Maliki'den dostlara şaşırtıcı suçlama

Maliki'den dostlara şaşırtıcı suçlama
Maliki'den dostlara şaşırtıcı suçlama

Maliki önceki gün, Irak?ta ölmüş Amerikalı askerlerin Arlington?taki mezarını ziyaret edip çelenk koydu. FOTOĞRAF: EPA

PKK'ya karşı adımı atmayan Bağdat yönetimi, Ankara'daki üçlü toplantı öncesi Türkiye ve ABD'yi Sünni direnişçilerle gizlice görüşmekle suçladı. Başbakan Maliki, Obama'ya rahatsızlığını iletti
Haber: DENİZ ZEYREK / Arşivi

ANKARA - Irak’taki PKK’ya karşı gereken adımları atmamakla suçlanan Bağdat yönetimi, salı günü bu konuyu görüşmek üzere Ankara’da masaya oturacağı Türkiye ile ABD’yi Irak’taki Sünni direnişçilerle gizli toplantılar yapmakla suçladı. Irak Başbakanı Nuri Maliki, duyduğu rahatsızlığı Beyaz Saray’da ABD Başkanı Barack Obama’ya aktarırken kendisine yönelik siyasi komplo imasında bulundu. Sünni direnişçilerle mart ve mayısta İstanbul’daki iki toplantıyı doğrulayan Ankara’daki diplomatik kaynaklar, toplantıların bizzat Maliki’nin bilgisi dahilinde yapıldığını vurguladı. Maliki’nin İran etkisinde olduğu ve konuyu üçlü toplantıda ‘PKK’ya karşı etkin işbirliği’ isteyecek Türkiye’ye karşı koz olarak kullanmak istediği yorumu yapıldı.

‘Obama söz verdi’
İçişleri Bakanı Beşir Atalay dün Türkiye, ABD ve Irak arasında oluşturulan üçlü mekanizma toplantısının ‘terörle mücadele’ gündemiyle 28 Temmuz’da yapılacağını açıklarken Bağdat yönetiminden ilginç bir manevra geldi. Washington’da Obama ile görüşen Maliki ile Kürt kökenli Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, ABD ve Türkiye’den yetkililerin İstanbul’da iki kez Sünni direnişçi grupların temsilcileriyle buluştuğunu, bunun kendilerinden habersiz yapıldığını iddia etti. Direnişçilerle varılan anlaşmanın mevcut Irak hükümetini zayıflatacak unsurlar içerdiğini savunan Maliki, ABD Barış Enstitüsü’ndeki (USIP) konuşmasında “Obama, hükümet ya da temsilcilerinin bu katillerle görüşmeyeceğini söyledi” dedi. Arapça El Hurra kanalına konuşan Zebari ise toplantıları ‘şok edici’ diye niteleyip “Amerikalı ve Türk temsilcilerin bu gruplarla bir araya gelmesini hayretle karşıladık. İlginç tarafı, komşu ülkeler ve müttefikler, bağımsız bir ülke olan Irak’taki bu grupların hareket özgürlüğünü garanti altına alıyor. Toplantıya, Irak ve Amerikalılara karşı savaşanlar katılıyor. Dost ve müttefiklerin terörizmle suçlanan taraflarla buluşmasını nasıl beklersiniz” dedi. Zebari, İstanbul toplantılarını araştırdıklarını belirtirken Bağdat’ın Ankara ve Washington’dan ‘açık izahat’ istediği ve ‘içişlerimize karışmayın’ mesajı gönderdiği kaydedildi. Irak Meclisi’nin Savunma Komisyonu Başkanı Hadi el Amiri ise, “Görüşmeler Türkiye hükümeti aracılığıyla gerçekleştirildi ki bu durumu esefle karşılıyoruz. Bunu Irak’ın egemenliğine müdahale olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.
ABD Dışişleri Sözcüsü Robert Wood, toplantıların Bağdat’ın bilgisi dahilinde yapıldığını, Şiilerle Sunniler arasında uzlaşma sağlama amacını güttüğü yanıtını verip ekledi: “Toplantılar Irak hükümetindeki yetkililerin bilgisi dahilinde yapıldı. Irak hükümetini zayıflatmak gibi bir amacı yoktu.” Türk diplomatik kaynaklar da mart ve mayısta İstanbul’da Kaide hariç Irak’taki Sünni Direniş Konseyi temsilcileri ile görüşmeler yapıldığını doğruladı. Edinilen bilgiye göre, toplantılarda, sunni direnişçi grupların Irak’taki siyasi hayata dahil edilmesi, Sünni-Şii uzlaşmasının sağlanması, çatışmaların durdurulması hedeflendi. Bütün detaylar, toplantılardan önce ve sonra bizzat Maliki’ye ve ofisine aktarıldı.

‘İran etkisi olabilir’
Direnişçilerin sözcüsü Şeyh Ali El Cuburi, El Cezire kanalına ilk toplantıda bir protokol imzaladıklarını, işgal için Irak halkından resmen özür dilenmesi, esirlerin bırakılması, Irak’ın yeniden inşası taahhüdü ve direnişçilerin siyasi hayata katılmasını sağlayacak reformların yapılması taleplerine yer verdiklerini açıkladı. Diplomatik kaynaklar, bazı taleplerin kabul edildiğini, ancak direnişçilerin aradıklarını bulamamaları nedeniyle haziranda planlanan üçüncü toplantının gerçekleşmediğini kaydetti. Ceburi ise “Talepler imkânsız değildi. Görüşmelerde başarı sağlanamamasının nedeni ABD’nin Irak’ta güç ve etkisini kaybetmesiydi” dedi. Bağdat yönetiminin bütün bunları bilmesine karşın konuyu gündeme getirmesinin İran etkisinden ve PKK baskısına karşı koz olarak kullanma arzusundan kaynaklandığı ifade edildi.