İranlı muhaliflere büyük zapturapt

Batı'yla sürekli yüksek gerilim hattında dans eden İran'da muhaliflere karşı son yılların en büyük bastırma kampanyasının yürütüldüğü belirtildi. New York Times, ABD-İsrail saldırısının tehdidi altında olan ve ekonomik sorunlarla baş edemeyen Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad yönetiminin...

TAHRAN - Batı'yla sürekli yüksek gerilim hattında dans eden İran'da muhaliflere karşı son yılların en büyük bastırma kampanyasının yürütüldüğü belirtildi. New York Times, ABD-İsrail saldırısının tehdidi altında olan ve ekonomik sorunlarla baş edemeyen Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad yönetiminin, hırsını sendika liderleri, basın mensupları, kadın hakları savunucuları, eski reformcu yetkililer ve İranlı Amerikalılardan çıkardığına dikkat çekti.
İran polis şefi, bu bahar-yaz sezonunda İslami kurallara göre giyinmedikleri gerekçesiyle çoğu kadın 150 bin kişinin gözaltına
alındığını açıkladı. İnsan Hakları İzleme örgütüne göre, kadın gününün kutlandığı martta bir günde 30 kadın hakları savunucusu gözaltına alındı, bunlardan tutuklanan beşi 'kadına ayrımcılığa son' imza kampanyası yürütmeleri dolayısıyla ulusal güvenliği tehlikeye atmaktan beş yıl hapse mahkûm edildi. Dar tişörtler giyip saçlarını Batılı tarzda kestiren erkekler de gözaltından nasiplenmekle kalmadı, üniformalı polislerden sokak ortasında dayak yiyip ağızlarına tuvaletlerde kullanılan ibrik sokularak aşağılandı. Bu fotoğrafları Fars haber ajansı dünyaya yayarken, daha 'kanlı' görüntülere internetteki blog'larda rastlamak mümkün.
'Kimse yanılmaz değil'
Başkent Tahran'daki Emir Kebir Üniversitesi'nden sekiz öğrenci lideri, Ahmedinecad karşıtı gösterilere katıldıkları ve üniversite dergisinde peygamber ve İran dini lideri Ali Hamaney dahil kimsenin yanılmaz
olamayacağını yazdıkları için tutuklanıp Evin Hapishanesi'ne konuldu. Ulusal Güvenlik Konseyi, tüm basın kuruluşlarına üç sayfalık uyarı mektubuyla yasaklı konuların listesini gönderdi. Listede benzin fiyatları,
uluslararası ekonomik anlaşmalar, Irak'ın geleceğiyle ilgili ABD'yle müzakereler, sivil toplum hareketleri ve esir alınan İran kökenli Amerikan vatandaşları da var.
'Kadife devrim' hazırlığı ihtimaline karşı tüm İranlı Amerikalılar incelemeye alındı. Bunlardan akademisyen olan üçü, altı haftadan uzun süredir hapiste. İranlı profesörler de denizaşırı konferansa katılmamaları, yabancı hükümetlerle ilişki kurmamaları, yoksa casus addedilecekleri yönünde uyarıldı.
Baztab web sitesine göre, 8 bin sivil toplum kuruluşu, ABD'nin İranlı muhalifler için oluşturduğu 75 milyon dolarlık fondan faydalanıp faydalanmadıklarını kanıtlamak mecburiyetinde bırakıldı. Bunun üzerine pek çok örgüt faaliyetini durdurmaya mecbur oldu. Daha fazla yasal haklar ve sivil toplum için mücadele eden önde gelen üç sivil toplum kuruluşu ilk kapananlardandı. Yüzlerce örgüt de yeraltına indi.
Basın ve internet üzerinde de sıkı kısıtlamalar uygulayan İran yönetiminin eli cep telefonlarına bile uzanıyor. Yönetim cep telefonlarında dolaşan 'ahlaksız' mesajları bildirenlere ödül vermeyi vaat ediyor.
Ahmedinecad'ın reformcu selefi Muhammed Hatemi de Roma ziyaretinde bir kadının elini sıkınca şimşekleri üzerine çekmişti. Konuşmasını bitirince heyecandan kendisine uzatılan ellerin hangi cinsiyete ait olduğunu ayırt edemediği savunmasını getiren Hatemi, bunun üzerine yayımlanan videoda konuşması sonrası kendisine seslenen ilk kadınla el sıkışıp laflaşırken sergilendi.
'Bir nevi kültür devrimi'
Siyasi uzmanlar, dini liderlik, cumhurbaşkanlığı, yargı ve güvenlik güçlerini kontrolleri altında tutan aşırı muhafazakârların, takvimi İslam Devrimi'nin gerçekleştiği 1979'a geri döndürme çabasında olduğu yorumunu yaparak, bunu bir anlamda 'kültür devrimi' olarak niteliyor. (NY Times)