlemeleri gerekir. Yoksa bu suçlar onların İran devlet başkanının konuşmasında yer alan ifadelere gösterdikleri gibi bir tutum almaya layık değil mi?
Birleşmiş Milletler ilkelerinin çiğnendiğinden dem vurulması ise hiçbir devletin görüşü veya başkanının tutumuyla bağdaşmıyor. Ki bu kurallar başkalarından önce 'bu oluşum' tarafından çiğnenmiştir. Kendisinden 67 ve 73 savaşlarında işgal ettiği topraklardan çıkmasını isteyen uluslararası kararları, keza Filistinlilerin dönüş hakkı ve kendi geleceklerini belirleme hakkıyla ilgili kararları geri çevirmiş uygulamamıştır.
Ortadoğu toplumunun Siyonist oluşumun varlığıyla birlikte içine girdiği deneyimler doğrultusunda 'bu oluşum', devlet ismi taşımayı hak etmiyor. Çünkü Arap ve Müslüman komşularla birlikte yaşayamamakta ve bu bölgeden çok uzak emelleri bulunmakta. O oluşum ve bütün suçlarına ortak olan Britanya sömürge döneminden bu yana Doğu'ya gelen bütün felaketlerin sebebidir. Dünya istesin veya istemesin Filistin halkının topraklarını ve haklarını alacağında şüphe yok. (İran'da Arapça yayımlanan El Vefagh gazetesi, 29 Ekim 2005)