Lübnanlı Şii, Sünni devşiriyor

Sünnilerle Şiilerin kanlı tarihlerine karşılık en barışçıl yaşadıkları yerlerin başında gelen Lübnan'da Şiilik Sünnilikten sürekli 'adam' devşiriyor. Nedeni ne inanç ne de ibadetle ilgili.

BEYRUT - Sünnilerle Şiilerin kanlı tarihlerine karşılık en barışçıl yaşadıkları yerlerin başında gelen Lübnan'da Şiilik Sünnilikten sürekli 'adam' devşiriyor. Nedeni ne inanç ne de ibadetle ilgili. Sünniler kızlarına daha fazla miras bırakabilmek için Şiiliği seçiyor.
Normal mahkemelerin yanı sıra miras, evlenme ve boşanma davalarına bakan şeriat mahkemelerinin de bulunduğu Lübnan'da erkek çocuğu olmayan aileler, miraslarının tamamını kızlarına bırakabilmek için Şiiliği seçiyor. Çünkü Sünni çift öldüğünde bıraktıkları mirasta büyük pay kız çocukların amca, yeğen ve dede gibi ikinci-üçüncü dereceden akrabalarına gidiyor. Kız çocuk tekse mirasın yarısını, birden fazlaysa üçte ikisini alıyor. Kalanlar diğer akrabalar arasında pay ediliyor. Şii kaynaklara göre miras paylaşımındaki kızlar lehine uygulama nedeniyle her yıl Şiiliğe geçen Sünni sayısı 350'yi buluyor. Bu kişiler arasında ise 1943'te bağımsızlığın ardından ülkenin ilk başbakanı olan Riyad Sulh dahil dört başbakan bile bulunuyor.
'Sünniliğe engel değil'
Neda adlı kadın öldüğünde Sünni şeriata göre kızlarının amcasının mirasın büyük kısmına konmasını engellemek için Şiiliği seçtiğini söylüyor ve bunun din dışı bir şey olmadığını savunuyor. Sünni çift Hasan ve Sena Tavil da 30 yıl önce iki kız çocukları olunca Şiiliğe geçmiş. Hasan Tavil, "Çok gaddarca şeylerin yaşandığını gördük; Bir amca kuzeninden her şeyi almak istemişti. Çocuklarımız olunca bunlar karar vermemizde etkili oldu" diyor.
Bu kişiler Şiiliklerinin sadece kâğıt üzerinde olduğunu iddia ediyor. Yine Sünniler gibi yaşamaya devam ettiklerini söylüyorlar. 63 yaşındaki Sena, "Ben Sünniliğe sıkı sıkıya bağlı kaldım. Kızlarımı da Sünni inancına ve değerlerine göre büyüttüm" diyor. Sena mezhep değiştirmek için Şii mahkemesine gittiğinde şeyhin her şeyin farkında olduğunu da belirterek bu anı şöyle anımsıyor: "Şeyh bana bakıp sordu: 'Çocukların var mı?' 'Evet' dedim. 'Kaç tane' dedi. İki dedim. 'Erkek mi?' dedi. Hayır dedim. Bana bakıp onaylarcasına kafa salladı ve Şii oldum."
Lübnan'daki Sünnilerin en önemli dini otoritesi Sünni Fetva Evi'nin müdürü Şeyh Muhammed Nokari ise "Bazı Sünnilerin bunu yaptığı doğru ama biri maddi nedenlerle mezhep değiştiriyorsa bu doğru değil" eleştirisini getiriyor. Nokari, Şii İslami Şeriat Enstitüsü'nden Şeyh Cafer Fadlallah aksini düşünüyor: "Bu kişisel bir seçim. Bir Müslüman'ı kendine en uygun mezhebe geçmesini engelleyecek hiçbir şey yok."