Kötü Avusturyalılar!

Straw, uykusuz ve bitkin haliyle Soğuk Savaş'ı hatırlattı. O dönemde Batı'nın, güneydoğu kanadının koruyucusu olarak Türkiye'ye ihtiyacı vardı ve ülkeyi NATO'ya dahil ederken de dinini sormadı.
Haber: Ernst Trost / Arşivi

Straw, uykusuz ve bitkin haliyle Soğuk Savaş'ı hatırlattı. O dönemde Batı'nın, güneydoğu kanadının koruyucusu olarak Türkiye'ye ihtiyacı vardı ve ülkeyi NATO'ya dahil ederken de dinini sormadı.
Straw, Lüksemburg'daki müzakere maratonunun sonunda Türklere minnettar olunması gerektiğini ifade etti. Peki şimdi, müzakere başlangıcını bu denli oyaladıkları için kötüler Avusturyalılar mı? Ne de olsa biz, bu konuda sadece yüzde 10 oranındaki bir destekle, AB skalasının en sonunda yer alıyoruz. Tarihi bilgilere sahip Viyana'daki Amerikalı turistler, buna, 1683 yılında yaşanan Türk kuşatması hatırasının neden olup olmadığı sorusunu yöneltiyor. Ancak uzun süre Türkiye'nin boyunduruğu altında eziyet çeken Macaristan'ın yüzde 50'lik bir oranla Türkiye'nin üyeliği konusunda en olumlu düşünen ülke olması, bunun böyle olmadığını gösteriyor.
Buna karşılık Avusturyalılar, Almanlar, Fransızlar ve Kıbrıslıların biraz arkasında yer alıyor. Bazıları -Chirac'ın dışında- Paris'te bizim bu inatçı tutumumuzdan dolayı çok da mutsuz olunmadığı görüşünde. Merkel de benzer bir tutumu savunurdu herhalde.
Ne de olsa biz, hiç kimse itiraf etmese de Hırvatlara yardım ettik. Ortak bir tarih sayesinde bize hayli yakın bu komşu ülkenin, elbetteki Birliğe Türkiye'den çok daha önce dahil olması gerekir.
'Türkler geliyor' denilene kadar daha uzun yıllar geçecek. Kaldı ki bu konudaki son kararı da Avusturya ve başka ülkelerdeki halklar verecek. (Avusturya gazetesi, 5 Ekim 2005)