İsrail'in sağı solu bir

İsrail'in sağı solu bir
İsrail'in sağı solu bir

Yüksek Mahkeme izniyle Umm El Fehm?e yürüyen aşırı dince Yahudileri koruyan polis kasabalılarla çatıştı. FOTOĞRAFLAR: AP, AFP

İsrail'de aşırı sağcı Lieberman ve aşırı dinci Şas'la anlaşan Bibi'nin koalisyonunun tadı tuzu Barak'ın solcu İşçi Partisi oluyor. Dünkü anlaşma parti kurultayından onay aldı. Böylece İsrail'de 'sol katkılı aşırı sağ hükümet' tamam

KUDÜS - İsrail’de hükümeti kurmakla görevli sağcı Likud lideri Benyamin Netanyahu’nun (Bibi) aşırı sağcı İsrail Evimiz partisi lideri Avigdor Lieberman ve dinci Şas partisi lideri Eli Yişai ile pişirdiği koalisyon pastasını İşçi Partisi lideri Ehud Barak süslemeye talip oldu. Dün Barak Lieberman’ın dışişleri bakanlığı yapacağı koalisyona katılmak için Bibi ile anlaşırken, isyan çıkaran İşçi Partililer anlaşmayı oylamaya götürdü. İsrail’i uzun yıllar yönetmiş en büyük sol parti parçalanmanın eşiğinde.
Barak’ın Bibi ile yaptığı ve savunma bakanlığı dahil beş bakanlık elde ettiği koalisyon protokolü şöyle: ‘Geniş çaplı bölgesel barış anlaşmasına ulaşma kararlılığı ile İsrail’in tüm ulusla-rarası anlaşmalarına saygı gösterileceği dile getiriliyor, bunun içinde Filistin devleti tahayyülünü içeren anlaşmaları da kapsayacak formül yer alıyor. Filistin devletinin kurulması için çalışmaktan söz edilmiyor. Yahudi yerleşimleri meselesini de ‘İsrail devletinin izni olmadan inşa edilen yerleşimlerle mücadele kararlılığı’yla geçiştiriyor.’ 1996-99’daki başbakanlığı sırasında Filistinlilerle Oslo sürecinin üzerine ölü toprağı serpen Bibi, iki devletli çözümü desteklemeyi reddetmesi, ABD inisiyatifindeki barış görüşmelerini ‘zaman kaybı’ diye nitelemesi, Yahudi yerleşimlerinin genişletilmesini savunması, Nazi Almanyası ile kıyasladığı İran’a saldırı için eli tetikte olmasıyla tanınıyor.

‘Orada olalım daha iyi’

Dün Barak “Anlaşmayla ekonomik-sosyal alanda başarıya ulaşırken, barış süreci de sürecek” dedi. Görevi devre hazırlanan hükümetin önde gelen İşçi Partili bakanlarından Isaac Herzog da şu savunmayı yaptı: “Aşırı sağcı bir hükümet bizi felaketin eşiğine getirebilir. Tüm yönleri üzerinde gerçekten önemli etkimizin olacağı bir hükümetin kurulması mümkünse, ben orada olmayı tercih ederim.”
Ancak protokole İşçi Partisi’nin 13 vekilinden yedisi şiddetle karşı çıkarken, dün akşam parti merkez komitesinin 1470 delegesi koalisyona katılmayı 680’e karşı 507 oyla kabul etti. Barak, delegelerden ‘evet’ isterken, “Hayat bir film ya da ‘reality show’ değildir. Kendimize neyin ülke için, neyin parti için doğru olduğunu sormamız gerekir” dedi. Barak, salonda özellikle genç delegelerin ‘muhalefet’ diye bağrışlarına “Siz, muhalefet diyorsunuz, ama İşçi Partisi’ne oy verenler de bizi iktidarda görmek istiyor” karşılığını verdi. Muhalif yedi vekil, bir mektupla merkez komite onaylasa bile koalisyon protokolüne uymayacaklarını duyurdu. Mektupta parti tarihinde ilk kez hiçbir organın onayını almadan hareket eden Barak’ın anlaşma yapma yetkisi olmadığı da dile getirildi.
3 Nisan’a dek hükümeti kurması gereken Bibi, 120 vekilli mecliste 27 Likud, 15 Evimiz İsrail, 11 Şas vekiline 13 İşçi Partisi vekilini ekleyebilirse 66 vekile ulaşıp ipi göğüsleyecek. (Haaretz, afp)