Lübnan'a Türk askeri

BM Güvenlik Konseyi'nin mutfağında Lübnan'a Türkiye'den ve Doğu Avrupa ülkelerinden uluslararası güç gönderme planı pişiriliyor. Hedef, Lübnan'ın korunması ve ordusunun eğitilmesi.

BM Güvenlik Konseyi'nin mutfağında Lübnan'a Türkiye'den ve Doğu Avrupa ülkelerinden uluslararası güç gönderme planı pişiriliyor. Hedef, Lübnan'ın korunması ve ordusunun eğitilmesi.
Böyle bir askeri varlık, Lübnanlıların plan üzerinde uzlaşmasını sağlayabilir. Bu hedefin gerçekleşmesi yönünde güçlü anlaşmazlıklar olacağı kesin. Zira koruma ilkesi, 'kimden koruma' sorusunu beraberinde getiriyor.
Suriye çıktı ve Lübnan tamamen egemenliğine kavuştu diyelim. Düşman İsrail, Lübnan'da çalkantılar çıkarma imkânı bulabilir. Ancak
iç savaşın anıları ve çağrışımları çatışmayı kolay kılmıyor. Yoksa amaç, Hizbullah'ın gücünün parçalanması ve Filistinli mültecilerin silahlarının alınması değil sadece.
Hedef açık olmayabilir. Lübnan'ın kendi güvenliğini ve ulusal bütünlüğünü sağlaması hakkı. Fakat kararların bütün Lübnanlıların çağrısı olmaksızın sadece Güvenlik Konseyi'nden gelmesi bir başka sorun daha yaratıyor. Zira Irak savaşının hassasiyeti, Arap zihninde hâlâ canlı ve Irak içindeki talepler gayet açık; Amerikan ve uluslararası güçlerin Irak'tan çekilmesi.
Mısır-İsrail ve Suriye-İsrail arasındaki BM güçlerinin çatışmayı durdurma gücü olduğu doğru. Ancak bu türden bir gücün Filistinliler ile İsrailliler arasında zayıfı güçlüye karşı korumak amacıyla bulunması da bir zorunluluk değil mi? Yoksa Güvenlik Konseyi Amerikan lokomotifiyle mi hareket ediyor?
Ankara durumun farkında
Türkiye dost bir İslam ülkesi. Koruyucu veya ayırıcı olarak denge unsuru olabilir. Sorunun, hassasiyetin de farkında.
Geçmişte Arap ülkeleri benzer sebeplerle Lübnan, Ürdün ve Kuveyt'te bulunmuştu. Bununla birlikte Irak'a güçlerini uluslararası güçlerin alternatifi olarak göndermek isteyen hiçbir ülke yok. Hem Lübnan'ın boşluğu dolduracak güvenlik güçleri var zaten.
Güvenlik Konseyi'nin perde arkasındaki Amerikan-İsrail amaçlarını gerçekleştirmek için ordular göndermesi ise zor. Çünkü Lübnanlıların siyasi ve güvenlik sorunlarına ilişkin birikimi var. Böylesi bir askeri gücün varlığı, ilacı tedavi olunmaz bir derde dönüştürecek bir patlamanın kaynağı olur. (Suudi Arabistan gazetesi Riyad, başyazı, 22 Mart 2005)