Lübnan meclisinin üçte biri otelde

Lübnan'da Suriye yanlısı Devlet Başkanı Emil Lahud'un yerini alacak başkan adayı konusunda rakip kampların uzlaşamaması siyasi krizi giderek derinleştirirken, seçimi yapacak olan milletvekilleri de suikast korkusuyla kendilerini beş yıldızlı otele hapsetti.

BEYRUT - Lübnan'da Suriye yanlısı Devlet Başkanı Emil Lahud'un yerini alacak başkan adayı konusunda rakip kampların uzlaşamaması siyasi krizi giderek derinleştirirken, seçimi yapacak olan milletvekilleri de suikast korkusuyla kendilerini beş yıldızlı otele hapsetti. Lübnan meclisindeki toplam 128 sandalyeden üçte birinin sahibi olan 40 vekil tam bir aydır başkent Beyrut'taki lüks bir otelde bir mahkûm gibi yaşıyor.
Hizbullah'ın başını çektiği Suriye yanlısı kamp ile 2005'te öldürülen eski Başbakan Refik Hariri'nin oğlu Saad Hariri'nin Batı destekli kampı arasındaki zıtlaşma yüzündin Lübnan son yılların en derin siyasi krizinde. Mezhep ve dini azınlıklar arasında iktidarı paylaştıran anayasa gereği, devlet başkanı Marunilerden seçiliyor. Ancak Marunilerin Lahud'un yerini alması için önerdiği isimlerin hiçbiri kabul görmüyor. BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, Arap Birliği Sekreteri Emir Musa ve Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner'in Beyrut temasları sonuç vermezken üç kez ertelemenin ardından en son çarşamba yapılması beklenen meclisteki oylama çaresiz Lahud'un görev süresinin bittiği cumaya bırakıldı.
'Özgürlük oteli mi?'
Son üç yılda art arda siyasi cinayetlerle sarsılan ülkede yeni kurbanlar vermemek için bir dizi önlemler alındı. Hariri'nin öldürüldüğü güne atfen kurulan ve meclisteki koltuk sayıları 72 olan iktidardaki 14 Mart İttifakı'dan 40 vekil kendilerini güvene almak için Fenike Otel'in geceliği 575 dolar olan süit odalarına kapandı. Keskin nişancılara hedef olmamak için pencerelere bile yaklaşmamaları salık veriliyor. Otel etrafındaki çatı katlarına konuşlanan polisler de çevreyi dikizliyor. 40 vekilden Ammar Huri'ye göre bütün faturaları ittifak ödüyor.
Fenike oteli, işgalci Fransızların 1943'teki bağımsızlık isyanı sırasında Lübnanlı liderleri tuttuğu Beka Vadisi'ndeki Raşaya Kalesi'ni akla getirse de, 14 Martçılar buraya 'Özgürlük Oteli' diyor. Ama gün sayısı arttıkça konfor da batmaya başlıyor. Durzi asıllı Vael Ebu Faur, yeni evlendiğini ve şubatta bir kız çocuk beklediğini belirterek, "Hapis gibi otelde kapanıp kalmaktansa milyon kez evim ve ailemin konforunu tercih ederim" diye yakınıyor. Faur, öldürülmemek için gittiği yurtdışından 19 Eylül'de döner dönmez öldürülen milletvekili Antonine Ghanem'in kaderini paylaşmak istemediklerini vurguluyor. Ghanem, Hariri'nin ardından öldürülen dördüncü vekildi.
Tabii vekiller karşı cepheye de koz veriyor. Suriye yanlısı eski bakan Viyam Vehhab'ın dili kılıç gibi: "Ülkeler gerçek adamlarla kurulur, yeraltına saklanan farelerle değil." Ebu Faur ise bu şekilde muhalefetin suikastlarda 14 Mart'ın meclis çoğunluğunu yitirmesinin önüne geçtiklerini iddida ederek "Suriyeliler 14 Mart'ın ölüm fermanını yayımladı" diyor. Alaaddin Terro, yeni doğan çocuğunu ancak otele getirdiklerinde görebilmiş. Doktor Mustafa Alluş da bir ameliyata katılmak için resmi plaka taşımayan bir araçla ve yerinin tespit edilmemesi için cep telefonunu kapatarak çıkmış.
Aoun da seçilme peşinde
Hariri kampı ile destekçileri ABD ve Avrupa, başkan olacak kişinin, Hariri cinayetini soruşturan BM ile işbirliği yapması ve Hizbullah'ı silahsızlandırma hedefine bağlı kalmasını şart koşuyor. Hıristiyan lider Micheal Aun'u da yanına alan Hizbullah ise Batı'nın müdahalelerine göğüs gerecek başkan istiyor. İktidardaki koalisyon, milletvekili Robert Ghanem'i, muhalefet ise eski bakan Michel Edde'yi seçmek istiyor. Ayrıca Michel Aun'un bu koltuğa talip olması hesapları iyice karıştırıyor. Aday listesinde adı geçenlerden biri de eski merkez bankası başkanı Michel Huri. Bazı iktidar vekilleri ise uzlaşı olmaksızın oylamaya gidilmesini istiyor. Muhalefet de buna yanaşmıyor.
Adayın seçilmesi için meclisin üçte ikisinin oyunu alması gerekiyor. (Dış Haberler)