Lieberman'ın nükleer tehdidini anımsattı

Erdoğan, 'Türkiye ile İsrail hâlâ müttefik' dese de Lieberman'ın 13 Ocak'ta Gazze'ye nükleer saldırı çağrısı yapmasını anımsattı. Başbakan, Batı'yı Gazze'de olanlara seyirci kalmakla suçladı

ANKARA/LONDRA - Başbakan Tayyip Erdoğan, Britanya’nın The Guardian gazetesi ile Arap aleminin CNN’i El Cezire televizyonuyla özel söyleşilerinde, Türkiye-İsrail ilişkilerine de yer ayırdı. Guardian’a İsrail ile hala müttefik olduklarını belirtirken, aşırı sağcı Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın Gazze’ye karşı nükleer silah kullanma tehdidi savurduğunu hatırlatmasıyla dikkat çeken Erdoğan, El Cezire’ye meseleyi çok daha kapsamlı değerlendirdi:

İNSANLIK, ADALET ADINA: Bölgedeki gelişmeleri hassasiyetle, bölgenin önemli bir ülkesi olarak değerlendiriyoruz. Bunu dini ya da etnik yaklaşımla değil, sadece insani amaçlı yaptık. Vicdani amaçlı yaptık.
KİTLE İMHA SİLAHI KULLANILDI: Gazze’de kullanılan fosfor bombaları kitle imha silahıydı ve bunlara karşı sessiz kalmak adil yönetim anlayışına yakışmazdı. Türkiye’ye getirilen Gazzeli yaralıları bizzat ziyaret ettim. O hallerini görüp de sessiz kalalım, olmaz.
BATI SEYİRCİ: Benzer bir çıkışı Rusya ve Gürcistan savaşında da yaptık, bir an önce bitmesi için elimizden gelen gayreti gösterdik. Batı’nın da büyük gayretleri oldu. Ama Batı Gazze’de seyirci kaldı. Bu anlaşılır gibi değil.
YENİDEN İMAR SÖZÜ TUTULMADI: Olayın üzerinden dokuz, Şarm El Şeyh toplantısından beri yedi ay geçti. Niçin hala bütün Gazze’de alt yapı çökmüş vaziyette? Hala inşaat malzemesi sokulmuyor. Batı niçin böyle eli bağlı ve duyarsız davranıyor?
GOLDSTONE UYGULANMALI: Goldstone Raporu’nda bazı gerçekler var ve bunlar BM İnsan Hakları Konseyi’nde kabul edildi. Bu hususta gereken adımlar uygulanmalı. BM geçmişte de İsrail’le alakalı 100’ün üzerinde karar aldı, ama bunların uygulama alanının olmayışı düşündürücü.
NEYMİŞ, TÜRKİYE GÜVENİLMEZMİŞ!: Bir hafta önce Suriye ile sıkıntılar nedeniyle Türkiye’yi arabulucu kabul ediyorsun, bir hafta sonra Türkiye bir anda farklı konuma düşürülüyor. Neymiş, Türkiye’ye güvenilmezmiş. O ana kadar güveniyordun. Peki o zaman olay nereden kaynaklanıyor? Demek ki, İsrail’in yönetimindeki anlayışta bir değişim var. 
ANADOLU KARTALI’NDA HASSASİYETLER GEREĞİ: İsrail ile resmen ve hukuken ilişkilerin kopması, yürüyen işlerimizin kesilmesi söz konusu değil. Anadolu Kartalı milli tatbikatına kimin katılacağına Türkiye karar verir. Bu defa hassasiyetler bunu gerektirdiği için farklı yapma kararını verdik. İsrail’den alınacak insansız hava araçlarıyla ilgisi yok
HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAMAM: New York’ta Yahudi cemaatiyle görüştüm. Dost acı söyler, ama gerçeği söyler. Siz çocuk, kadın, 1500 kişinin kitle imha silahlarıyla öldürülmesini, 5 bini aşkın yaralıyı bana neyle izah edeceksiniz? İsrail’in BM’nin okul ve hastanelerini vuruşunu bana neyle anlatacaksınız? Sınırsız bir silah imkanına sahipsiniz ve orantısız güç kullanımı yapıyorsunuz. Bunun gerekçesi ikna edici şekilde yapılamamıştır, yapılamaz da. Dünya buna inanmıyor ve söyleyecekleri bir şey yok zaten burada. Ama ben bunu her yerde söylerim. Çünkü haksızlık karşısında susmam mümkün değil. Yani her devletin, her güçlünün yaptığı yanına kar kalmamalı.