Kuzey Irak'ta değişen dengeler (2)

Iraklı Kürtlerin Hamas'ı Yekgirtu yükselişte

Talabani sonrası Kürdistan'da neler yaşanacağına dair görüş faklılıkları olsa bile Kürt siyasetini iyi okuyanlar bir noktada birleşiyor. Asıl iç siyasi sürpriz İslamcı partilerden gelecek.

Yazı dizisi
Haber: DOĞAN ERTUĞRUL / Arşivi

Talabani sonrası Kürdistan'da neler yaşanacağına dair görüş faklılıkları olsa bile Kürt siyasetini iyi okuyanlar bir noktada birleşiyor. Asıl iç siyasi sürpriz İslamcı partilerden gelecek. KDP yetkilileri de memnuniyetsizliklerini belli ederek bu gelişmeye dikkat çekiyor: 'KYB dağılır ya da zayıflarsa boşluğunu Kürdistan İslam Birliği (KİB) doldurur. Bu da Kürdistan için kaos olur'.
Sadece KDP'liler değil KYB'li üst düzey yetkililer de Kürt Bölgesel Yönetimi'nde İslamcı bir iktidar ihtimalini yüksek görüyor. KYB politbüro üyesi Molla Bahtiyar bunlardan biri. Laiklik konusundaki hassasiyetiyle ön plana çıkan Bahtiyar, dört kez Ensar el İslam saldırısına maruz kalmış etkili bir siyasi. Hedef tahtası olmasının gerisinde İslamcı gruplara karşı mücadelesi yatıyor. Yine de Molla Bahtiyar, Yekgirtu'nun yasal bir parti olduğunu ve iktidar olmasının demokratik sürecin sonucu olacağını vurguluyor. Tabii kendilerinin bunu engellemeye çalışacağını ekleyerek: "Parti olarak Yekgirtu'yu iktidar yapmamak için strateji geliştiriyoruz." 'Bu strateji demokratik sınırlarda mı olacak' sorusuna ise "Emin olabilirsiniz. Ama umarım diğer partiler de o sınırlar içinde kalır" diyerek KDP'nin Yekgirtu ile mücadelesinin çatışma riski içerdiğini ima ediyor.
Yekgirtu nereden çıktı?
Peki, kim Yekgirtu? KİB-Yekgirtu 2005'te, KDP ile KYB'nin Kürdistan listesinden ayrılıp seçime tek başına girdi. Bu durum KDP'nin büyük tepkisini çekti ve bazı bölgelerde KİB binalarına saldırılar oldu. Partinin lideri Selahaddin Bahaeddin de silahlı saldırıya uğradı. Ancak parti seçimlerden yüzde 15 gibi önemli bir oy oranıyla üçüncü parti çıktı. Bugün, KİB'in, bölgesel mecliste 11 vekili, yönetimde de bir bakanı var.
Ilımlı İslamcı KİB, 1994'ten beri Kürt siyasetinde. Ama faaliyetleri 1970'lere uzanıyor. Mısır merkezli Müslüman Kardeşler'in Kürt bölgesindeki kolu sayılan Şeyh Osman Abdülaziz'i izleyen partinin Kürtçü-İslamcı bir ideolojisi var. Parti lideri Bahaaddin, "Biz Müslüman Kardeşler'den de, Türkiye'deki İslami akımlardan da etkilendik ama buraya özgü bir hareketiz" dese de partinin örgütlenme biçimi, faaliyet alanları ve politik vizyonu örgütün Arap ülkelerindeki kollarıyla uyum içinde. KİB de Filistin'deki Hamas gibi eğitim sağlık ve sosyal faaliyetleriyle adını duyurdu. Arkasında bu sosyal örgütlenmenin beslediği bir seçmen desteği var.
Haniye ile aynı meslekten
Bahaeddin de tıpkı Hamaslı Filistin Başbakanı İsmail Haniye gibi bir öğretmen. Kürt yönetimi içinde özellikle KDP ve KYB'ye karşı çok hassas dengelerle politika yapan KİB'in öteki İslamcı gruplardan en büyük farkı, milli bir çizgisi olması. KİB de bölgesel yönetim konusunda KDP ve KYB
ile aynı çizgide. Ama bu yönetimin niteliğine dair farklı politikaları var. Bahaeddin, politikalarını "Bizim için Kürdistanlı olmak Kürt olmaktan daha önemli. Burada Türkmen, Asuri ve Arap kardeşlerimiz de var.
Ama hepimiz Kürdistanlıyız" diye özetliyor. KDP ve KYB'nin ezici ağırlığını bilen KİB çatışmayan ama farklılıkları da vurgulayan bir siyasi dil kullanıyor. KYB ve KDP'nin silahlı dahil her türlü mücadeleyi verdiğini ve kendilerinin hiçbir zaman silahlı gücü bulunmadığını söyleyen Bahaeddin, "Biz bölgede Kürt, Türkmen ve Asurilerin bir arada huzur içinde yaşayacağı bir yönetim kurmak istiyoruz" vurgusu yapıyor.
'İran Kerkük'ü önemsiyor ama...'
Gerçekten de KİB temel politik sorunlarda KYB ve KDP'den farklı. En önemlisi Kerkük'ün statüsü konusunda. Bahaeddin, Kerkük'ü, Kürt, Türkmen, Arap ve Asurilerden oluşan bir komisyonun yönetmesini istiyor. Kerkük'ün Irak'ın en önemli sorunu olduğunu savunan Bahaeddin, "Konu sadece Türkiye ve Kürtleri ilgilendirmiyor ki. Sünni ve Şii Araplar, Kürtler, Türkmenler, Asuriler, Türkiye, İran ve en başta petrolün sahibi ABD'yi ilgilendiriyor. Öyleyse çözüm tüm tarafların katılımıyla bulunmalı. Türkiye bu konuda çok agresif. Oysa mesela İran, Kerkük konusunda Türkiye'den daha az ilgili olmasa bile geri planda kalıyor" diyor.
Kerkük'ün statüsüne dair 140. maddenin uygulanması konusunda da kaygıları var Bahaeddin'in. "Sadece Türkmenleri ya da sadece Kürtleri memnun edecek bir çözüm kalıcı olamaz" görüşünde. Bahaeddin, referandum tartışmalarına içinse, "Mutlaka yapılmalı, ama sağlıklı yapılmalı. Oysa bugün sağlıklı bir referandum düzenlenme ihtimali yok. İkinci olarak Kürt, Arap ve Türkmenlerin kentin demografik yapısıyla ilgili kaygıları giderilmeli. Bunun için uluslararası bir komisyon kurulabilir. Komisyon Kerkük'ün nüfus yapısının nasıl değiştiğini araştırır ve hazırlayacağı rapordan sonra referandum yapılır. Ama bu komisyon kurulursa referandum bu yıla yetişmez" diyor.
İktidar hedefindeki KİB, ABD, İsrail, İran, Araplar ve Türkiye'yle ılımlı siyaset izliyor. Müslüman Kardeşler'in Filistin, Mısır ve Suriye tecrübelerinden önemli sonuçlar çıkaran parti, milli ve İslami bir orta yolcu.
Milli konularda ortaklık var ama...
Kürdistan'da iktidardaki iki partinin, KDP ve KYB'nin siyasi vizyonları arasında ciddi farklar var. Ancak çok hassas dengeler üzerine kurulu Kürt siyasetinde taraflar bu konuda suskun. İki partinin yetkilileri de 'ülkenin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle' KYB ve KDP arasındaki çatışma alanlarını -özellikle de bir Türk gazeteciyle- konuşmak istemiyor. Her durumda 'milli birlik çağrısı' yapıp 'Önemli olan Kürdistan'ın geleceği ve Kürt halkının çıkarı. Bu konularda iki parti arasında ciddi fark yok' tezinde uzlaşmış durumda.
'Bu konuyu Türk istihbaratına sorun'
KYB politbüro üyesi Azad Cundiyani, 'İki partinin gündemleri arasında ne fark var' sorusuna önce imalı bir dille "Bu soruyu Türk istihbaratına sorun, onlar size söyler. Hatta çoğu Kürt siyasiden daha fazla bilirler" diye tepki gösterdi. Sonra şu bilgileri verdi: "KYB sosyal demokrat bir parti. Ekonomik ve sosyal politikalarımızla KDP arasında büyük farklar var. Mesela biz kadının sosyal ve siyasal konumunu güçlendirmek istiyoruz. İki hükümet birleşmeden önce somut adımlar da attık. İş hayatı ve giyim kuşamda kadınlar önemli bazı kazanımlar elde etti. Sonra dünyaya entegrasyon konusunda aktif bir çizgi izliyoruz. İlk mobil telefon sistemini KYB kurdu. Televizyon ve uydu yayıncılığı konusunda ilk adımı da biz attık. Biz Kürdistan'ın dünyaya entegrasyonunu öncelik görüyoruz. KDP bu konularda daha geleneksel bir çizgi izliyor. Laiklik konusunda da hassasiyetimiz daha yüksek."
KİB İslamcının da hedefi
Müslüman Kardeşler, Irak'ın Kürt bölgelerine 1950'li yıllarda girdi. Bölgede büyük nüfuzu olan Nakşibendi tarikatının Halidiye koluna mensup Şeyh Osman Abdülaziz ve kardeşleri Ali ve Sıddık Abdülaziz'in organize ettiği gruplar, tüm siyasi gelişmelerden derinden etkilenerek zaman zaman silahlı mücadeleye girişti. Şeyh Osman'ın ölümünden sonra İslamcı gruplar İslami Hareket ve İslam Cemaati olarak ayrıldı. Kürdistan İslam Birliği'nin (KİB) bu gruplara yakın bir çizgisi var ve silahlı mücadeleyi reddediyor. Kürt Bölgesindeki Ensar El İslam ve Cund-i İslam gibi örgütler de Şeyh Osman liderliğindeki hareketten kopanlar tarafından kuruldu. KİB bu grupların hedef listesinde.
Milli mutabakat hükümeti
Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde halen işbaşında Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) yanı sıra irili ufaklı grupların da temsil edildiği bir milli mutabakat hükümeti bulunuyor. 111 sandalyeli Kürt bölgesel parlamentosunda üyesi bulunan tüm siyasi partiler hükümet ortağı konumunda. 27 üyeden oluşan bakanlar kurulunda ise seçime Kürdistan İttifakı listesiyle beraber giren KDP ve KYB'nin 11'er, diğer partilerin beş bakanlığı bulunuyor. Seçime listeden ayrılarak tek başına giren ve yüzde 13'lük oy oranıyla üçüncü parti olan KİB'in de hükümette bir temsilcisi var.

  • YARIN: Kuzey Irak ve Türkiye...