İranlı, Yahudi soykırımı dizisinin müptelası oldu

Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın Yahudi soykırımını tartışmaya açmak istediği İran'da ezber bozan başka bir gelişme yaşanıyor. İran devlet televizyonu, 2. Dünya Savaşı'nda Polonyalı Yahudileri Nazi kamplarından kurtaran...

TAHRAN - Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın Yahudi soykırımını tartışmaya açmak istediği İran'da ezber bozan başka bir gelişme yaşanıyor. İran devlet televizyonu, 2. Dünya Savaşı'nda Polonyalı Yahudileri Nazi kamplarından kurtaran Alman işadamı Oskar Schindler'in hikâyesini anlatan 'Schindler'in Listesi' filminin İran versiyonunu yaptı. Devlet televizyonundan ekrana getirilen 'Sıfır Derece Dönüş' adlı dizi film, Yahudilerin acılarını paylaşıp onları kamplara götürülmekten kurtarmak için seferber olan İranlı bir diplomatın hayatını konu ediniyor.
Ne devlet medyası ne de okul kitaplarında soykırımı gören İranlılar, nisandan beri her hafta yayımlanan dizide, Paris'i işgal eden Nazilerin evlerinden zorla çıkarıp araçlara bindirdiği Davud yıldızıyla damgalanmış Yahudi kadın, erkek ve çocukların çilesini izliyor. Hikâye, İran'ın Paris Büyükelçiliği'nde görevli genç diplomat Habib Parsa'nın Fransız Yahudi Sara Stroke'e aşkıyla başlıyor. Dizinin bir yerinde Habib, kalabalıkta bir adama 'Onları nereye götürüyorlar' diye soruyor. Adam, 'Faşistler Yahudileri toplama kamplarına götürüyor' yanıtını veriyor.
Filistin için pasaport!
Habib, ardından Filistin'e kaçmaları için Yahudilere İran pasaportu dağıtmaya başlıyor. İlk pasaportu da Sara ve ailesine veriyor. Habib, sahte pasaport dağıttığı ortaya çıkınca casusluktan hapse atılıyor. Tahran'a döndüğünde de yine sahte pasaport düzenlemekten hapsediliyor. Gerçek hayatta ise, Alman hükümetinin de kabul ettiği olayda, İranlı diplomat 500 Yahudi'ye pasaport vermiş.
'Yahudilik-Siyonizm farkı'
Dini liderlik denetimindeki devlet televizyonu, dizide bir başka tabuyu da yıkıyor. 1940'ların Paris'i canlandırıldığından, kadın oyuncuların çoğu tesettür kullanmıyor. İran televizyonlarında yabancı filmler oynatılsa da, bu devrim sonrası İran sinemasında bir ilk. İran yönetiminin diziyle vermek istediği mesaj ise şu: 'Sorunumuz İsrail'le, Yahudilerle değil.' Aslında İran, Ortadoğu'da Yahudi diasporasının 25 bin kişiyle en kalabalık olduğu yer. Ve mecliste Yahudiler için bir milletveki kontenjanı var.
Muhafazakâr Keyhan gazetesi de diziye, "Yahudilerle Siyonizm arasındaki farkı ortaya koyuyor. Naziler Yahudilere baskıyla İsrail devleti için zemin hazırlandı. Bu bağlamda Nazizm Siyonizm'e paralel" yorumunu getirdi. Dizi her haliyle birçok İranlı için devrim. Dizinin etkisi, banka memuru Mahbube Rahamati'nin "Sözde medeniyetin beşiği Avrupa'da 2. Dünya Savaşı'nda küçük bir milletin korkunç kaderini öğrenince ağladım" sözlerinden anlaşılıyor.