Milliyetçilik şeytanı kovulmalı

AİHM, PKK lideri Abdullah Öcalan hakkındaki davanın adil görülmediğine hükmetti. Şimdi ise Ankara'daki hükümetin üç seçeneği var: Hükümet davanın yeniden görülmesine karar verebilir, ama bunu yapmak zorunda değil...
Haber: BORIS KALNOKY / Arşivi

AİHM, PKK lideri Abdullah Öcalan hakkındaki davanın adil görülmediğine hükmetti. Şimdi ise Ankara'daki hükümetin üç seçeneği var: Hükümet davanın yeniden görülmesine karar verebilir, ama bunu yapmak zorunda değil, kaldı ki mahkeme de bunu özellikle altını çizerek önermedi. Veya olayı sadece bir formalite olarak dikkate alır.
Ya da bu kararı Kürt sorununun çözümüne doğru yaklaşmak için bir fırsat olarak kullanır.
Yeniden yargılamanın, Türklerin AB üyeliği için bir önkoşul olmadığını ifade eden Adalet Bakanı Cemil Çiçek çok doğru söylüyor. Ancak AB, bir iç savaşın yaşandığı bir ülkeyi hiçbir zaman almayacaktır. Kürtlerle Türkler arasında sağlanacak olan barış, AB'ye üyelik için belki de en önemli koşul. Kürt tarafı, içgüdüsünden emin bir şekilde, hükümete, Öcalan olayını gerçek diyaloğun başlangıç noktası yapmayı önerdi. Ancak Türk tarafının içgüdüleri farklı. Milliyetçiliğin alevlenmesi korkusu ve konunun sağ muhalefet tarafından alet edilmesinden endişeleniyor.
Öcalan bugüne dek Kürt siyasetini etkilemeyi sürdürüyor. Kürtler, sorunlarının uluslararası toplumun gündemine gelmesini ona borçlular. Fakat onun, kendi halkına gereksiz yere çok acı verdiğini de unutmamaları gerekir. Savaş gerçekten gerekli miydi? PKK gerçekten Kürtler arasındaki yüzlerce sözde haini katletmek zorunda mıydı? Kürtler diyalog fırsatından yararlanmalı, fakat Öcalan'ı kahraman ya da her türlü uzlaşıyı imkânsız kılacak bir koşul haline getirmemelidirler. Hükümet ise, milliyetçilik şeytanını kovmak zorundadır. Milliyetçi duygulara iltifat etmek yerine, güçlenen aşırı sağcılığa karşı çıkmadığı ve insanları aydınlatmadığı takdirde, çözüm düşünülemez. (Alman gazetesi, 13 Mayıs 2005)