İslam dünyası için Türkiye örnek değil

İslam dünyasına örnek oluşturması açısından, Türkiye'nin AB'ye üye yapılması, kulağa hoş gelmekle birlikte, maalesef düpedüz saflık.
Ne zaman birkaç Müslüman genç...
Haber: Christian Ortnere / Arşivi

İslam dünyasına örnek oluşturması açısından, Türkiye'nin AB'ye üye yapılması, kulağa hoş gelmekle birlikte, maalesef düpedüz saflık.
Ne zaman birkaç Müslüman genç, Batı'da sivil halka karşı bir katliam gerçekleştirse bazı çevreler bunu Türkiye'nin AB'ye alınması için inandırıcı bir gerekçe olarak dayatmak istiyor. Türkiye'nin AB üyeliğinin, Bin Ladin ve diğer bombacıların katiyen istemediği bir durum olduğunu söylüyorlar.
Georg Hofmann geçenlerde Profil dergisinde yayımlanan makalesinde, İslam'la demokrasinin bağdaştığından ve 'medeniyetler çatışması' gibi lafların edildiği şu günlerde farklı din ve kültürlerin barış içinde bir arada yaşayabileceğinden söz ediyordu. Tabii ya ne iyi olurdu: Ortadoğu'daki biraderleri için liberal demokrasinin bir İslam ülkesinde serpilip gelişmesine örnek olacak, mini etekle minarelerin, çarşaf ile rock müziğinin, Allah ile aydınlanma fikrinin bir arada yaşayabileceği AB'ye üye 80 milyonluk Müslüman bir ülke.
Ama işin içinde küçük bir 'çapanoğlu' var. En iyimser ihtimalle Türkiye'nin, AB'ye tam üye olma mutluluğuna erişmesiyle birlikte İslam'ın aşağı yukarı Avrupa'daki Katolik kilisesi gibi bir rol üstlendiği, tam Batı şartlarının hâkim olduğu bir ülke haline dönüşmesi İslamcıların hiç de işine gelmez deniyor ya, maalesef bu, meslektaşımız Hoffman'ın haklı olarak sempati duyabileceği, ancak çoğu Müslümanın zorla vaftiz edilmiş olmak gibi göreceği bir devlet şekli: Bunlara göre Türkiye, daha şimdiden Batı'nın yıldızı olma rolünü seçmekle Müslümanlığa ihanet etmiş sayılıyor. Tirollü köy papazı için Las Vegas neyse, Ortadoğu'nun herhangi bir yerindeki bir imam için İstanbul aşağı yukarı o.
Türkiye'nin AB üyesi olarak diğer Müslüman ülkelere örnek teşkil edebileceği, demokrasi ile birlikte refahı teşvik edeceği, böylelikle terörün suyunun kesileceği yollu düşünce muhtemelen İslam'ın tehlikeli ve yanlış yorumlanmasından kaynaklanmakta. Zira İslam, Batı değerler manzumesi ile birlikte yaşamaya ilgi göstermez. Konu, kadının rolü hakkındaki görüşlerimize tamamen ters düşen bir dinle ilgili.
Bu nedenle, Türkiye'nin AB üyeliğinden hareketle, İslam dünyasının aydın bir bölgeye dahil edilebileceği fikri hem çok sevimli hem de saf bir hayal mahsulü. Hepsi bir yana, Avrupa'nının, bugüne kadar hiçbir yerde başarı sağlayamamış İslam ve demokrasinin birlikteliğini zorlamasının yararı ne?
(Avusturya gazetesi, 22 Temmuz 2005)