İsrail kriz alarmında, Barak uyardı: Türkiye'yi fazla eleştirmeyin

TEL AVİV - Türkiye’nin Anadolu Kartalı tatbikatının uluslararası bölümü İsrail’i Gazze operasyonu sebebiyle davet etmemesinin ardından ertelenirken, İsrail’de kriz alarmı çalıyor. İsrail Dışışleri Bakanlığı’nda acil durum toplantısı yapılırken, Savunma Bakanlığı yetkilileri Türkiye’ye yüksek teknoloji ürünü silah satışını durdurmayı tartışıyor. Ancak İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon’un ardından Savunma Bakanı Ehud Barak da ortamı yatıştırmak için devreye girdi. Türkiye ile ilişkilerin değerlendirildiği dünkü kabine toplantısında en yüksek düzeyli açıklamayı yapan Barak, “Türkiye ile ilişkilere daha fazla zarar verilmemeli. İlişkileri stratejiktir ve onlarca yıldır sürmektedir. Tüm iniş çıkışlarına rağmen, Türkiye bölgede merkezi bir figür olmayı sürdürüyor. Türkiye’ye karşı fazla eleştirici olmamak gerekir” uyarısı yaptı. 

‘Türkiye ile stratejik bağlar koptu’
Haaretz ise önceki gün dışişlerinde acilen toplantı yapıldığını, Jerusalem Post toplantıda ilişkilere onarılmaz zarar verebilecek adımlar atılmaması, Türkiye’nin İran’ın kollarına itilmemesi gerektiği sonucuna varıldığını yazdı. Haaretz’e konuşan üst düzey dışişleri yetkilisi, bakanlığın Gazze operasyonu sonrası Türkiye ile stratejik bağların tehlikede olduğuna dair endişeleri bulunduğunu aktardı. İsrailli yetkililerin krizin derinliğini değerlendirdiğini belirten gazete, iki görüş olduğunu kaydetti. Birincisine göre ‘stratejik bağlar’ artık durumun tek taraflı betimlemesi ve Türk hükümeti bu bağları umursamıyor. Üst düzey bir yetkili, “Gerçeklik değişmiş ve varolduğunu sandığımız stratejik bağlar bitmiş olabilir. Yeni düşünce süreci başlatıp buna uygun önlemler almamız gerek” dedi. Bu görüştekiler İsrail ile diplomatik ilişkileri bulunan ülkeler arasında en düşmanca tavır alanın Türkiye olduğu kanısında. Ancak durumun kurtarılabileceğini savunanlar da var. Bunlardan biri “Ciddi kriz var, acilen müdahele etmemiz gerek” dedi.  

‘Ordu Erdoğan’ın emrine uydu’
İsrail Dışişleri’nin üst düzey yetkilileri, bunun daha önce görülmemiş bir adım olduğunu, zira ilk kez İsrail, ABD ve Türkiye arasındaki üçlü bir anlaşmanın ihlal edildiğine dikkat çekti. İsrailli yetkililer ordunun Başbakan Tayyip Erdoğan’ın doğrudan emriyle hareket ettiğini söylerken, analistler başlıca değişikliği ordunun savunma stratejinde başbakanın siyasi emirlerine boyun eğmesi olarak sundu. Jerusalem Post’a konuşan savunma yetkilileri, Türkiye’nin Batı’dan uzaklaşarak İranlaştığını, bunun geri tepeceğini söyledi. Bar-Ilan  Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden Efraim İnbar, Türkiye’nin İslamlaşıp Batı’dan uzaklaştığını, ancak ABD Kongresi’ndeki ‘Ermeni soykırımı’ tasarılarını engellemek için hâlâ Yahudi nüfuzuna muhtaç olduğunu iddia etti. Yedioth Ahranot gazetesi de Türkiye’nin İran ve Suriye’ye yaklaştığından dem vurdu. 

‘Bu Türkiye’nin istikrarlı politikası’
Haaretz’in yayımladığı Zvi Barel’in makalesinde ise farklı görüş dile getirildi. İsrail açısından en vahim olanın Türkiye’de ABD ile ters düşme pahasına ordunun hükümeti desteklemesi olduğu, İsrail’e karşı rollerin paylaşılması, hükümet eleştirirken ordunun ilişkileri koruması geleneğinin bozulduğunu yazan Barel, TSK Türk havasahasını kullandırdığı, istihbarat paylaştığı ve silah aldığı müddetçe Türk hükümetinin açıklamalarına birlikte yaşanabilecek yük gözüyle bakan İsrail’in, ilk kez bir tatbikattan dışlanınca, Türkiye’nin tek sesle konuşacağını idrak ettiğini aktardı. Erdoğan’ın Gazze operasyonunu eleştirip İsrail’e savaş suçu yönelten BM’nin Goldstone raporunu desteklemesinin İslamcılığı ya da İran-Suriyeciliğinden kaynaklanmadığını, Türkiye’nin bu konuda üçüncü ülkelerden bağımsız net ve istikrarlı politikası olduğunu belirten Barel, Türkiye’nin stratejisi uyarınca İsrail ile normal bağları sürdüreceğini, ama şu sıra farklı uluslararası statüde bulunduğundan İsrail’i tokatlayabildiğini sözlerine ekledi. (Dış Haberler)