'İranlı Dylan', Fars hüznünü anlatıyor

Mahmud Ahmedinecad'ın aşırı muhafazakâr hükümetinin demir yumruğunu sıktığı İran'da konser verip resmen CD satmasına izin verilmeyen Muhsin Namju'nun ününün yayılması ise önlenemiyor.

TAHRAN - Mahmud Ahmedinecad'ın aşırı muhafazakâr hükümetinin demir yumruğunu sıktığı İran'da konser verip resmen CD satmasına izin verilmeyen Muhsin Namju'nun ününün yayılması ise önlenemiyor. CD'leri karaborsada peynir ekmek gibi satan ve kayıtları Youtube'da ağustos itibarıyla 1.6 milyondan fazla tıklanan, hükümetin bile temmuzdaki İmam Ali törenlerine şarkı söylemeye çağırmak zorunda kaldığı 31 yaşındaki Namju, New York Times'a da 'İran'ın Bob Dylan'ı' etiketiyle haber oldu. Zira saz çalarken Mevlana'dan Hafız'a Fars şiirinin en güzel örneklerini döktüren Namju, müziğini jazz, rock ve blues'la harmanlamayı da başarıyor. Genç kuşakların artık dinlemediği geleneksel müziği yeni bir yorumla hayatta tutmaya çalıştığını belirten Namju'nun müzikal denemelerini muhafazakârlar beğenmese de, sözleri İranlıların haleti ruhiyesine tercüman oluyor.
'Bize ait olan yenik milli takım'
'Neo-Kanti' şarkısı 'Bize ait olan mazeretçi hükümettir, bize ait olan yenilen milli takımdır, bize ait olan belki de gelecektir' diye akarken, bir başka şarkı 'Bir sabah uyanır fark edersin ki, rüzgarla esip geçmişsin, etrafında kimse kalmamış, saçların biraz daha beyazlamış, yaş günün yas gününe dönmüş, baskı coğrafyası Asya'da doğmuş, havada asılı kalmışsın, çayla sigara kahvaltın olmuş' diyor. 12 yaşında klasik Fars müziğine başlamış, gençliğinde Jim Morrison, Eric Clapton, Chris de Burgh'ü keşfetmiş, tiyatro eğitiminden geçmiş Namju'nun bundan sonraki hedefi Batı'da müzik eğitimi almak. (NYT)