Münih'te ABD'den şartlı açılım

Münih'te ABD'den şartlı açılım
Münih'te ABD'den şartlı açılım

Merkel ve Sarkozy gibi müttefiklerin yanı sıra İvanov?la da görüşme fırsatı bulan Biden, ABD?nin Rus arka bahçesindeki müttefiklerinden Ukrayna Başbakanı Timoşenko ile sohbet etti. FOTOĞRAFLAR: REUTERS, AFP

Münih Konferansı ABD'nin yeni dış politikasının takdimine sahne oldu. Füze kalkanını teknoloji-maliyet açısından gözden geçirebileceklerini ima eden Biden, Rusya'ya 'Yeniden başlat düğmesine basma vakti', İran'a ise 'Konuşmaya istekliyiz. Ama nükleer programı ve teröre desteği bırakmanız şart' mesajı verdi

Laricani “Hamas’ı desteklemekten şeref duyuyoruz” dedi.

MÜNİH - Her yıl küresel güvenlik sorunlarının tartışıldığı ve tüm dünyayı etkileyen yönelimlerin ortaya çıktığı Münih Konferansı’nın 45’incisi, yeni ABD Başkanı Barack Obama’nın dış politikasını takdimine sahne oldu. Bu çerçevede ABD-AB-İran-Rusya arasında sıkı pazarlıklar yapıldı. Konferansa ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Alman Başbakanı Angela Merkel, Rus Başbakan Yardımcısı Sergey İvanov, İran Meclis Başkanı Ali Laricani, NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer gibi üst düzey isimlerin katıldı.
Biden, İvanov ile görüşerek Rusya ile diplomatik satrancı başlatsa da Laricani ile görüşmedi. Kulislerde Obama’nın Rusya ile ilişkilerin kırılmasına yol açan Bush yönetiminin Doğu Avrupa’ya füze kalkanı konuşlandırma planıyla ilgili teknolojik gelişim ve maliyet konusunda gözden geçirme raporu talep edebileceğinden söz edilirken, ABD Başkan Yardımcısı şöyle konuştu: “İran’ın büyüyen becerisine karşı füze savunması geliştirmeyi sürdüreceğiz, teknolojinin denemelerden başarılı çıkması ve uygun maliyetli olması kaydıyla... Bunu da NATO müttefiklerimiz ve Rusya’ya danışarak yapacağız.” 

‘NATO ile Rusya zıt değil’
Rusya ile ilişkiler için “Yeniden başlat düğmesine basma ve birlikte çalışabileceğimiz pek çok alana geri dönme zamanı” diyen Biden, nükleer başlıklı balistik füzelerin sayısında indirime gitmeye yönelik START başta olmak üzere anlaşmaları yeniden müzakere edebileceklerini belirtti. NATO ile Rusya arasındaki gerilimi ‘tehlikeli’ diye niteleyerek “NATO’nun kazanımı Rusya’nın kaybıdır ya da Rusya’nın gücü NATO’nun zayıflığıdır görüşünü reddediyoruz” dedi.   

İran: ABD için altın fırsat
Biden, Obama’nın İran politikasını gözden geçirdiğini belirterek şu mesajı verdi: “İran ile konuşmaya istekli olacağız ve çok net bir tercih sunacağız: Yöneliminizi sürdürürseniz, baskı ve tecrit sürecek, kanunsuz nükleer programınızı ve terörizme desteği bırakırsanız, anlamlı teşviklerle karşılanacaksınız.”
Oysa önceki gün Laricani “Obama’nın Ortadoğu Temsilcisini’ni dikte etmek için değil, dinlemek için bölgeye göndermesi olumlu sinyal. Uluslararası toplum seçilmiş Hamas’ı terörist diye yaftalamayı sürdürürse, barış süreci ilerlemez. Hamas’ı desteklemekten şeref duyuyoruz. İran’a eski havuç-sopa politikası bırakılmalı. Bu ABD için altın fırsat.Yeni yönetim hataları kabul edip politika değiştirirse köprüleri inşa edebilir” mesajını vermişti.
Öte yandan Biden, tüm dünyayla ilişkilere yeni ton vermeye kararlı bir yönetim adına geldiğini belirtip “Amerika daha fazlasını yapacak, ama ortaklarından da fazlasını isteyecek” vurgusu yaptı. Bir yıl içinde kapatacakları Guantanamo kampındaki esirleri diğer ülkelerin almasını talep edeceklerini teyit etti. 

Sarko: Rusya tehdit değil
Sarkozy ise Rus Devlet Başkanı Dimitri Medvedev’in yeni pan Avrupa güvenlik mimarisi inşa etmeleri önerisini “Medvedev’in sözünü ciddiye almalı ve ne kast ettiğini sormalıyız” diye değerlendirip “Rusya bugün AB ve NATO’ya askeri tehdit oluşturmuyor. Moskova’nın bunu düşünemeyecek kadar kendi içinde çok meydan okuması var” vurgusunu yaptı. Ancak Fransız lider, “İran’a karşı yaptırımların etkin olabilmesi için Rusların yardımına ihtiyacımız var. Tek çaremiz kaldı, İran’a yaptırımları sıkılaştırmak ve Rusya’yı bu sürece katmak. Küresel oyuncu olmak istiyorsa İran konusunda bize yardım etmeli” şartını ekledi. Merkel de, “İran’a daha sert yaptırımlara hazır olmalıyız. İran’ın nükleer silah sahibi olması kesinkes durdurulmalı” dedi. 

‘Büyük Oyun’u bırakın’
NATO Genel Sekreteri ise Rusya’nın ağustosta Kafkasya’da savaş çıkarmış Gürcistan’dan bağımsızlık ilanlarını tanıdığı Abhazya ve Güney Osetya’daki faaliyetlerine ilişkin şunları söyledi: “Medvedev bir yandan en büyük önemi toprak bütünlüğüne verdiklerini söyleyip diğer yandan Gürcistan’a üs kurduruyor. Bunları görmezden gelemeyiz ve bunlar yeni bir güvenlik mimarisinin temelini oluşturamaz.” Scheffer, Rus baskısıyla Kırgızistan’ın ABD’nin Afganistan’a sevkiyatları için kilit önemdeki Manas üssünü kapayacağını açıklamasını da eleştirdi: “Etki alanlarıyla ilgili 19. yüzyıldan kalma Büyük Oyun fikrinin artık ötesine geçmemiz lazım.” Diğer yandan  trans Atlantik füze savunma işbirliğine Rusya’nın da katılmasının mümkün olduğunu dile getiren Scheffer,  Obama yönetiminin Afganistan’a takviye asker çağrısını Avrupa’nın reddetmesinin ittifaktaki dengeleri bozduğu ve ABD’yi tek lider haline getirdiği uyarısını da yaptı. (Dış Haberler)