Kırgızlar yatırım bekliyor

Sovyetler Birliği'nin dağılması Atatürk'ün torunlarına atalarının toprakları olan Orta Asya ile kopmuş bağları yeniden kurma ve bölge ülkeleriyle ilişkileri geliştirme şansını vermiştir.
Haber: MAMBETCUNUS ABILOV / Arşivi

Sovyetler Birliği'nin dağılması Atatürk'ün torunlarına atalarının toprakları olan Orta Asya ile kopmuş bağları yeniden kurma ve bölge ülkeleriyle ilişkileri geliştirme şansını vermiştir. Geçen 10 yılda çok şey yapıldı. Ancak, gerçek şu ki bugün ticari ve ekonomik işbirliğinin ciddi bir dinamizme ihtiyacı vardır. Çünkü daha önce Orta Asya alanını dolduran Slavların yerini bugün Çinli pragmatizmi doldurmaktadır. Bundan dolayı Kırgızistan, Çin mallarının toplu satışı bakımından iyi bir pazar yeri haline dönüşmeye başlamış ve bu malların Rusya, Özbekistan ve Kazakistan'a geçiş koridoru haline gelmiştir. Türk malının daha kaliteli olduğu ve Kırgızistan'da büyük talep gördüğü bir dönemde, Türk imalat kültürünün Kırgızistan'da daha da yaygınlaşmasına ihtiyaç varken, yukarıda ifade edilen hadise yine de yaşanmaktadır.
Yaygınlaşmış organize suç ve yolsuzluğun, Türk işadamlarının Kırgızistan'da ekonomik faaliyet yapması önünde engel teşkil ettiğini kabul etmek gerekir. Ülkemizde yakın geçmişte gerçekleşen ihtilal sonrası eski cumhurbaşkanının rüşvet ve yolsuzluğu teşvik eden çevresi yok oldu ve Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi ümidi ortaya çıktı. Yeni iktidar, Türk işadamları sayısının artmasından yana olup ve ülkedeki suç ve yolsuzluk unsurunun kökten yok edilmesinin zaruri olduğunu anlamaktadır. Bu yüzden bu engellerin yok edilmesi için yeni iktidar tüm imkânları seferber edecektir.
Hatalar telafi edilecek
Eski devlet başkanının ülkeden kaçtığı gece meydana gelen olaylar nedeniyle Türk şirketlerinin sorunları çözümünün uzun sürmesi, Türk işadamlarının aktif ekonomik faaliyete başlamasını etkileyebilir. Kırgız Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği olarak bu gecikmenin söz konusu sorunların ihtilal sonrası kurulan geçici hükümetin değil şekillenmesi devam eden meşru hükümetin gündemine getirilmesi gerektiğinden ortaya çıktığını belirtiyoruz. Büyükelçilik olarak olaylardan zarar gören Türk şirketlerinin en yakın zamanda tarafsız bir şekilde inceleneceğine inanmaktayız.
Bu sorunlara rağmen birçok Türk işadamının Kırgızistan'a büyük ilgi duyması beni sevindirmektedir. Onların akrabalık duygusu ve atalarının topraklarına kök salmak isteklerinin olduğu düşüncesindeyim. Bunu görevde olduğum 2.5 aylık sürede Kocaeli, Adapazarı, Sapanca, Bilecik, Bozüyük, Söğüt, Mersin, İzmir, Ankara ve İstanbul gibi sanayi bölgelerinde çok sayıda işadamıyla yaptığım görüşmelerde anladım. Aynı duyguları çok sayıdaki Kırgız'ın içini ısıttığına da eminim. Kırgız ve Türk hükümetlerinin önündeki görevi bu isteklerin gerçekleşmesini sağlamaktır. İşte o zaman ticari ekonomik işbirliğimiz artacak ve akraba halkların yakınlaşması gerçekleşecektir.
Kırgızistan'da Türk işadamlarının ilgisini çekecek çok sektör vardır. Hayvancılık ve tarla bitkileri için verimli topraklar ve yaylalar mevcuttur. Buğday ve pamuk gibi tarla bitkileri, sebze, meyve, et, süt ve yün gibi hayvan ürünleri üretilebilir. Enerji üretimi için bol su kaynakları vardır. Turizmin geliştirilmesi için insanların ilgisini çeken çok sayıdaki muazzam dağlar, göller, nehirler, muhteşem tabiat, tarihi abideler, arkeolojik kazılar, eski medeniyetin izleri, etnik, dil, kültür ve dini çeşitlik vardır. Sanayinin gelişimi için maden kaynakları, inşaat malzemesi üretimi için de hammadde mevcuttur. Ucuz işgücü ve tecrübeli teknik kadroya sahibiz. Bunların hepsi Kırgızistan'da yatırım yapmak isteyenlerin elinin altında olacaktır.
Sovyetler döneminde Kırgızistan et, süt, tütün, pamuk ve yün ihraç etti. Sovyet pazarının çökmesinden sonra tarım sektöründe üretim geriledi. Şu anda çözülmesi gereken sorunların başında mevcut ürünlerin üretim seviyesini artırmak, tarımsal ve hayvansal ürünlerin ihracatını artırmak gelmektedir. Beatken kayısısı, Uzgen pirinci, Toktogul balı, Isık-Göl elması ve kayısısı, frenküzümü, Alay, Toktogul, Koçkor, Cumgal koyun eti, Susamır kımızı, Talas fasulyesi, Çuy dana eti ve inek sütü yüksek ihracat potansiyeline sahiptir. Sadece işleme, paketleme ve ambalajlama işlemlerini yola koymak gerekir. Bu, Kırgızistan'la işbirliğini geliştirmek için potansiyel sahalardan birincisidir.
Sovyetler döneminde Kırgızistan derin kuyu pompaları, elektrik teçhizat motorları, toplayıcı-pres makineleri, pamuk, yün ve ipek kumaş üretiyordu. Kamyon ve yolcu otobüsü montajı yapardı. SSCB'nin askeri ve sivil savunma sanayisi için çeşitli yedek parçaları üretirdi. Tuğla, çimento, kum, cam, kırma taş, çakıllı kum, asbest, plastik, betonarme, ahşap, metal ve dökme demir ürünleri, mermer, granit, seramik fayans, ısı izolasyon, boya ürünleri ürettir, kömür, renkli ve az bulunan maden metalleri çıkartırdı. Üretimde kullanılan malzeme, elektrik enerjisi, gaz ve petrol ürünleri çok ucuz olduğu için Sovyet teçhizatı o zamanlar enerji, emek ve malzeme maliyeti dikkate alınmadan üretilirdi.
Pazar ekonomisi döneminde kaynağı tasarrufu hiç dikkate alınmadan üretilirdi. Pazar ekonomisine geçilirken birçok sanayi işletmesi eski alışkanlıklarını bırakamadıkları için rekabete dayanamadılar ve üretimlerini durdurmak zorunda kaldılar. Bu işletmeler bugün çalışmıyorlar ve durdukları yerde paslanıyorlar. Ekonominin sanayi sektöründe bugün için özelleştirme süreci sona ermiş bulunmaktadır. Sanayi işletmelerin yeni sahiplerinde yenileme ve üretimin modernizasyonu için gereken maddi imkânlar yok. Onların yatırımcı ve ortaklara ihtiyacı vardır. Bu da Kırgızistan ile işbirliği için potansiyel sahalardan ikincisidir.
Üçüncü seçenek inşaat sektörü
Kırgızistan sanayi inşaat, su işletmeleri, termik santrallar, köprüler, deprem tehlikesi olan bölgelerde dayanıklı kara ve demiryollarının inşa edilmesi ile ilgili önemli bir tecrübeye sahipti. Özelleştirmeden sonra inşaat sektöründe önceden var olan teknoloji ve üretim kompleksinin birliği parçalandı. Birbirinden ayrılan inşaat şirketleri şu anda yabancı şirketlerle rekabet edememekte ve ihaleleri kazanamamaktadır. Ancak inşaat alanında var olan uzman kadrolar ve üretim/teknik amaçla kullanılan geniş mekanlar muhafaza edilmiş olup topluma yeniden kazandırılması için halihazırda maddi imkânları olan girişimci işadamlarına ihtiyaç duymaktadır. Bu da Kırgızistan ile işbirliği için üçüncü sahadır.
Kırgızistan doğal ve şifalı su zenginliği nedeniyle Sovyet toplumunun tatil ve dinlenme yeri idi. Ancak bu potansiyel 'İşçilere bedava tatil' diyen komünist rejim politikasından dolayı ülkemize bir gelir sağlamıyordu. Bu yüzden Kırgızistan turizm sektörünü gerekli derecede geliştirecek kadar para kazanmadı. O yıllarda inşa edilen binalar uluslararası standartlara uygun olmadı, Bunun yanı sıra özelleştirmeden sonra gerekli yenileme çalıymaları da yapılmadığı için yine yabancı turistlerin ilgisi çekilememektedir. Bu da Kırgızistan ile işbirliği için dördüncü sahadır. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra 'Dordoy' pazarı ve ona benzer pazarlar gibi ticari yerler ülkemizin çeşitli yörelerinde oluşmaya başladı. Bunların hepsi insanlara iş imkânı vererek toplu işsizlik döneminde faydalı sosyal fonksiyonları yerine getirdi. Bu pazarlarda oluşan konteyner-dükkânlarla satış, müşteriler için pek konforlu sayılmayan ticaret kültürünü geliştirdi. Ancak ticaret kültürü bu seviyede kalmamalı. Bundan dolayı toplu toptan ve perakende ticaret yerler için aşağıdakilerin yapılması gerekir:

  • Araçlar park hizmeti yanında yakıt dolum, tamirat ve benzeri hizmetlerden yararlanabilecek bir otopark kurulması gerekir;
  • Gelen giden mal ve yüklerin yükleme-boşaltma işlemlerin makineze edilmesi ve kantar hizmetlerin sağlanması;
  • Çeşitli malların kalitesini zamanında tespit etmek için ilgili laboratuvar ve analizler hizmetinin düzenlenmesi;
  • Gelen giden mal ve yüklerin ambalajlama ve paketleme hizmetlerini sağlanması;
  • Çabuk bozulan ürünler için soğuk deponun kurulması;
  • Giren ve çıkan malların gümrükleme işlemlerin yapılması, oradaki alanın koruma hizmetlerin organize edilmesi;
  • Yarı hazır mamullerden üretimin yapılması;
  • Yük ve mallar için teslim-kabul, depolama, koruma vs hizmetlerin sağlanması;
  • Hesap açmak, para havale/transfer yapmak ve döviz bozmak için banka hizmetlerin sağlanması;
  • Yemek, tedavi, yüzme, konaklama, eğlence ve dinlenme imkânların sağlanması;
  • Mal ve müşteri, çalışan vs. giriş-çıkışların düzenlenmesi.
    Önerilere açığız
    Böyle bir fikrin gerçekleştirilmesi için maddi sıkıntısı olan Kırgızistan'ın yabancı yatırımcılara ihtiyacı vardır. Yatırımcılar bu projeye kendi istek ve düşüncelerini ayrıca katabilir ve şekillendirebilirler. Atatürk'ün torunları bu önemli projeyi sahiplenerek toptan ve perakende satış merkezinin organizasyonu üstlenip mimarisinde Türk medeniyetinin izlerini gösteren kervansaray şeklini vererek tüm Türk işadamlarını bir çatı altında iş yapma olanağını sunan kervansarayı kurmaları çok doğru olurdu. Böyle bir kervansarayın çok hızlı bir şekilde gelişerek kısa sürede canlı ticaret merkezi haline dönüşebileceğine hiç şüphem yok. Çünkü Kırgızistan 'İpek Yolu' merkezi güzergâhında olup, Özbekistan, Kazakistan ve Çin yollarının kesiştiği yerindedir. Bu da Kırgızistan'ın ekonomisini geliştirmeye ve Türkiye ile olan dış ticaretin artırılması için işbirliği potansiyelinin beşinci sahasıdır. Türk işadamları ekonominin tüm sahalarında zengin tecrübeye sahiptir. Bu yüzden onların gelişiyle Kırgızistan'da üretim ve ticaret seviyesi artar ve beklenen ülkenin ekonomik kalkınması gerçekleşir. Kırgızistan Büyükelçiliği, Türk yatırımcıları işbirliği yapmaya davet eder ve bu projelerin gerçekleşmesinde hissedilir derecede yardımcı olmaya hazırdır. Bu işbirliği şu olumlu sonuçları beraberinde getirecektir:
    Kırgızistan için -çalışmayan veya zayıf çalışan işletmeleri harekete geçirecek ve tam kapasite çalışmalarına imkân yaratacaktır. Ek iş imkânları ve istihdam yaratacak, iç pazarı kaliteli mallarla dolduracak ve ülkemizin ihracat potansiyelini artıracaktır.
    Türkiye'ye Kırgızistan'ı diğer Orta Asya ülkeleriyle olan ilişkisini güçlendirmek için bir ek temel alan olarak kullanma imkânını verecektir. Çünkü Kırgızistan Orta Asya'da Türkçe konuşan devletlerden tek çokuluslu ülkedir. Kırgızistan, Türk dünyasında diğerleri gibi ağabey olma hevesini taşımayan demokrasi ve liberal değerleri daha çok tercih edip yayan bir ülkedir.

    Mambetcunus Abılov: Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi