İsviçre minare krizinde Türkiye'nin yardımını istedi

İsviçre minare krizinde Türkiye'nin yardımını istedi
İsviçre minare krizinde Türkiye'nin yardımını istedi

Lozan kentinde önceki gece binlerce kişi referandumdan çıkan minare yasağını protesto etti. FOTOĞRAF: AP

Haber: YORGO KIRBAKİ / Arşivi

ATİNA - İsviçre hükümeti, sandıktan çıkan minare yasağına Avrupa ve İslam aleminden gelen tepkilerin ardından Türkiye’den yardım talep etti. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) toplantıları için bulunduğu Atina’da İsviçreli meslektaşı Michelle Calmy-Rey ile görüşen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsviçre hükümetinin referandum sonuçlarının yarattığı tehlikenin farkında olduğunu ve durumu düzeltmeye çalıştığını söyleyip Türkiye’nin her türlü katkıya hazır olduğunu ekledi. 

‘Minare özgürlüğü için de imza toplansın’
Dün Türk gazetecilerle kahvaltı toplantısında, referandum sonucunun düzeltilemeyecek birşey olmadığını belirten Davutoğlu, “İsviçre’de 100 bin imza toplanıp  minare yasağı için referandum yapıldı. 100 bin imza daha toplanıp başka bir referandum da minarelerin serbest bırakılması için yapılabilir” dedi. İsviçreli bakanın hükümetinin bu referanduma karşı çıktığını ve uygun bir politika izleyeceklerini söylediğini aktaran Davutoğlu, “Ben de Avrupa’nın İslam dünyasına dini tolerans için güçlü mesajlar vermesi gerektiği, bu konunun referandum haline getirilmesinin bile Avrupa ilkeleri ve insan hakları açısından doğru olmadığını anlattım” diye ekledi. 

‘İstanbul’da ezan sesi çan sesine karışır’
“Maksat kapıların açık olmasıdır. Mesele, minare yasağının cami yasağı, cami yasağının da ibadet yasağına dönüşerek Avrupa’da yeni bir kültürel soğuk savaşın çıkmasının engellenmesidir” vurgusu yapan Dışişleri Bakanı şöyle devam etti: “İsviçreli meslektaşıma bir örnek verdim. İstanbul’da kimse kiliselerin çanlarına  dokunamaz. Kültürümüzün bir parçası bu. Öyle saatler olur ki, ezan sesi ile kilise çanları armonik şekilde çalar”. 

‘Temel insan hakkı referanduma gitmez’
İsviçre’deki minare yasağının Avrupa’nın ortak meselesi olduğu ve halli için Türkiye’nin her tür yardıma hazır olduğunu belirten Davutoğlu, “Doğrudan demokrasi uygulamak kolay değil. Temel insan hakları ile ilgili bir konunun doğrudan demokrasinin unsuru haline getirilmesi yanlış. Referandum iki tarafı keskin kılıç gibi. Hukuk getireceğim diye hukuk yok edebilirsiniz. İnsanın doğasına aykırı bir şey, referanduma sunulamaz” değerlendirmesini yaptı. Avrupa’da yeni bir dinler çatışması varmış görüntüsünün çok tehlikeli olduğunu vurgulayan Davutoğlu, “İsviçre’deki bütün Müslümanları mahkum eden görüntüler sürecin kendisi, karar kadar tehlikeli” dedi. ‘Karikatür krizini’ de hatırlatıp ekledi: “1.5 milyar insanın canından aziz gördüğü bir peygambere hakaret edeceksiniz, bu fikir özgürlüğü olacak. Bir şahsa hakaret edeceksiniz o mahkemeye mevzu olacak. Bir sınır, standart olması lazım.”