İsrail'de 'nakba' depremi

İsrail, Arap vatandaşları için hazırladığı ders kitaplarında ilk kez Yahudi devletinin kuruluşunun Arapların dediği gibi 'nakba' ile yani felaketle sonuçlandığı tespitine yer verdi.

KUDÜS - İsrail, Arap vatandaşları için hazırladığı ders kitaplarında ilk kez Yahudi devletinin kuruluşunun Arapların dediği gibi 'nakba' ile yani felaketle sonuçlandığı tespitine yer verdi. Eğitim Bakanlığı'nın hazırladığı kitap 'nakba'yı tabu olarak gören sağcı Yahudileri küplere bindirdi.
2007-2008 eğitim yılında 3. sınıf öğdencilerine okutulacak kitapta, 1948-49 yılları anlatılırken "Araplar savaşa 'nakba', yıkım savaşı, kayıp ve zillet diyor, Yahudilerse 'Bağımsızlık Savaşı' diyor" ifadeleri kullanılıyor. İlk kez Filistinlilerin sürüldüğü ve topraklarına el konulduğu teslim ediliyor. Kitapta İsrail devletinin kurulmasının Arap ordularının akınına yol açtığı, çok kanlı çatışmaların yaşandığı ve 700 bin Filistinlinin göç ettiği belirtiliyor. Yahudilerin kutsal topraklarına dair tarihsel bağları da anlatılarak Yahudilerin Avrupa'da uğradıkları soykırımın bir devleti zorunlu kıldığı vurgulanıyor. Mevcut ders kitaplarında ise Yahudi devletinin hikâyesi, İsrail güçlerinin kahramanlıkları ve 'Filistinlilerin gönüllü olarak göç ettiği' iddiası üzerine kurulu.
Bakanlık Arap bakış açısının Yahudi öğrenciler için hazırlanan kitaplarda yer almayacağını belirtse de İşçi Partili Eğitim Bakanı Yuli Tamir, Yahudi öğrencilerin okul kitaplarında Filistinlilerin hikâyesini yansıtması için gerekli düzenlemeleri yapma sözü verdi. Tamir, "Yıllardır bu konuya gözlerimiz kapattırıldı. Mücadeleye kalkışan iki halkın karışık bir tarihi var. Dürüst yaklaşmanın zamanı geldi. İsrail'li bir Arap çocuk bunu bilmeyecek ve Arap hikâyesini tartışma imkânı bulamayacak, böyle bir şey olmamalı" dedi. Eğitim Bakanlığı müfettişi Dalia Fenig de, "Yeni bakış açısı şunu söylüyor; neden bir şeyleri gizlemen gerekiyor? Gizlemek neticede bunu ortadan kaldırmayacak. Konu tartışılmalı" izahatını getirdi.
'Milli gurur öldü mü?'
Kitap bazı Yahudilerin takdirini toplasa da Tamir'in hedef tahtasına konulmasına yetti. Sağcılar Tamir'i İsrail'in varlığından dolayı ülkeyi özür dileyen bir duruma sokmakla suçluyor. Evimiz İsrail Partisi'nden Stratejik İlişkiler Bakanı Avigdor Lieberman, "Tamir bir bakıma siyasi mazoşist ve İsrail solunun bozguncu ruhunu, ulusal gurur yokluğunu yansıtıyor" diye çıkıştı. Likut lideri eski Başbakan Benyamin Netanyahu, Tamir'in istifasını isteyip, "Kendi ellerimizle okullara Arap propagandası mı sokuyoruz? Bakan evine gitmeli? Bu iflastır" dedi.
Ulusal Birlik Partisi vekili Zevulun Orlev, İsrail'in kendi vatandaşlarını isyana teşvik ettiğini savunup "Bağımsızlığımızı kendi felaketleri olarak gören Araplara yasallık veriyoruz. Sonra aynı öğrencilere nasıl itaatkâr vatandaş olmalarını öğretiriz" diye konuştu.
Araplar zaten öğreniyor
Son yıllarda birkaç İsrailli tarihçi, Filistinlilerin sürüldüğünü ve 4 milyonu bulan mültecilerin dönüşüne izin verilmediğini yazıp meseleyi tartışmaya açmıştı. Filistinliler içinse bu kadar gürültü anlamsız. Onlar zaten Arap öğretmenlerden ya da ailelerinden gayri resmi tarihi öğreniyor. Arap öğretmen Ali Hariş, "Tarihte adil bir resim sunmak için elbette nakba kelimesini kullanıyorum" dedi. İsrail nüfusunun beşte birini teşkil eden Araplar ayrı okullarda okuyor. (Dış Haberler)