Kitlesel histeriye dikkat

Bir Türk hastalığı var; siyasi salgı bezlerinin aşırı çalışması. Bu bezler ancak herhangi birisinin Türkiye Cumhuriyeti'nin düzeltilmiş tarih ve dünya görüşünü zedelediğinde veya...
Haber: JACQUES SCHUSTER / Arşivi

Bir Türk hastalığı var; siyasi salgı bezlerinin aşırı çalışması. Bu bezler ancak herhangi birisinin Türkiye Cumhuriyeti'nin düzeltilmiş tarih ve dünya görüşünü zedelediğinde veya sadece gerçeklerin açıklanması çağrısında bulunduğunda hormon salgılıyorlar. Böyle durumlarda Türkiye'nin tepesi atıyor ve onurunun tehlikede olduğunu söylüyor. Bunun sonucunda ise, kitlesel histeri uyanıyor ve cinayet çağrıları yapılıyor, özellikle de Avrupa'ya hakaretler yağdırılıyor.
Orhan Pamuk deneme yazabilirdi
Yazar ve bu yılın Barış Ödülü sahibi Orhan Pamuk, eğer başına kötü şeylerin geleceğinden endişe duymasaydı bu konuda bir 'deneme' yazısı yazabilirdi. Pamuk, ülke insanına Ermeni katliamlarını hatırlattığı için aylardır ölüm tehditleri alıyor. Şimdi bir de, gazetemize yaptığı bir açıklamada Türk ordusuna hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında dava açıldı. Pamuk'un sözüm ona küstahça yalanı, ordunun Türkiye'nin demokratikleşmesini engellediği yönündeki ifadesiydi.
Bu meselenin nasıl sonuçlanacağı belli değil. Davacıların ciddiye alınıp alınmayacaklarının da meseleye etkisi olmayacak. Asıl önemli olan, Türkiye'de bazı özgürlük ve gerçekçilik esintilerini bataklık kokusuna çeviren bir iklimin hâkim olması. Brüksel ve AB'nin hükümet başkanlarının çoğu bundan pek rahatsızlık duymuyorlar. Jeostratejik açıdan gereklilik bulunduğu düşüncelerine kapılmış bir şekilde bazı vahim olumsuzlukları görmezlikten geliyorlar. Ankara bu şekilde AB üyesi olur, ancak hiçbir zaman Avrupalı olamaz. (27 Ekim 2005)